Sanık hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan verilen beraat hükmü katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın katılanla ortak olarak çalıştırdığı dükkan içinde bulunan ve ortak oldukları malzemeyi katılanın rızası dışında geceleyin katılandan habersiz bir şekilde alıp götürdüğü ve bu şekilde üzerine atılı suçu işlediğinin iddia edildiği olayda, dosya kapsamına göre sanık ile katılanın ortak iş yaptıkları, işyerinde bulunan eşyaların mülkiyetinin kime ait olduğunun tartışmalı olduğu, katılanın soruşturma ve kovuşturma aşamasında alınan beyanlarında çelişki bulunması da göz önüne alındığında, taraflar arasındaki husumetin hukuki ilişki kapsamında kaldığı anlaşılmakla sanık hakkında verilen beraat hükmünde bir isabetsizlik görülmediğinden, tebliğnamede bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılama sonunda, yüklenen suçun unsurları itibariyle oluşmadığı gerekçe gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan vekilinin beraat hükmünün kanuna aykırı olduğuna ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle, beraate ilişkin hükmün ONANMASINA, 15.11.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.