Esastan ret

Taraflar arasındaki faydalı modelin hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin 35 yılı aşkın süredir sektörünün öncü kuruluşlarından biri olduğunu, davaya konu 2012/14789 sayılı faydalı model belgesinin 551 sayılı Patent Haklarının Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname (551 sayılı KHK) kapsamında hükümsüz kılınması gerektiğini, faydalı modellerin incelemesiz olarak tescil edildiğinden hak sahiplerinin kötü niyetli olarak sistemin açıklarını kullandıklarını, 2012/05045 sayılı faydalı model karşısında 2012/14789 faydalı modelin yeni olmadığını ve modeldeki makinenin birebir aynısı olduğunu belirterek 2012/14789 sayılı faydalı modelin yenilik unsuru taşımadığı gerekçesiyle 551 sayılı KHK uyarınca hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirket tarafından Balıkesir 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2017/12 D.İş sayılı dosyasında bilirkişinin, tarafların ürünlerinin aynı olmadığı, kendine özgü tasarımla imal edildiğini yönünde rapor sunduğunu, bir ürünün faydalı model olabilmesi için aranan yenilik ve sanayiye uygulanabilirlilik kriterlerinin müvekkiline ait modelde mevcut olduğunu, Türk Patent Ve Marka Kurumu (TÜRK PATENT) tarafından gerekli incelemeler yapıldıktan sonra faydalı model tescili yapıldığını, davacı tarafın itirazlarının izahtan vares olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla iddia ve savunmalar çerçevesinde dosyada iki farklı bilirkişi heyetinden alınan ve birbirini teyit eden mevcut bilirkişi raporlarında, davalı adına tescilli olan TR 2012/14789 Y nolu buluş başlıklı faydalı model belgesinin başvuru tarihi itibari ile yenilik unsurunu taşımadığı yönünde tespitte bulunulduğu, rapor içeriğinin dosya içeriğindeki verilerle uyumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile yenilik unsurunu taşımayan faydalı modelin hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; delillerin toplanmadığını, taraflarınca 10.04.2019 tarihli bilirkişi raporuna itiraz edildiğini ve davaya konu makinanın uzman bir heyet tarafından bizzat yerinde incelenmesinin talep edildiğini ancak Mahkeme tarafından bu talebin reddedildiğini, bilirkişi raporlarında yalnızca sertifikalar baz alınarak inceleme yapıldığını, makinenin işleyişinin irdelenmemiş olduğunu, müvekkili şirket tarafından Balıkesir 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2017/12 D. İş sayılı dosyası ile “faydalı model hakkında tecavüz ve haksız rekabet sayılabilecek eylemlerinin bulunup bulunmadığına dair” açılan tespit davasında 10.03.2017 tarihli bilirkişi raporu ile davacı tarafa ait ürün ile müvekkili şirkete ait ürünün aynı olmadığını, mevcut konstrüksiyon ve imalatın kendine özgü bir tasarımla gerçekleştirildiği kanaatine varıldığını, ortada maliyeti düşürülerek daha kullanışlı ve portatif hale getirilmiş, yenilik ve buluş unsurunu haiz bir makina bulunduğunu, davacı tarafın faydalı modeli ayna mahruti, dişli aktarma yapılarıyla oluşturulduğu için daha ağır, pahalı ve karmaşık bir yapıya sahipken, müvekkili şirkete ait faydalı modelde sonsuz vida redüktör ve helisel dişli kullanılarak sistemin maliyetinin düşürüldüğünü ve basit bir şekilde çalışması ve taşınmasının sağlanarak daha kullanışlı bir faydalı modele ulaşıldığını, ayrıca davalı şirkete ait faydalı modelin ilk 10.05.2012 tarihinde davacı şirkete ait makineden önce satıldığını ve tercih edildiğini ve iki ürün arasında benzerlik bulunmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, Mahkemece uzman bilirkişi heyetinden alınan iki adet bilimsel ve denetime elverişli bilirkişi raporu ile davalı adına tescil edilen faydalı modelin yenilik kriterini sağlamadığı, ayırt edicilik vasfını haiz olmadığı hususunun açıkça tespit edildiği, söz konusu tasarımın yenilik ve ayırt edicilik özelliğini taşımadığının uzman bilirkişi raporları ile belirlendiği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve re'sen tespit edilecek sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Uyuşmazlık, davalıya ait 2012/14789 sayılı "portatif demir bükme makinesi" faydalı modelinin yenilik unsuru taşıyıp taşımadığı noktasında toplanmaktadır.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 551 sayılı KHK'nın 154 ve 165 inci maddeleri.

1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Açıklanan sebeple;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

17.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.