Esastan ret
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı hakkında 19.12.2012 tarih ve 506632 numaralı faturanın dayanağı 20.07.2010 tarih ve MG 0048 numaralı kontrat ile 07.12.2010 tarihli sözleşme gereği icra takibi başlatıldığını, davalı borçlu tarafça faturaya, borca ve yetkiye haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptali ile %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla ; davalı şirket hakkında Tarsus 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin (Ticaret Mahkemesi sıfatıyla) 2014/635 E. sayılı dosyası üzerinden iflas kararı verildiği, yapılan yargılamada 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 194 üncü maddesinin birinci maddesine göre "acele haller dışında müflisin taraf olduğu hukuk davaları durur ve ancak alacaklıların ikinci toplanmasından on gün sonra devam olunabilir" hükmü uyarınca durma kararı verildiği, Tarsus İcra Dairesi 2016/1 İflas sayılı dosyası üzerinden yapılan ikinci alacaklılar toplantısında davacı tarafın alacağını kaydettirmek için başvurduğu, davacı alacağının 58 inci sırada kesin kayıt kabul işlemi yapıldığı, davanın konusuz kaldığı, ayrıca davalının dava açılmasına sebebiyet verdiği ve dosya kapsamında alınan bilirkişi raporları uyarınca davacı tarafın davasında haklı olduğu gerekçesiyle konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davalının yargılama giderlerinden sorumlu tutulmasına, davacı lehine vekalet ücretine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı ... Tarım ve End. Ür. Tic. San. Ltd. Şti. tarafından davalı... Tarım Ürünleri Gübre Tohum Zirai İl. Nakl. Turz. Petr. Ür. San. Tic. Ltd. Şti. aleyhine Mersin 3. İcra Müdürlüğü'nün 2013/72 E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, Şeneller Tarım Ltd. Şti. tarafından işbu icra takibine itiraz edildiğini, bunun üzerine ... Tarım ve End. Ür. Tic. San. Ltd. Şti. tarafından Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde hizmet sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali davası açıldığını, yargılamanın devamı sırasında... Tarım Ltd. Şti.'nin iflas ettiğini, davaya iflas idaresinin devam ettiğini, Tarsus İcra ve İflas Müdürlüğü'nün 2016/1 İflas dosyası ile yapılan ikinci alacaklılar toplantısında davacı taraf alacağını 58 inci sıradan kaydettirmiş olup davanın konusuz kaldığını, fakat her ne kadar dava konusuz kalmış olsa da yerel Mahkeme tarafından davacı lehine 02.01.2019 tarihli Avukatlık Asgari Ücreti Tarifesi (AAÜT) nazara alınarak 19.155,29 TL nispi vekalet ücreti hükmettiğini, yerel Mahkeme tarafından verilen bu karar AAÜT ve 6100 Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine aykırı olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davacı lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesini talep etmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; somut uyuşmazlıkta, davacı alacağının yapılan ikinci alacaklılar toplantısında kesin kayıt kabul işlemi yapıldığı, dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği bu itibarla, İlk Derece Mahkemesinin vekille temsil edilen davacı yararına tarife hükümleri uyarınca nisbi vekalet ücreti takdir etmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Uyuşmazlık, konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi halinde hükmedilecek vekalet ücreti noktasında toplanmaktadır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 331 inci maddesi.
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Açıklanan sebeple ;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
17.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.