Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
Davacı, kayden maliki olduğu taşınmaza davalının tecavüzde bulunduğunu ileri sürerek elatmanın önlenmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Karar, taraflarca temyiz edilmiştir.
elatmanın önlenmesi istemine ilişkindir.
1.Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek asıl davada karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre davacı yanın temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Somut olayda; eldeki davada davalı yan kendisini avukatla temsil ettirmesine ve Mahkemece davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine karşın davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemiş olması doğru değil ise de; hüküm sonucu itibarıyla doğru olduğundan ve bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden temyiz edilen hükmün HUMK'un 438/son maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir .
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı tarafın temyiz talebinin reddine, 1086 sayılı HUMK'un 438/son fıkrası gereğince hüküm fıkrasına: “Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT. gereğince 1.100,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine” fıkrasının eklenmesi suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, HUMK'un 440/III-1,2,3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 12.03.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.