Esastan ret
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı şirket arasında 19.09.2003 tarihli 5 yıl süreli bayilik anlaşması yapıldığını, davalı ...'in maliki olduğu taşınmaz üzerinde 15 yıl süre ile intifa hakkı tesis edildiğini, yine aynı taşınmaz üzerinde müvekkili şirket lehine ipotek tesis edildiğini, Rekabet Kurulunun kararları kapsamında intifa hakkının müvekkili şirketçe tapudan terkin edildiğini, bunun üzerine aynı taşınmazda davalı ... ile 01.09.2010 başlangıç tarihli süreli kira sözleşmesi akdedildiğini, davalı şirket ile akdedilen Protokolde belirtildiği üzere akaryakıt istasyonun yatırımının tamamının müvekkili şirket tarafından gerçekleştirildiğini, davalı şirketin bayilik lisansının EPDK tarafından 30.11.2011 tarihi itibariyle iptal edildiğini, bunun neticesinde, davalı şirketin bayilik faaliyetini sürdürmesinin olanaksızlaştığını, bu kapsamda bayilik sözleşmesinin şirketin bayilik lisansının iptal edildiği tarih olan 30.11.2011 tarihi itibarıyla uygulanamaz hale geldiğini, taraflar arasında düzenlenen Bayilik Sözleşmesi'nin 31 inci maddesi uyarınca lisansın iptal edilmesi durumunun bayilik sözleşmesinin feshi için haklı sebep olarak düzenlendiğini, bayilik lisansı iptal edilen şirketin 5015 sayılı ... Piyasası Kanunu gereği akaryakıt bayilik faaliyetlerini icra etmesi mümkün olamayacağından sözleşmenin kendiliğinden sona erdiğini, müvekkili şirket ile davalı ... arasında akdedilen kira sözleşmesi gereğince sabit yatırım bedellerinin davalı gerçek kişilerden de talep edebileceğini ileri sürerek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 236.214,57 TL nin dava tarihinden itibaren avans faizi işletilerek davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili ... tarafından ... Ofisi A.Ş. aleyhine İstanbul Anadolu 15. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2012/848 E. sayılı dosyasında açılan ipoteğin fekki davasında müvekkilinin davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığı tespit edilerek ipoteğin fekkine karar verildiğini ve kararın kesinleştiğini, diğer davalı şirketin davacıya olan herhangi bir borcu var ise bu borcun ipotekten alınmasının mümkün olmadığını, eski hissedarların bulunduğu taraflar arasında akdedilen 19.09.2003 tarihli protokol ve ekli tüm sözleşmelerin hükümsüz kaldığını, malik ile davacı arasında yapılan kira sözleşmesinin tüm taraflar arasındaki yeni hukuki durumun çatısını oluşturduğunu, bu yeni hukuki düzenleme ile davacının kiracı, müvekkili davalı malik ...'in kiraya veren durumuna gelirken yeni yapılan 18.09.2010 günlü “... Ofisi A.Ş. İstasyonlu Bayilik Sözleşmesi” ile özellikle ariyet sözleşmesi ile yeni ortaklardan müteşekkil ... LPG Ltd. şirketinin ise işletici (bayi) durumuna geldiğini, 18.09.2010 tarihinde yapılan ariyet sözleşmesinde ariyet alanın (yeni hissedarlı ... LPG Ltd.) yükümlülüklerinin ... Ofisine karşı olduğunu ve fakat bu yükümlülüklerin hükümsüz kalan protokoldeki ipotek tarafından güvence altına alındığına dair bir hükmü kapsamadığını, ...’in ipotek ile olan yükümlülüğünün kaldırılacağının zaten davacı tarafından yeni hissedarlara devir yapılırken taahhütname ile belirlendiğini, ayrıca 01.09.2010 günlü kira sözleşmesinin hükümleri dikkate alındığında kiraya veren malikten sadece sökülerek aynen iadesinin istenebileceğini, yatırımın bedelinin istenmesinin mümkün olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2. Diğer davalı ... Lpg Gaz ve ... Ür. Tic. Ltd. Şti. davaya cevap vermemiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu istasyonda keşif yapılarak bilirkişi heyetinden rapor alındığı, buna göre davaya konu sabit yatırımlardan akaryakıt tesisatının, kanopinin, satış binasının, saha işlerinin yerinde mevcut ve faal olduklarının tespit edildiği, davacı taraf ile davalılar arasındaki sözleşmelerin sona ermiş olduğu, gerek Yargıtay içtihatları gerekse de taraflar arasındaki sözleşmelerin hükümleri uyarınca mevcut ve faal olan akaryakıt tesisatı, kanopi, satış binası ve saha işlerinin zarar verilmeksizin aynen iadesinin mümkün olmadığı ve bunlara ilişkin hesaplanan bedelin davalılardan tazmin edilebileceği, sabit yatırımların 12.06.2006 tarihinde KDV hariç toplam 356.250,00 TL. bedelle vücuda getirildiklerinin saptandığı, 12.06.2006 tarihinden, amortismanına