...
İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize etmeye hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
A. Yalova 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.01.2022 tarihli ve 2021/337Esas, 2022/32 Karar sayılı kararı
ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrası, 58 inci maddesi ve 54 üncü maddesi uyarınca 12 yıl 6 ay hapis ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve sanık hakkında hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir.
B. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re'sen de istinafa tabi olan hükme yönelik sanık ve müdafinin istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Mahkûmiyete yeterli delil bulunmadığına,
2. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçunu oluşturduğuna,
İlişkindir.
A. İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla sanık müdafinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak aşağıda belirtilen dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
B. Sanık hakkında, tekerrürü oluşturan mahkûmiyetlerinden daha ağır cezayı içeren Yalova 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2008/118 Esas, 2008/218 Karar sayılı ilamı uyarınca hükmolunan 5 yıl hapis cezasına ilişkin hüküm yerine, Yalova 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/412 Esas, 2021/161 Karar sayılı ilamı ile hükmolunan 1 yıl hapis cezasına ilişkin hükmünün tekerrüre esas alınmasının hukuka aykırı olduğu değerlendirilmiş; söz konusu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık ve müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, yukarıda belirtilen kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, BOZULMASINA; bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 303 üncü maddesi gereği İlk Derece Mahkemesi hükmünün,
Tekerrür hükmünün uygulanmasına ilişkin bölümünün çıkartılarak yerine ''Tekerrürü oluşturan Yalova 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2008/118 Esas, 2008/218 Karar sayılı ilamı ile hükmolunan 5 yıl hapis cezası nedeniyle hükmolunan cezanın 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin altıncı ve yedinci fıkraları uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezasının infazından sonra sanık hakkında denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına; ancak sanığın kazanılmış hakkı nedeniyle infaz sırasında tekerrüre esas alınan ceza miktarının 1 yıl hapis cezası olarak dikkate alınmasına" ibaresinin eklenmesi,
Suretiyle, İlk Derece Mahkemesi hükmündeki hukuka aykırılığın DÜZELTİLEREK, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki tahliye talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Yalova 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
17.04.2024 tarihinde karar verildi.