Mahkûmiyet

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası ve ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Mersin 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.01.2019 tarihli ve 2017/232 Esas, 2019/19 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi, 87 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 8 yıl 5 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 23.02.2022 tarihli ve 2019/1744 Esas ve 2022/426 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekili ve sanık müdafiinin istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 7 yıl 24 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.

1. Katılan vekilinin temyiz nedenleri, suç vasfına, haksız tahrike, takdiri indirim nedenine,

2. Sanık müdafiinin temyiz nedenleri meşru savunmaya, haksız tahrik derecesine, fazla ceza tayinine, takdiri indirim nedenine ilişkindir.

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

1. Olay günü katılan ... ve arkadaşları Onur, Ümit ve Nezir'in, tanık Mehmet Cemal'in işlettiği Capito Bar isimli iş yerine eğlenmek amacıyla gittikleri, aynı iş yerine sonradan eğlenmek amacıyla sanık ... ve arkadaşları Hakkı ve Bülent'in geldikleri, Onur ve Ümit'in lavobada bulundukları sırada lavaboya sanık ve Hakkı'nın geldikleri ve aralarında tartışma çıktığı, bu sırada iş yeri sahibi Mehmet Cemal'in yanlarına gelerek kavga etmelerine engel olmaya çalıştığı, sonrasında sigara içmek için dışarı çıktıklarında sanık ve arkadaşları ile katılan ve arkadaşlarının tekrar tartışmaya başladıkları ve tartışmanın kavgaya dönüştüğü, kavga sırasında sanığın bıçak ile katılanın sırtından bir kez vurmak suretiyle yaraladığı, doktor raporuna göre katılanın, T4 vertebra spinöz proçeste ve T5 lamina ve inferior artiküler proçese uzanım gösteren lineer kırığa T5 seviyesinde medülla spinaliste tama yakın spinal kord kesesine neden olan yaralanmasının, yaşamsal tehlikeye neden olduğu, kırığın hayat fonksiyonlarına etkisinin orta (3) derecede olduğu, sanığın ise basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralandığı belirlenmiştir.

2. Katılan anlatımı, tanık beyanları, sanık savunması, İstanbul 2. Adli Tıp İhtisas Kurulunun 15.12.2021 tarihli raporu ve diğer adli raporlar, olay yeri inceleme raporu, nüfus kayıtları, adli sicil kayıtları, muhtelif tutanaklar ve tüm evrak dosyada mevcuttur.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
1. Bölge Adliye Mahkemesi tarafından aldırılan İstanbul 2. Adli Tıp İhtisas Kurulunun 15.12.2021 tarihli raporunda, katılanın, sırt skapula medial kenarında spinal kord tam kat kesisine neden olan yaralanmasının, yaşamsal tehlikeye neden olduğu, basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek nitelikte olduğu, T4 spinöz proçes açık kırığı ve T5 sol laminada açık non deplase kırıklarının kırığın hayat fonksiyonlarına etkisinin ağır (4) derecede olduğu, spinal kord kesisine bağlı meydana gelen her iki alt ekstremitedeki spastisitenin ve immobilitenin organlarından birinin işlevinin yitirilmesi niteliğinde olduğu tespit edilmiştir.

2. Bölge Adliye Mahkemesince, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 87 nci maddesinin ikinci fıkrası ile artırım yapıldıktan sonra ayrıca kemik kırığı nedeniyle aynı Kanun'un 87 nci maddesinin üçüncü fıkrası ile artırım yapılamayacağı, ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığı tespit edilemediğinden haksız tahrik hükümlerinin asgari oranda uygulanması gerektiği, temel cezanın azami hadde yakın oranda belirlenmesi gerektiği kabul edilerek, Hukuki Süreç başlığının ikinci paragrafındaki gibi hüküm kurulmuştur.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, hükme esas alınan adli raporların yeterli olduğu, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği, karşılıklı kavga hali bulunması nedeniyle meşru savunma koşullarının oluşmadığı, dosya içeriğinden varlığı anlaşılan, katılandan sanığa yönelen ve haksız tahrik oluşturan eylemlerin niteliği ve ulaştığı boyut dikkate alındığında belirlenen indirim oranının isabetli olduğu, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmamasına karar verildiği anlaşıldığından, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 23.02.2022 tarihli ve 2019/1744 Esas ve 2022/426 Karar sayılı kararında katılan vekili ve sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Mersin 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

17.04.2024 tarihinde karar verildi.