Esastan ret
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ... İnş.Tic. A.Ş'nin başkaca bir kredi ilişkisi nedeniyle kefili olduğu ... İnş. San. A.Ş üzerindeki alacağın kat edilmesi sebebiyle söz konusu alacağın tahsilinin riskli hal aldığını, borçlulara ihtarnamenin keşide edildiğini, borcun muaccel hale gelmesi sebebiyle de Ankara 28.İcra Müdürlüğünün 2016/20416 sayılı dosyasında 4.652.459.17 TL alacak için takip talebinde bulunulduğunu, davalılarca borcun tamamına itiraz edildiğini, Arap Türk Bankası A.Ş. tarafından ... İnş. A.Ş. ve ... İnş.Tic. A.Ş. aleyhine iflas yoluyla takip yapıldığını, Ankara 3.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/482 E. sayılı dosyasında iflas davası açıldığını, ... İnş.Tic.A.Ş.’nin kefaleten borçlu olduğunu, ancak 31.03.2017 günlü Ticaret Sicili Gazetesinde yayınlanan ilana göre bölünen şirket ve devralan şirket olarak ... İnş.Tic. A.Ş. ve yönetim kurulu başkanı olarak ...’ın göründüğünü, diğer davalıların ... İnş.Tic. A.Ş. ortağı olduklarını, hisselerini bölünme yoluyla devrederek ... İnş. Tic.A.Ş.'nin kurucu ortağı olduklarını, her iki şirket adresinin "Turan Güneş Bulvarı . .../Ankara" olduğunu, ... İnş.Tic.A.Ş. sermayesinin muvazaalı olarak 50.000,00 TL gösterildiğini, her iki firmanın yönetim kurulu başkanının ... olduğunu, diğer ortakların da akraba olduklarını, tüzel kişilikler arasında organik bağ olduğunu ileri sürerek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik banka alacağı olan 500.000,00 TL'nin işleyecek %33.80 temerrüt faizi ve %5 gider vergisi ile davalılardan müştereken tahsiline karar verilmesi talep etmiştir.
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; açılan davayı kabul etmediklerini, müvekkilinin ... İnş.Tic.A.Ş.'nin sadece ortağı olduğunu, yönetim kurulu üyesi olmadığını, bu nedenle aleyhlerine açılan davanın haksız olduğunu, davacı bankanın diğer alacağı varsa bunu ... İnş.Tic.A.Ş. tüzel kişiliğinden talep ve dava edebileceğini, ayrıca ... İnş.Tic.A.Ş. tarafından daha önce alınan bölünme kararının sadece kayıt üzerinde kaldığını, ... İnş.Tic.A.Ş.'ne herhangi bir iş makine veya ekipman verilmediğini, bu nedenle haksız açılan davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2. Diğer davalılar vekili cevap dilekçesinde; açılan davayı kabul etmediklerini, davacının alacağı için Ankara 28.İcra Müdürlüğünün 2016/20416 sayılı dosyasında icra takibi yapıldığını, daha sonra Ankara 9.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/909 E. sayılı dosyasında ... İnş.Tic.A.Ş ve ... İnş.Tic.A.Ş. aleyhine itirazın iptali davası açıldığını, bu nedenle ... İnş.Tic.A.Ş aleyhine açılan davanın mükerrer olduğunu, bölünme esnasında alacaklıların zarara uğratılmadığının bağımsız denetçi raporuyla tespit edildiğini, buna rağmen bölünme işleminin ticaret sicilinde tescil edilmeyerek fiilen yapılmadığını savunarak haksız açılan davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ... İnş.Tic.A.Ş.'nin bölünme yoluna girdiği, ... İnş.Tic.A.Ş.'nin 20.10.2016 tarihli Ticaret Sicil gazetesinde yapılan tescil ve ilan ile kurulduğu, ... İnş.Tic.A.