SUÇLAR: Başkasına ait banka hesapları ile ilişkilendirilerek sahte kredi kartı üretme, zincirleme şekilde sahte kredi kartını kullanmak suretiyle yarar sağlama

Beraa

Başkasına ait banka hesabıyla ilişkilendirilerek sahte banka veya kredi kartı üretilmesi, satılması, devredilmesi, satın alınması veya kabul edilmesi 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 245 inci maddesinin ikinci fıkrasında; sahte banka veya kredi kartını kullanarak kendisine veya bir başkasına yarar sağlanması ise anılan maddenin üçüncü fıkrasında birbirinden bağımsız ve ayrı ayrı suçları oluşturduğu, başkasına ait kimlik bilgileriyle sahte bir banka veya kredi kartı üretilmesi ve bu kartı kullanmak suretiyle yarar sağlanması halinde suçtan zarar görenin ilgili banka olmakla birlikte, adına sahte kredi kartı düzenlendiği iddia olunan katılan ... Olçar'ın da dosya kapsamına göre 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 237 nci maddesinin birinci fıkrası gereğince suçtan doğrudan zarar görmesi nedeniyle temyiz hakkının bulunduğu kabul edilmekle,
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usûl hükümleri gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu,temyiz isteklerinin süresinde olduğu ve retlerini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle,gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

A. Sanık hakkında Kızıltepe Cumhuriyet Başsavcılığının 19.12.2011 tarihli iddianamesi ile; başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama ve zincirleme şekilde sahte kredi kartını kullanmak suretiyle yarar sağlama suçlarından cezalandırılması istemi dava açılmıştır.

B. Kızıltepe 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 31.03.2016 tarihli kararı ile sanığın, başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama ve zincirleme şekilde sahte kredi kartını kullanmak suretiyle yarar sağlama suçlarından beraatine karar verilmiştir.

Katılan ... Olçar'ın temyiz isteği; sanığın atılı suçu işlediğine, mahkûmiyeti yerine beraatine karar verilmesinin usûl ve kanuna aykırı olduğuna ve takdir olunacak sair hususlara ilişkindir.
Cumhuriyet savcısının temyiz isteği; sanığın atılı suçu işlediğini tevilli olarak ikrar etmesine rağmen mahkumiyeti yerine beraatine karar verilmesinin usûl ve esas yönünden kanuna aykırı olduğuna ilişkindir.

1. Dava konusu olay; sanığın, mağdur bankaya müracaat ederek katılan adına çıkarttığı sahte kredi kartı ile birden fazla kez harcama yaptığı iddiasına ilişkindir.

2. Garanti Bankasının 01.07.2010 tarihli cevabi yazısında; katılan ... Olçar adına 5549....9013 nolu kredi kartının bulunduğu, kredi kartı başvurusunun sahte sahte olduğu, kredi kartından 19.01.2009 tarihinde Ariston-Mehmet Siraç isimli işyerinden 65,00 TL ve 3.200,00 TL, Şah Gros Gıda Paz. Tem isimli işyerinden 550,00 TL, Demirtel İletişim Nak. isimli işyerinden 550,00 TL, 23.01.2009 tarihinde Şah Gros Gıda Paz. Tem. isimli işyerinden 7,60 TL, 24.01.2009 tarihinde Demirtel İletişim Nak isimli işyerinden 70,00 TL tutarında alışverişler yapıldığı belirtilmiştir.

3. Harcamaların yapıldığı Şah Gros Gıda Paz. Tem. ve Demirtel İletişim Nak. isimli işyerlerinin yetkilileri sırasıyla ... ve ...; sanık ...'ı tanıdıklarını, işyerlerinden yapılan harcamaları sanığın yaptığını, katılan ... Olçar'ı tanımadıklarını beyan etmişlerdir.

4. Diyarbakır Kriminal Polis Laboratuvarı tarafından hazırlanan uzmanlık raporunda; bankacılık sözleşmesi ve ekindeki teslimat detayı başlıklı belgeler üzerindeki el yazıları ve imzaların sanık ... ile katılan ... Olçar'ın elleri ürünü olduklarını gösterir nitelikte uygun kaligrafik özelliklerin ve itiyadi bulguların tespit edilemediği bildirilmiştir.

5. Katılan ... Olçar aşamalardaki beyanında; sanığı işi nedeni ile tanığını, sanığın şirketini banka hesaplarına haciz gelmesi nedeni ile evrak üzerinde kendisine devrettiğini fakat şirket işlerinin sanık tarafından yürütüldüğünü, sanığın kendisinden habersiz olarak Garanti Bankasına başvurarak adına kredi kartı çıkarttığını ve bu kartı kuryeden teslim alarak harcamalar yaptığını, sanığın kendisine herhangi bir ödeme yapmadığını beyan etmiştir.

6. Sanık aşamalarda; katılanın müdürü olduğu şirkette çalıştığını, Garanti Bankasından katılana gönderilen kredi kartını kuryeden imza karşılığında aldığını, katılana maddi durumunun kötü olması nedeni ile kredi kartını kullanıp kullanamayacağını sorduğunu, katılanın izin vermesi üzerine kredi kartından harcamalar yaptığını, kredi kartına 1.700,00 TL ödeme yaptıktan sonra kredi kartını katılana teslim ettiğini, atılı suçu işlemediğini savunmuştur.

Katılan ... Olçar'ın ve Cumhuriyet savcısının temyiz istekleri yönünden;
Oluşa ve tüm dosya kapsamına göre; sanığın, mağdur bankaya müracaat ederek katılan adına çıkarttığı sahte kredi kartı ile birden fazla kez harcama yaptığı iddia olunan somut olayda;
Her ne kadar sanık suça konu kredi kartını katılanın bilgisi dahilinde kullandığını beyan ederek atılı suçlamayı kabul etmemiş ise de; Garanti Bankasının yazı cevabında kredi kartı başvurusunun sahte olduğunun belirtilmesi, katılanın aşamalardaki beyanlarında istikrarlı şekilde sanığın kendisinden habersiz olarak kredi kartını çıkarttığını beyan etmesi, sanığın kredi kartını kuryeden imza karşılığında teslim aldığını ve bu kart ile harcamalar yaptığını kabul etmesi hususları hep birlikte değerlendirildiğinde sanığın başkasına ait banka hesapları ile ilişkilendirilerek sahte kredi kartı üretme ve zincirleme şekilde sahte kredi kartını kullanmak suretiyle yarar sağlama suçlarını anlaşılmakla sanığın başkasına ait banka hesapları ile ilişkilendirilerek sahte kredi kartı üretme ve zincirleme şekilde sahte kredi kartını kullanmak suretiyle yarar sağlama suçlarından mahkumiyeti yerine beraatine karar verilmesi usûl ve kanuna aykırı olduğundan katılan ve Cumhuriyet savcısının temyiz talepleri yerinde görülmüştür.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Kızıltepe 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin, 31.03.2016 tarihli kararına yönelik katılan ve Cumhuriyet savcısının temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 321 inci maddesi gereği Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.01.2024 tarihinde karar verildi.