Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
Davacı, açmış olduğu muris muvazaası hukusal nedenine dayalı tapu iptal ve tescil davasını kazanması sonucu taşınmazların muris adına tescil edildiğini ancak davalının uzun yıllardır kullanmak suretiyle taşınmazları işgal ettiğini ileri sürerek elatmasının önlenmesine ve ecrimisile karar verilmesini istemiştir.
Davalı, taşınmazların boş olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın reddine dair verilen karar, Yargıtay 1.Hukuk Dairesince, elatmanın önlenmesine yönelik isteğin atiye terk edildiği, ecrimisile yönelik taleple ilgili olarak da davalının bir kısım taşınmazları uzun süredir kullanmadığı belirlenmiş olsa da davacının bu süreçte taşınmazları kullanabilcekken mevcut koşullar nedeniyle kullanamadığı dikkate alınarak 25 parça taşınmazla ilgili talep doğrultusunda davacının payı oranında belirlenecek ecrimisile karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmuş, Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, paydaşlar arasında elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteklerine ilişkindir.
1. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve uyulan bozma ilamında açıklandığı üzere işlem yapılıp sonucu dairesinde hüküm tesis edildiğine göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Dosya içeriği ve toplanan delillerden; davacının, 16.04.2010 tarihli dilekçe ile davasını ıslah ederek 3.959,25 TL ' ye çıkardığı, ne var ki Mahkemece, verilen nihai kararla talep aşılmak suretiyle 3.970,26 TL ecrimisile karar verildiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece, ıslah dilekçesi sonucu belirtilen talep sonucunun aşılması suretiyle karar verilmesi doğru değil ise de; anılan hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından, Mahkeme kararının düzeltilerek onanması uygun görülmüştür (HUMK mad. 438/7, HMK mad. 370/2).
Yukarıda (1) numaralı bentte yazılı nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazları yerinde görülmediğinden REDDİNE, (2) numaralı bentte yazılı nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile, kararın 2. parağrafında bulunan "... 3.970,26 TL ecrimisil miktarının ... " ibaresinin madde metninden çıkarılarak yerine " ... 3.959,25 TL ecrimisil miktarının ... " ibaresinin yazılmasına, 6100 sayılı HMK'nin geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 438/7. maddesi uyarınca yerel mahkeme kararının bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, HUMK'un 440/III-1,2,3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 12.03.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.