Davacı-karşı davalı ... ile davalı-karşı davacı Hazine ve davalı ... aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair Konya 3. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 28.02.2012 gün ve 293/76 ... hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay'ca incelenmesi davacı-karşı davalı vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 04.12.2012 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden davacı-karşı davalı vekili Avukat....ve karşı taraftan davalı-karşı davacı Hazine vekili Avukat.... ile davalı ... vekili Avukat .....geldiler. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek dosya incelendi gereği düşünüldü:

Davacı ... ile davalılar Hazine ve ... aralarında görülen tescil davasının yapılan yargılaması sonunda mahkemece davacı ... tarafından açılan davanın reddine, karşı davacı Hazine tarafından açılan davanın kabulü ile 07.07.2011 tarihli üç kişilik bilirkişi raporu ekindeki krokide kırmızı ile B harfi ile gösterilen 491,61 m2 taşınmazın mera vasfı sebebiyle özel siciline kayıt ve tesciline, aynı raporda davaya konu edilen taşınmazın üzerinde rapora ekli ek-2 haritasında sarı ile boyalı E41, E42 ve E44 harfleriyle gösterilen sırasıyla 50,42 m2,63.09 m2 ve 20,56 m2 miktarındaki ev ve deponun davacı ...’e ait olduğunun tespitine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına, dava konusu taşınmaz bölümünün öncesi mera olduğu anlaşılan 602 parsel içinde kaldığı belirlendiğine, meralar Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olup, özel mülkiyete konu olamayacakları gibi süresi neye ulaşırsa ulaşsın zilyetlik ve kazandırıcı zamanaşımı yoluyla da iktisap edilemeyeceklerine göre davacı ...’in davasının reddine ve taşınmazın mera olarak özel siciline kaydedilmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Diğer yandan özel mülkiyete konu olamayan meralar üzerinde oluşturulan muhdesatın veya muhdesatı meydana getiren kimsenin mera tutanağının beyanlar hanesinde gösterilme imkanı olmadığı gibi Mera Kanunu ile meraların işgalinin suç sayıldığı

gözetildiğinde meralar üzerindeki muhdesatlara yasallık sağlayacak ve hukuki değer kazandıracak şekilde tespit kararı verilmesi doğru değil ise de bu husus temyiz edenin sıfatına göre bozma sebebi yapılmamış eleştirilmekle yetinilmiştir. Açıklanan nedenlerle aşağıda yazılı husus dışındaki davacı ... vekilinin diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak, davacının davası reddedildiğine göre davada vekille temsil edilen davalılar Hazine ve ... lehine hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 3/2. maddesi gereğince red sebebinin ortak olduğu da gözetilerek tek vekalet ücreti takdiri gerekirken ayrı ayrı vekalet ücreti takdir edilmiş olması doğru olmamıştır. Davacı ... vekilinin temyiz itirazı bu yönden yerinde olup hükmün bu bakımdan bozulması gerekir.
Ne var ki, bu husus HUMK.nun 370/2. (HUMK.nun 438/7) maddesi gereğince yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hüküm fıkrasının 5. bendinde yer alan “Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan ve takdir olunan 1.200 TL vekalet ücretinin davacı-karşı davalıdan ayrı ayrı tahsili ile davalı-karşı davacıya ve davalı ... Belediyesine verilmesine” ibaresinin hüküm fıkrasından çıkartılmasına, bunun yerine “Davacının davası reddedildiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücreti Tarifesinin 3/2. maddesi gereği takdir edilen 1.200 TL vekalet ücretinin davacı ...’den tahsili ile davalı Hazine ve Meram Belediye Başkanlığına verilmesine” ibaresinin yazılmasına, hükmün düzeltilmiş bu haliyle 6100 ... HMK.nun 370/2 (1086 ... HUMK.nun 438/7) maddesi gereğince ONANMASINA, taraflarca HUMK.nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK.nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, Yargıtay duruşmasının yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 900 TL avukatlık ücretinin davacı-karşı davalıdan alınarak Yargıtay duruşmasında avukat marifetiyle temsil olunan davalı-karşı davacıya ve davalıya verilmesine aşağıda dökümü yazılı 21,15 TL onama harcının peşin harçtan mahsubu ile artan 6,85 TL’nin istek halinde temyiz eden davacı-karşı davalıya iadesine 04.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.