Kısmen kabul
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkiline ait "..." markasının yurt genelinde tanınmış ve bilinen marka haline geldiğini, davalı şirketin "..." ibareli başvuru markasına yaptıkları itirazın nihai olarak dava konusu YİDK kararı ile reddedildiğini, oysa dava konusu marka ile müvekkilinin ... ibareli markaları arasında iltibasa neden olacak düzeyde benzerlik bulunduğunu, davalı markasının müvekkilinin seri markası olarak algılanacağını, dava konusu markanın müvekkili markasıyla aynı sınıflarda tescil edilmek istenildiğini, "..." ibaresinin sonunun “med” hecesiyle bittiğini, “med” ibaresinin medikal ürünleri çağrıştıran ve bu alanda kullanılan bir ibare olduğunu, müvekkilinin ... markasının özellikle "hasta bezleri, emici külot" gibi medikal alandaki ürünlerde kullanıldığını, müvekkili şirket tarafından yine davalının marka olarak tescil ettirmek istediği "..." markasına ilişkin olarak açılan davada davalarının kabulüne karar verildiğini ileri sürerek YİDK kararının iptaline, dava konusu markanın tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
1.Davalı ... Gıda San. ve Tic. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; iltibas değerlendirmesinin sadece 5. sınıf mallar yönünden yapılması gerektiğini, 5. sınıfta yer alan mal ve hizmetlerin tüketicisinin dikkatinin yüksek olduğunu, ...’nun tek başına bir anlam ifade etmediğini, ... ibaresinden sonra gelen NY ve MED ibarelerinin ise her iki marka arasında gerek intiba, gerek görünüm gerekse okunuş olarak benzerlik sınırlarını ortadan kaldırır bir fark yarattığını, müvekkilinin ... ibareli 57 adet markası bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu marka ile davacı markaları arasında iltibasa neden olacak düzeyde benzerlik bulunmadığını, müvekkili Kurum kararın usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf markalarının dava konusu marka kapsamında yer alan “Diş hekimliği için ürünler (aletler/cihazlar hariç): diş dolgu maddeleri, diş kalıbı alma maddeleri, protez ve yapay diş yapıştırma ve tamir maddeleri. Hijyen sağlayıcı ürünler: pedler, tamponlar, tıbbi amaçlı yakılar, pansuman malzemeleri, kağıt ve tekstilden mamul çocuklar, yetişkinler ve evcil hayvanlar için bezler. İnsan ve hayvanlar için olanlar hariç deodorantlar, havayı temizleyici ve kötü kokuları giderici maddeler. Dezenfektanlar, antiseptikler (mikrop öldürücüler), tıbbi amaçlı deterjanlar, ilaçlı sabunlar, dezenfekte edici sabunlar, antibakteriyel el losyonları” malları bakımından benzer olduğu, ancak marka işaretleri arasında benzerlik bulunmadığından 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca iltibas koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu marka ile müvekkilinin ... ibareli markaları arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında ayırt edilemeyecek derecede benzerlik bulunduğunu, kelime markalarında, tüketici dikkatinin özelikle başlangıç kısmında yoğunlaştığını, bu bağlamda dava konusu markanın müvekkilinin itirazına mesnet markları ile karıştırılma ve seri marka olarak kabul edilme ihtimallerinin çok yüksek olduğunu, dava konusu başvuruda yer alan “med” ibaresinin medikal ürünleri çağrıştıran ve bu alanda kullanılan bir ibare olduğunu, müvekkili şirketin ... markasının özellikle hasta bezleri, emici külot gibi medikal alandaki ürünlerde kullanıldığı gözetildiğinde dava konusu markanın iltibasa sebebiyet vereceğinin açık olduğunu, davalının "..." ibareli markası nedeniyle açılan davada davanın kabul edildiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu "..." ibareli marka ile davacının itirazına mesnet 2004/12373 ve 2016/09103 sayılı "..." ibareli markaları arasında dava konusu marka kapsamında 5. sınıfta yer alan “Diş hekimliği için ürünler (aletler/cihazlar hariç): diş dolgu maddeleri, diş kalıbı alma maddeleri, protez ve yapay diş yapıştırma ve tamir maddeleri. Hijyen sağlayıcı ürünler: pedler, tamponlar, tıbbi amaçlı yakılar, pansuman malzemeleri, kağıt ve tekstilden mamul çocuklar, yetişkinler ve evcil hayvanlar için bezler. İnsan ve hayvanlar için olanlar hariç deodorantlar, havayı temizleyici ve kötü kokuları giderici maddeler. Dezenfektanlar, antiseptikler (mikrop öldürücüler), tıbbi amaçlı deterjanlar, ilaçlı sabunlar, dezenfekte edici sabunlar, antibakteriyel el losyonları” malları yönünden 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca iltibas koşulları oluştuğu, buna karşın dava konusu marka kapsamında bulunan diğer mallar yönünden iltibas koşullarının bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kısmen kabulüne TÜRK PATENT YİDK kararının 5. sınıfta yer alan “Diş hekimliği için ürünler (aletler/cihazlar hariç): diş dolgu maddeleri, diş kalıbı alma maddeleri, protez ve yapay diş yapıştırma ve tamir maddeleri. Hijyen sağlayıcı ürünler: pedler, tamponlar, tıbbi amaçlı yakılar, pansuman malzemeleri, kağıt ve tekstilden mamul çocuklar, yetişkinler ve evcil hayvanlar için bezler. İnsan ve hayvanlar için olanlar hariç deodorantlar, havayı temizleyici ve kötü kokuları giderici maddeler. Dezenfektanlar, antiseptikler (mikrop öldürücüler), tıbbi amaçlı deterjanlar, ilaçlı sabunlar, dezenfekte edici sabunlar, antibakteriyel el losyonları” malları yönünden kısmen iptaline, anılan mallar yönünden markanın kısmen hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu marka ile müvekkiline ait marka işaretleri arasında benzerlik bulunduğunun mahkemece kabul edildiğini, davalının ... ibaresi ile müvekkilinin ... markasının tüketici nezdinde iltibasa yol açacağı ve ... markasının tüketiciler tarafından ... markasına ilişkin bir seri marka olarak algılanacağını, davanın tümden kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; markalar arasında bütünsel olarak değerlendirme yapıldığında görsel, sesçil ve kavramsal benzerlik bulunmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi.
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince ve davalı ... vekilince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere ayrı ayrı yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
17.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.