Mahkumiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının 01.10.2012 tarihli iddianamesiyle sanığın parada sahtecilik suçundan cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır.

2. Antalya 4. Sulh Ceza Mahkemesinin 20.03.2013 tarihli kararıyla parada sahtecilik suçundan sanığın mahkumiyetine karar verilmiştir.

3. Kararın sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 31.03.2014 tarihli kararıyla mahkemenin görevsiz olduğu, sanık hakkında Türk Ceza Kanunun 197 nci maddenin birinci fıkrası gereğince kazanılmış hakkı gözetilerek karar verilmesi gerektiğinden bahisle bozulmasına karar verilmiş; mahkemesince bozma ilamına uyularak dosya görevli Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmiştir.

4. Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesi sanığın mahkumiyetine, hak yoksunluklarının uygulanmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar vermiş; karar 28.05.2015 tarihinde kesinleşmiştir.

5. Sanık denetim süresi içerisinde yeni bir suç işlediğinden ihbar üzerine dosya yeniden ele alınmış ve Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 07.09.2020 tarihli kararıyla hükmün aynen açıklanmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir.

Sanığın temyiz istemi somut bir sebebe dayanmamaktadır.

Sanık ...'in olay günü 10,00 TL lik benzin alışverişi yaptığı, sahte 100,00 TL yi vermek suretiyle üzerine atılı suçu işlediği iddiasına ilişkindir.

T.C. ... Sahte Banknot İnceleme ve Değerlendirme Raporu dosyada mevcuttur.

1. Sanık ve müşteki beyanları, bilirkişi raporu, Yargıtay bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre sanığın eylemi sabit olmakla yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmıştır.

2. Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda bozmadan sonra verilen hükümde sanığın 1 yıl 8 ay hapis ve 500,00 TL adli para cezası ile cezalandırıldıktan sonra kazanılmış hakkı nedeniyle cezasının 1500,00 TL adli para cezası üzerinden infazına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı görülmüş ise de bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.

Kararın gerekçe bölümünde 2 numaralı bendinde açıklanan nedenle Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.09.2020 tarihli kararına yönelik sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322 nci maddesi gereği hükmün 4 ncü paragrafından sonra gelmek üzere ''Sanık ... hakkında parada sahtecilik suçundan 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca kazanılmış hak nedeniyle sanığın cezasının 1500,00 TL adli para cezası üzerinden infazına'' ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.01.2024 tarihinde karar verildi.