Esastan ret

Taraflar arasındaki marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı asil tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin/dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin su arıtma cihazları üretimi yaptığını, tescilli 2000/08474 .... 2001/09257 AQUA TECH, 2006/22027 f.c.s şekil markalarının bulunduğunu, yine yine ... ibareli çok sayıda tescilli seri markasının bulunduğunu, davalının 2014/22895 tescil nolu "... MUTFAK SANAYİ" ibareli markayı kendi adına tescil ettirdiğini, davalı markasının müvekkilinin markaları ile tüketiciler nezdinde karışıklığa sebebiyet vereceğini ileri sürerek davalı markasının hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı şirketin tasfiye edilen ... (BATI MAKİNA KALIP SANAYİ A.Ş.)'nın logosunu iltibas ederek kullandığını, her iki şirketin farklı tüzel kişilikleri olduğunu, davacının müvekkili firmanın 6-7 yıldır ... kısaltmasını kullandığını bildiklerini, sessiz kaldıklarını, davacının logosu ile müvekkilinin markası arasındaki ayırt edici farklılıklar sebebiyle ortalama tüketici yönünden iltibas oluşturmadığını, davanın reddini istemiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı tarafa ait ... Mutfak Sanayi markasının 11. sınıfta 19.03.2014 tarihinden itibaren tescil edildiği, halen geçerliliğini koruduğu, davacı tarafa ait ... ibareli 2010/62837 sayılı marka kaydının 04,28,29,30,32. sınıfta 01.10.2010 tarihinden itibaren, 2013/24260 ...+şekil markasının 21,08,11. sınıfta 15.03.2013 tarihinden itibaren, 2005/59135 ...+şekil markasının 11. sınıfta 12.01.1995 tarihinden itibaren, 195310 ...+ şekil markasının 8. sınıfta 16.06.1998 tarihinden itibaren tescilli olduğu, halen geçerliliğini koruduğu, davacı tarafa ait markaların asıl unsuru ... ibaresi olup, davalı tarafın tescilli markası ... Mutfak Sanayi olup, davalı taraf markasında ... ibaresi büyük puntolarla dikkat çekecek şekilde yukarıdan aşağı aynı zamanda ibarelerin baş harfleri ön plana çıkarılacak şekilde ... ibaresi olarak göze çarptığı, davacı taraf markasıyla ön plana çıkarılan ... ibaresinin birebir aynı olduğu, aynı zamanda ... ibaresi kısaltılmak suretiyle ortalama tüketici gözüyle bakıldığında davalıya ait seri marka imajı yarattığı söz konusu tescilli emtialar dikkate alındığında, davacı tescilli markasının daha önceki tescillerinde davalı markasının aynı sınıfta yer alan emtiaların tescilli olduğu, yine davacı tarafın 2008 yılından beri ... ibaresini marka olarak söz konusu emtialar üzerinde tanıtmak suretiyle markasal olarak kullandığı, ibare üzerinde üstün hak sahibi olduğu, tarafların sektörleri dikkate alındığında davalının da bundan haberdar olması gerektiğinin hayatın ve ticaretin olağan akışı içinde kabulü gerektiği, bu nedenle davalı tarafın davacıya ait ... ibareli markalara benzer şekilde ... ibaresini ön plana çıkaracak şekilde tescilinin ortalama tüketici nezdinde karıştırma ve bağlantı kurulma ihtimali mevcut olduğundan, davanın kabulüne, davalıya ait markanın hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı tarafın dava dilekçesinde ... ibareli tescilli markalarına dayanmadığını, delil listesinde de başka tescilli markasını göstermediğini ve bildirmediğini, ön inceleme duruşmasında, ibraz etmediği deliller için verilen iki haftalık kesin süre üzerine, muhabere yoluyla farklı belge ve dökümanlar sunduğunu, bilirkişi raporunda benzerlik araştırmasının sonradan bildirilen yeni deliller üzerinden yapıldığını, davacı tarafın iddialarına dayanak olarak göstermediği yeni delillerin yerel mahkemece değerlendirilmeye alınmasının hukuka aykırılık oluşturduğunu, belirtmiş olduğu sebepler ve re'sen tespit edilecek olan hususlar çerçevesinde kararın kaldırılmasını istemiştir.

1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin dava dilekçesi, cevaba cevap dilekçesi ve dava dilekçesinin deliller bölümünün 3. maddesi birlikte değerlendirildiğinde, davalının 2014/22895 tescil nolu "... MUTFAK SANAYİ" ibareli markasının müvekkilinin ... markaları ile iltibas yarattığını iddia ederek ... seri markalarına dayandığı, delil dilekçesinde de ... seri markaları bildirilmiş olup, mahkemece bildirilen davacı markaları ile dava konusu marka üzerinde inceleme yaptırılmasında, bilirkişiler tarafından, bildirilen markalar üzerinde inceleme yapılarak sunulan rapora göre nihai karar verilmesi usule ve yasal düzenlemelere aykırı olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.

2. Bölge Adliye Mahkemesinin 20.07.2022 tarihli ek kararı ile davalı şirketin terkin olması sebebiyle davalı vekilinin temyiz etme sıfatı son bulduğundan davalı vekilinin temyiz talebinin reddine, davalı şirketin ihya edilmesi için davacı vekiline yetki verilmesine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

Dava, marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 25 inci maddesi.

1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

17.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.