İNCELEME KONUSU

İtirazın kabulü

Hükümlü hakkında 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan yapılan soruşturma evresi sonunda Bilecik Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 06.07.2021 tarihli ve 2021/1550 Soruşturma, 2021/821 Esas, sayılı seri muhakeme usulüne tabi talepname Bilecik 2. Asliye Ceza Mahkemesince kabul edilmiş ve 06.07.2021 tarihli ve 2021/260 Esas, 2021/235 sayılı karar ile hükümlünün 6136 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 250 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca 7.300,00 Türk lirası ve 800,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. Bu karara sanık tarafından itiraz edilmesi üzerine Bilecik Ağır Ceza
Mahkemesi 07.09.2021 tarihli ve 2021/758 değişik iş sayılı kararı ile "Sanık hakkında tekerrüre esas kesinleşmiş mahkûmiyet kararları bulunduğundan ikinci kez mükerrir olduğu ve bu sebeple hakkında hükmedilen hapis cezasının adli para cezasıma çevrilemeyeceği" gerekçesiyle itirazın kabulü ile anılan kararın kaldırılmasına kesin olarak karar vermiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin birinci fikrası uyarınca, 08.06.2022 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 23.06.2022 tarihli ve KYB- 2022/85919 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 23.06.2022 tarihli ve KYB-2022/85919 sayılı kanun yararına bozma isteminin:
"...sanığın adli sicil kaydında mevcut Bursa 28. Asliye Ceza Mahkemesinin 21/05/2019 tarihli ve 2019/747 esas, 2019/126 ve Bursa 21. Asliye Ceza Mahkemesinin 20/06/2019 tarihli ve 2019/413 esas, 2019/701 sayılı kararlarının tekerrüre esas bulunduğu ve sanığın ikinci kez mükerrir olduğu, ancak anılan düzenlemeler uyarınca tekerrür halinde sonraki suça ilişkin kanun maddesinde hapis cezası ve adli para cezası seçimlik olarak öngörülmüş ise hapis cezasına hükmolunacağı fakat, 6136 sayılıKanun'un 13/1. maddesinde hapis cezası ve adli para cezasının seçimlik olarak değil zorunlu ve birlikte olarak öngörüldüğü, bu haliyle anılan düzenlemedeki hapis cezasımın tekerrür halinde adli para cezasına çevrilemeyeceğine ilişkin herhangi bir yasal düzenleme bulunmadığı gözetilmeden, itirazın reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde isabet görülmemiştir."
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin üçüncü fikrasında "Tekerrür halinde sonraki suça ilişkin kanun maddesinde seçimlik olarak hapis cezasıyla adli para cezası öngörülmüşse hapis cezasına hükmolunacağı" ve aynı Kanun'un 50 nci maddesinin ikinci fıkrasında ise, "Suç tanımında hapis cezası ile adli para cezasının seçenek olarak öngörüldüğü hallerde hapis cezasına hükmedilmişse bu cezanın artık adli para cezasına çevrilemeyeceği." şeklindeki düzenlemelerin bulunduğu ancak sanığın mükerrir olması halinde hükmolunan bir yıl veya daha az süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilemeyeceğine dair yasal düzenleme bulunmadığı gözetilmeden, itirazın reddi yerine yasal ve yerinde olmayan gerekçe ile yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. Bilecik Ağır Ceza Mahkemesinin 07.09.2021 tarihli ve 2021/758 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin üçüncü fikrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
3. 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin dördüncü fikrasının (a) bendi uyarınca müteakip işlemlerin mahallinde yapılmasına,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.04.2024 tarihinde karar verildi.