TCK'nın 267/1, 269/3-a, 62/1,58,53. maddeleri uyarınca mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:

Gerekçeli karar başlığında suç adının “başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması” yerine “iftira” yazılması mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım hatası olarak kabul edilmiştir.
Sanığın başkasına ait kimlik bilgilerini kullandığını, bilirkişi incelemesi ve parmak izi araştırmaları ile beliren sonuçtan sonra açıkladığı ve etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması koşullarının somut olayda oluşmadığı gözetilmeden hakkında TCK’nın 269/3-a maddesinin uygulanması suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;

1- Uygulama maddesinin TCK'nın 268/1. maddesi delaletiyle 267/1. maddesi yerine, doğrudan anılan Kanunun 267/1. maddesi olarak gösterilmesi,

2- Sanığın suç tarihinden sonra kesinleşen geçmiş mahkumiyetlerinin tekerrüre esas olamayacağı gözetilmeden, TCK'nın 58. maddesi gereğince hakkında mükerrirlere özgü infaz rejimi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenle BOZULMASINA, bu hususun yeniden yargılama yapılmaksızın CMUK'nın 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükmün 1. paragrafında “TCK.nun” ibaresinden sonra gelmek üzere “268/1. maddesi delaletiyle” ibaresinin eklenmesi ve hüküm fıkrasından tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkartılması suretiyle diğer yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 28.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.