Ş.'nin 31.03.2017- 07.04.2017- 14.04.2017 tarihlerinde bölünme ilanlarını yaptığı, Ticaret Sicil Müdürlüğü kayıtlarından henüz bölünme işleminin tamamlanmadığının anlaşıldığı, ilanların alacaklılara yönelik olup alacaklarının teminata bağlanmasını isteyebileceklerinin bildirildiği, davacının, bölünme işleminin başlıbaşına alacaklıları zarara uğratmaya yönelik işlem olduğunu bildirerek, ortakları, yöneticileri ve şirket merkezi aynı olan şirketler arasında organik bağ bulunduğundan tüzel kişilik perdesinin aralanmasını, gerçek kişi ortakların da tüzel kişilerle birlikte sorumlu tutularak ... İnş.Tic.A.Ş.'nin borçlarından sorumlu tutulmasını istediği, davalı ... İnş.Tic. A.Ş. yönünden aynı alacağa yönelik olarak Ankara 9.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/909 E. sayılı dosyasında açılmış dava bulunması ve bu dosyada karar verilip kesinleştiği dikkate alınarak kesin hüküm nedeniyle davanın usulden reddi gerektiği, diğer davalılar ... İnş.Tic.A.Ş., ..., ..., ..., ... ve ... yönünden tüzel kişilik perdesinin aralanması talep edilmekte ise de, tüzel kişilik perdesinin aralanması için iki şirket arasında alacaklıdan mal kaçırmak ve onu zarara uğratmak amacıyla kötü niyetli olarak işlemlerin yapıldığının ve bu nedenle asıl borçlu şirketten alacağın tahsil edilemediğinin davacı tarafça somut verilerle ispatlanamadığı, kaldı ki davalı ... şirketine bölünme işleminin tamamlanamadığı ve dahi bölünme işleminin alacaklılardan mal kaçırmaya yönelik muvazaalı işlemler olarak görülmesinin tek başına mümkün olmadığı gerekçesiyle davacının ... İnş.Tic.A.Ş. yönünden açtığı davanın kesin hüküm nedeniyle usulden reddine, davacının davalılar ... İnş.Tic.A.Ş., ..., ..., ..., ... ve ... yönünden açtığı davanın yerinde bulunmadığından reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; 31.03.2017 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde; kredi borçlusu ... İnş.Tic.A.Ş.'nin yönetim kurulu kararıyla bölünen şirket ve devir alan şirket olarak davalılardan ...'ın yönetim kurulu başkanı olduğu ve diğer davalı ... İnş.Tic.A.Ş.'nin ifade edildiği bir bölünme ilanının yayınlandığını, müvekkili banka tarafından hesabın 15.07.2016 tarihinde kat edildiği düşünüldüğünde ... İnş.Tic.A.Ş.'nin adresinde ... İnş.Tic.A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı ve ortakları tarafından 20.10.2016 tarihinde ... İnş.Tic.A.Ş.'nin kuruluşu ile alacaklılardan mal kaçırma, ... İnş.Tic.A.Ş. hakkında devam eden yasal takip işlemlerinin oluşturduğu baskı ve engellerden etkilenmeden ticari faaliyetlerine devam etmenin amaçlandığını, ayrıca yeni kurulan ... İnş.Tic.A.Ş.'nin faaliyet alanının borçlu ... İnş.Tic.A.Ş.'nin ticari faaliyeti ile aynı olduğunu, ... İnş.Tic.A.Ş.'nin 50.000,00 TL gibi yetersiz bir sermaye ile kurulmuş olmasının da muvazaalı işlem yapıldığının göstergesi olduğunu, her iki şirketin de yönetim kurulu başkanının ... olduğunu, ortaklarının akraba olduğu gözetildiğinde her iki şirket arasında organik bağın açıkça görüldüğünü, davalıların hileli yollarla perde altına gizlenmek suretiyle müvekkili bankadan ve diğer alacaklılardan mal kaçırmaya çalıştıklarının sabit olduğunu, her iki şirketin ortaklarının yöneticilerinin firma adreslerinin aynı olmasının davalı firmalar arasında organik bağı ispatladığını, ayrıca dava dilekçelerinde davalılar arasındaki ilişkilerin tespiti için bilirkişi incelemesi istendiğini, ancak talepleri doğrultusunda inceleme yapılamadığını, 22.05.2022 tarihli bilirkişi raporunda davalı ... İnş.Tic.A.