Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesi tarafından kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; verilen kararın temyizi üzerine hükmün ikinci kez bozulmasından sonra bozmaya uyan mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacılar vekili, 09.10.2011 tarihinde dava dışı ... idaresindeki, davalı ... tarafından sigortalı olan ... plakalı araçta meydana gelen tek taraflı trafik kazasında davacıların destekleri ... ve ...'ın öldüğünü, kaza sonrasında davalı şirket tarafından davacı eş ve çocuğa 50.627,00 TL ödeme yapıldığını ancak yapılan ödemenin yetersiz olduğunu iddia ederek davacı ... için eşi ...'ın vefatı sebebiyle 100,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı, oğlu ...'ın vefatı sebebiyle 100,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı, eşi ve oğlu için 500,00 TL cenaze ve defin gideri, davacı ... için babası ...'ın vefatı sebebiyle 100,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı olmak üzere toplam 800,00 TL tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; kaza sonrası ...'ın ölümü sebebiyle davacılara yapılan ödeme nedeniyle sorumluluklarının sona erdiğini, ...'ın ölümü sebebiyle davacılar tarafından müvekkili şirkete başvuruda bulunulduğu halde gerekli evraklar tamamlanmadan dava açıldığını, müteveffa ... reşit olmadığından yapılacak tazminat hesabında bakım ve yetiştirme giderlerinin dikkate alınması gerektiğini, yine davacı annenin kazada ölen çocuğundan başka çocukları da olduğunu, tazminat hesabında bu durumun da dikkate alınması gerektiğini, öte yandan annenin ölen çocuğun desteğine ihtiyacı olup olmadığının tespit edilmesi gerektiğini, araç sürücüsünün kusuru yönünden Adli Tıp Kurumundan rapor alınması gerektiğini, davacılar lehine hükmedilecek tazminattan hatır taşıması nedeniyle indirim yapılması gerektiğini ve kaza nedeniyle davacılara Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından yapılan bir ödeme var ise bu ödemenin mahsup edilmesi gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemenin 04.06.2014 tarihli ve 2012/72 Esas, 2014/104 Karar sayılı kararı ile; davanın kısmen kabulü ile ...'ın vefatı sebebiyle davacı ... için 13.573,19 TL, davacı ... için 6.792,09 TL destekten yoksun kalma tazminatının, ...'ın vefatı sebebiyle davacı ... için 10.444,61 TL destekten yoksun kalma tazminatının, ... ve ...'ın vefatı sebebiyle davacı ... için 2.400,00 TL cenaze ve defin giderinin davalıdan tahsili ile davacılara ödenmesine karar verilmiştir.
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve davacılar vekili ayrı ayrı temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi'nin 28.02.2017 tarihli ve 2014/15561 Esas, 2017/2157 Karar sayılı kararı ile; "zarara sebep olan davalıya sigortalı aracın ticari taksi olması nedeniyle yasal faiz uygulanmasının hatalı olduğu, destek ...'ın kaza tarihinde üç yaşında olduğu, adı geçen murisin askerlik çağına geldiğinde askerlik vazifesinin de zorunlu olduğu gözetilerek askere gideceği ve ayrıca askerlik dönüşü belli bir süre sonra iş bularak çalışmaya başlayabileceği, dolayısıyla bu dönemlerde gelir elde edemeyeceği hususlarının göz önünde bulundurulması gerektiği" gerekçeleri ile karar bozulmuştur.
Mahkemenin 18.10.2017 tarihli ve 2017/113 Esas, 2017/232 Karar sayılı kararı ile; ...'ın vefatı sebebiyle davacı ... için 13.573,19 TL, davacı ... için 6.792,09 TL destekten yoksun kalma tazminatının, ...'ın vefatı sebebiyle davacı ... için 20.295,29 TL destekten yoksun kalma tazminatının, ... ve ...'ın vefatı sebebiyle davacı ... için 2.400,00 TL cenaze ve defin giderinin davalıdan tahsili ile davacılara ödenmesine karar verilmiştir.
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen (ilk bozma üzerine verilen) kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesi'nin 26.02.2019 tarihli ve 2018/2486 Esas, 2020/1793 Karar sayılı kararı ile; mahkemece davalı yararına usuli kazanılmış haklar dikkate alınarak Yargıtay bozma ilamından önce alınan 24.04.2014 tarihli bilirkişi raporundaki veriler esas alınarak, Dairemiz’in 2014/15561-2017/2157 sayılı 28.02.2017 tarihli ilamının (4) nolu bozma bendine göre askerlik ve iş bulma süresinin düşülmesi gerekirken, davalı lehine oluşan usuli kazanılmış hakları ihlal eder şekilde bozma ilamından sonra alınan rapor tarihine göre güncellenen veriler esas alınarak yapılan hesaplamanın hükme esas alınmasının hatalı olduğu" gerekçesiyle karar bozulmuştur.
Mahkemenin 22.10.2021 tarihli ve 2020/148 Esas, 2021/269 Karar sayılı kararı ile; davanın kısmen kabulü ile ...'ın vefatı sebebiyle davacı ... için 19.868,45 TL destekten yoksun kalma tazminatından %20 oranında (3.793,30 TL) hatır taşıması indirimi ve 7.618,30 TL yetiştirme indirimi yapılarak sonuçta 8.276,46 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.
Davacılar vekili vekili temyiz dilekçesinde; hatır taşıması olduğu kabul edilerek indirim yapılmasının hatalı olduğu, destek ...'ın askerlik hizmetini yerine getirdikten sonra bir yıl boyunca çalışamayacağı kabul edilerek tazminat hesabı yapılmasının tamamen varsayım üzerine yapılan bir hesap olduğunu ve bu nedenle hatalı olduğunu ayrıca tazminat hesabının hesap tarihindeki güncel veriler kullanılarak yapılması gerektiğini iddia ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
Uyuşmazlık, trafik kazasından kaynaklanan ölüm nedeni ile destekten yoksun kalma tazminatı ve cenaze ve def'in gideri talebine ilişkindir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6100 sayılı Kanun'un 297 nci maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85,89,90,91 ve 92 nci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 53 üncü maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.
1. 6100 sayılı Kanun'un 297/1-2 maddeleri uyarınca, mahkeme kararında; hüküm sonucunun, taraflara yükletilen hak ve sorumlulukların şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde ayrı ayrı ve açıkça gösterilmesi gerekir. Yukarıda belirtilen ilkeler gözardı edilerek, ...'ın vefatı sebebiyle davacılar tarafından talep edilen destekten yoksun kalma tazminatı talebi ile davacı ... tarafından talep edilen cenaze ve def'in gideri talebine ilişkin olumlu veya olumsuz bir değerlendirme yapılmadığı ve hüküm kurulmadığı anlaşıldığından, kararın bozulması gerekmiştir.
2. Bozma neden ve şekline göre; davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Mahkeme kararının BOZULMASINA,
2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle bozma nedenine göre davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacılara iadesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
17.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.