bağlı olarak dava tarihindeki aşınmalı ve yıpranmalı değerlerinin ise takriben toplam KDV hariç 194.649,00 TL olduğu, davacı tarafın sabit yatırımların amortisman uygulanmış değerinin fatura tarihi itibariyle hesaplanması gerektiği yönündeki itirazının yerinde olmadığı, davacı tarafından davalı ...'e verilmiş taahhütname ve 01.09.2010 günlü kira sözleşmesinin birlikte değerlendirilmesinde; davacının davalı ...'in verdiği ipoteği kaldırmayı taahhüt ettiği gibi bu davalıdan akaryakıt tesisini, kaponiyi, satış binasının bedellerini istemeyeceğinin anlaşıldığı, ... Lpg Gaz ve ... Ürünleri Tic. Ltd. Şti'ndeki ...'in çocuklarına ait şirket hisselerinin devredildiği, davacı tarafından davalı ...'e verilen taahhütle hisselerin devri karşılığı ipoteğin iki ay içinde kaldırılacağının açık şekilde ifade edilmekle birlikte ipotek kaldırılmadığından ... tarafından İstanbul Anadolu 15. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/848 E., 2015/209 K. sayılı dosyasında açılan ipoteğin fekki davası neticesinde ipoteğin kaldırıldığı ve kararın kesinleştiği, bu durumda yatırımlara ilişkin borcun davalı ... Lpg Gaz ve ... Ürünleri Tic. Ltd. Şti'ne ait olduğu gerekçesiyle davalı ... mirasçıları hakkındaki davanın reddine, davalı ... Lpg Gaz ve ... Ürünleri Tic. Ltd. Şti hakkındaki davanın kısmen kabulü ile 194.649,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyen avans faizi ile birlikte ... Lpg Gaz ve ... Ürünleri Tic. Ltd. Şti'den alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalılar arasındaki sözleşmelerin hükümleri uyarınca mevcut ve faal olan akaryakıt tesisatı, kanopi, satış binası ve saha işlerinin zarar verilmeksizin aynen iadesinin mümkün olmadığı ve bunlara ilişkin hesaplanan bedelin davalılardan tazmin edilebileceğine yönelik tespitin isabetli olduğunu, ancak davalı ... mirasçıları bakımından reddine dair kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalıya verilen taahhütnameden ve 01.09.2010 tarihli kira sözleşmesinden bahsedilmiş ise de bu belgelerin hiçbirinde müvekkilinin davalı ...'e karşı talep ileri sürmeyeceğine ilişkin beyan yer almadığını, müvekkilinin davalı şirketten alacaklı olduğuna yönelik kurulan hükmün isabetli olduğunu, ancak tutar bakımından hatalı değerlendirme yapıldığını, müvekkili şirketin istasyona yaptığı sabit nitelikteki yatırımların amortisman uygulanan bedellerini 14.11.2012 tarihli sabit kıymet satış faturası ile talep ettiğini, faturada bu yatırımların fatura tarihi itibariyle amortisman süreleri dikkate alınarak güncel değerinin toplam KDV hariç 200.181,84 TL (KDV dahil 236.214,57 TL) olarak hesaplandığını, mahkemece dava tarihi olan 20.01.2015 tarihinden itibaren hesaplandığını, 2 yılı aşkın sürenin hesaplama dışında bırakıldığını, bu hesaplamanın davalıların sabit yatırımları karşılıksız kullanmasına, bu tutarda haksız zenginleşmesine yol açtığını, kararın aleyhe kısımlarının kaldırılarak davanın tümüyle kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ilk derece mahkeme kararında isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazları tekrar ederek usul ve yasaya aykırı kararın bozulmasını istemiştir.
Uyuşmazlık, bayilik sözleşmesi kapsamında sabit yatırım bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 77 nci maddesi.
1.Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
2.Dosya içeriğine göre davacının talebi 236.214,57 TL olup, mahkemece davanın kısmen kabulü ile 194.649,00 TL'nin davalı ... Lpg Gaz ve ... Ür. Tic. Ltd. Şti.'den alınmasına karar verilmiştir. Davacının ... Lpg Gaz ve ... Ür. Tic. Ltd. Şti. yönünden temyize konu ettiği miktar 41.565,57 TL olup Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 107.090,00 TL’nin altında kaldığı anlaşılmakla; davacı vekilinin davalı ... Lpg Gaz ve ... Ür. Tic. Ltd. Şti.' ye yönelik temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar vermek gerekmiştir.
3.Davacı vekilinin diğer davalı ...'e yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
4.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Açıklanan sebeplerle;
1.Davacı vekilinin temyiz dilekçesinin ... Lpg Gaz ve ... Ür. Tic. Ltd. Şti. yönünden miktardan reddine,
2.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
17.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.