Ş.'nin ticari defter ve kayıtları olmadığından incelenemediğinin belirtildiğini, bilirkişi tarafından davalı vekilinin beyanına itibar ettiğini, ticari defterin bilirkişi incelemesinde ibraz edilmediği hususunun göz ardı edildiğini, ayrıca davalı şirketler arasındaki bölünmenin tamamlanmamış olmasının davanın reddi gerekçesi olmasının hukuka aykırı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ... İnş.Tic.A.Ş. yönünden aynı alacağa yönelik olarak Ankara 9.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/909 E. sayılı dosyasında açılan itirazın iptali davasında davalı borçlunun itirazının iptaline karar verilmiş olup, verilen karar kesinleşmiş olmakla davalı ... İnş.Tic.A.Ş. yönünden açılan davanın kesin hüküm nedeniyle usulden reddine yönelik kararın usul ve yasaya uygun olduğu, davalı gerçek kişilerin davalı olan her iki şirketin ortağı ve yöneticisi olmalarına engel bir durum bulunmadığı, ayrıca tüzel kişilik perdesinin aralanması için iki şirket arasında alacaklıdan mal kaçırmak ve onu zarara uğratmak amacıyla kötü niyetli olarak işlemlerin yapıldığının ve bu nedenle asıl borçlu şirketten alacağın tahsil edilemediğinin davacı tarafça somut verilerle ispatlanamadığı gibi davalı ... İnş.Tic.A.Ş.'nin bölünme işleminin de tamamlanamadığı, dolayısıyla İlk Derece Mahkemesince verilen karar usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dilekçelerindeki beyanlarla, davalıların hileli yollarla ve perde arkasına gizlenmek suretiyle davacı bankadan ve diğer alacaklılarından mal kaçırmayı amaçladığı sabit olduğundan "Tüzel Kişilik Perdesinin Aralanması Teorisi" göz önünde bulundurularak açmış oldukları işbu davada; davalılar arasındaki ilişkilerin tespiti için bilirkişi incelemesi istenmişse de,davalı şirketler ve dava tarihine kadar ki davalı şirket yöneticilerinin, ortaklarının malvarlıkları, şirketlerin yaptıkları işler, elde edilen kazançlar, harcamalara ilişkin faturalar, davalı şirketlerin özkaynaklarının, özkaynaklarının harcamalara ve yapılan işlere göre yeterli olup olmadığının mahkemece araştırılmadığını, tarafların ticari defterlerinde inceleme yapılamadığı için ‘…tüzel kişi ile ortakların malvarlıklarının birbirine karışması, ortağın kendi fiil ve işlemleriyle üçüncü kişilere karşı sanki tüzel kişilik ile kendisi arasında bir ayrım yokmuşçasına işlemler yapması ya da ortağın kendi malvarlığı ile şirketin malvarlığı birmiş gibi davranması, yetersiz sermaye ile faaliyete devam edilmesi…’ hususlarının ispatının mümkün olmadığını, 22.05.2022 tarihli bilirkişi raporunda davalı ... İnş.Tic.A.Ş.'nin ticari defter ve kayıtları olmadığından incelenemediğinin belirtildiğini, bilirkişi tarafından davalı vekilinin beyanına itibar ettiğini, ticari defterin bilirkişi incelemesinde ibraz edilmediği hususunun göz ardı edildiğini, davalı ... İnş. ve Tic. A.Ş. yönünden, aynı alacağa yönelik olarak 9. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2016/909 E. sayılı dosyasında açılan ve kesinleşen itirazın iptali davası nedeniyle davanın reddine karar verildiğini, işbu davanın ise tüzel kişilik perdesinin aralanması teorisi esas alınarak ve tahsilde tekerrür etmemek kaydıyla açılmış bir alacak davası olduğunu, dolayısıyla her iki dava da aynı alacağın tahsili için açılmışsa da farklı hukuki sebeplere dayandıklarını, bu durumda kesin hüküm nedeniyle davanın reddinin mesnetsiz olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Dava, banka kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
17.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.