Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Küçükçekmece 11. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.02.2016 tarihli ve 2013/946 Esas, 2016/138 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62,58 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

Sanık müdafii hükmün usul ve yasaya aykırı olduğuna ve temyiz etmek istediklerine dair süre tutum dilekçesi vermiş olup gerekçeli karar tebliği sonrasında başkaca herhangi bir dilekçe sunmamıştır.

Yapılan üst aramasında, üzerinde kendisine ait fotoğraf bulunan ancak H.H.A.'nın kimlik bilgilerini ihtiva eden sürücü belgesi ele geçen sanık hakkında açılan kamu davasında; sanığın ikrarı, suça konu sürücü belgesinin tamamen sahte ve aldatma niteliğini haiz olduğuna dair kriminal rapor, mahkeme gözlemi ve tüm dosya kapsamı itibarıyla eylemin sübut bulduğu kabul edilerek temyize konu mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.

1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.

2. Sanık hakkında kurulan hükümde,Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, tekerrürre esas alınan ... 11. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 05.04.2006 tarihli ve 2005/318 Esas, 2006/57 Karar sayılı 4 yıl 2 ay hapis cezasını içerir 30.06.2010 tarihinde infaz edilen hükümlülüğünün, işbu davaya konu suç tarihi itibarıyla infaz tarihinden itibaren 3 yıllık sürenin geçmesi nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca tekerrüre esas teşkil etmeyeceği; sanığın adli sicil kaydında yer alan İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 09.03.2009 tarihli ve 2006/378 Esas, 2009/39 Karar sayılı 6136 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca hükmolunan, 06.10.2010 tarihinde onanmak suretiyle kesinleşen 10 ay hapis ve 375,00 TL adli para cezasına ilişkin mahkûmiyet hükmünün tekerrüre esas alınması gerektiğinin gözetilmemesi dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Küçükçekmece 11. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.02.2016 tarihli ve 2013/946 Esas, 2016/138 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasında tekerrür hükmünün uygulanmasına ilişkin bölümde yer alan "...... 11. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 05/04/2006 tarih ve 2005/318 esas, 2006/57 karar sayılı kararı ile verilmiş, 16/07/2007 tarihinde kesinleşmiş ve 30/06/2010 tarihinde infaz edilmiş 4 yıl 2 ay hapis cezasına mahkumiyeti nedeniyle..." ibaresinin çıkartılarak yerine "... İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 09.03.2009 tarihli ve 2006/378 Esas, 2009/39 Karar sayılı 6136 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca hükmolunan, 06.10.2010 tarihinde onanmak suretiyle kesinleşen 10 ay hapis ve 375,00 TL adli para cezasını içerir hükümlülüğü nedeniyle...." yazılmak suretiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

25.01.2024 tarihinde karar verildi.