1- TCK'nın 267/1,62,51,63. maddeleri uyarınca mahkumiyet, erteleme
2- TCK'nın 265/1,62,51. maddeleri uyarınca mahkumiyet, erteleme
3- TCK'nın 206,62,51. maddeleri uyarınca mahkumiyet, erteleme
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- İhbar nedeniyle müzikholde kimlik kontrolü yapan kolluk görevlilerine üzerinde kimlik bulunmadığını söyleyerek ağabeyine ait kimlik bilgilerini kendisine aitmiş gibi bildiren, bu nedenle de kimliğinden kuşku duyulan sanığın gerçek kimliğinin belirlenmesi amacıyla getirtildiği polis karakolundan içeri girerken, polis memurlarına hitaben cebir kullanmaksızın sarfettiği ''ben karakola gelmiyorum, gücünüz yetiyorsa beni götürün'' şeklindeki sözlerin tehdit niteliğinde olmadığı, bu itibarla görevi yaptırmamak için direnme suçunun ''cebir ve tehdit'' unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, bu suçtan beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesi,
2- Sanık ...'ın hakkında yapılan ceza soruşturması sırasında soruşturmadan kurtulmak amacıyla kendisini "..." olarak tanıtması ve ağabeyi olan bu kişiye ait diğer kimlik bilgilerini kendisininmiş gibi bildirmesi nedeniyle kolluk, Cumhuriyet savcısı ve sulh hakimi önünde yapılan işlemler ile aldırılan adli raporlar ve yapılan yazışmalara ilişkin diğer belgelerde kimliğinin bu şekilde yazılması şeklinde gerçekleşen olayda, sanığın eyleminin kendisini soruşturmadan kurtarmak amacıyla başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma suçunu oluşturduğu ve TCK'nın 268. maddesinde yapılan atıf gereği aynı Kanunun iftira suçunu düzenleyen 267/1. maddesi ile cezalandırılması gerektiği, Kanunun suça ilişkin soruşturma veya kovuşturma sebebiyle düzenlenenler dışındaki diğer resmi belgelerin tanzimi sırasında yalan beyanda bulunmayı suç olarak öngören 206. maddesinin birinci fıkrasının olayda uygulanma olanağının bulunmadığı gözetilmeden, ayrıca dosya içindeki ifade ve sorgu tutanakları içeriğine göre sanığın olaydan üç gün önce 26.04.2009 tarihinde de sahtecilik suçundan gözaltına alındığında yine ağabeyi ...'ın kimlik bilgilerini kullandığı, ancak bu eylemi nedeniyle TCK'nın 268/1. maddesi delaletiyle 267/1. maddesinde yazılı bulunan başkasına ait kimlik bilgilerini kullanma suçundan açılmış dava bulunup bulunmadığı ve neticesi tespit edilemediğinden öncelikle bu hususun da araştırılıp böyle bir davanın varlığı halinde her iki davanın yargılaması birleştirilmek suretiyle, sanığın üç gün arayla gerçekleştirdiği bu iki eylemi bir suç işleme kararının yerine getirilmesi maksadıyla yapıp yapmadığı da araştırılıp değerlendirilmeden, suç niteliğinde yanılgı ve eksik soruşturmayla her iki suçtan da mahkumiyetine karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükümlerin bu sebeplerden BOZULMASINA, 04.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.