Esastan ret
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kabulüne, birleşen davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Kararın asıl davada davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl davada davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Asıl ve birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkil şirketin Türkiye çapında hastanelere tıbbi ve teknik malzeme, ekipman, hastane cihazları, araç ve gereç temin ettiğini, müvekkilinin Özel Niğde Hayat Hastanesi'ni işleten ... Özel Sağlık Hizm. Tic. San. A.Ş.'ye de hastane araç gereçleri sattığını, bunların karşılığında bonolar aldığını ancak bunların bazılarının ödenmemesi üzerine, borçlu şirket aleyhine muhtelif icra takipleri yapıldığını, borçlu ... A.Ş.'nin iflas erteleme davası sürecinde müdahillik talebinde bulunulduğunu, ayrıca borçlu ... A.Ş.'nin hastaneyi devrettiği ortakları aynı olan ... Ltd. Şti.'ye devrettiğini, bu devrin kötü niyetli ve muvazaalı olduğunu, ... A.Ş.'nin içinin boşaltıldığını, ... A.Ş. ile yapılmış olan 29.07.2010 günlü borç yapılandırma protokolüne ... A.Ş.'nin uymaması üzerine devalan ... Ltd.Şti. hakkında Antalya 16.İcra Müdürlüğünün 2014/12073 E. sayılı dosyası ile icra takibinde bulunulduğunu, bu alacağın da müdahillik talebiyle iflas erteleme dosyasına girdiğini, yapılan icra takipleri sonrasında borçların ödenmediğini ve borçlu ... A.Ş.'nin Niğde 2.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2010/145 E. sayılı dosyasında iflas erteleme talebinde bulunduğunu, müvekkilinin borçlu şirketin iflas erteleme davasının görüldüğü mahkemede yapılan 26.04.2010 günü duruşmasında icra takibindeki dört dosya hakkında icra harç, masraf ve avukatlık ücretleri hariç toplam 80.000,00 TL'lik alacak için müdahillik talebinde bulunduğunu, ayrıca iki adet dosya hakkında ve ayrıca 426.500,00 TL harici açık hesap dolayısıyla da müdahale talebinde bulunduğunu, borçlu şirket ile müvekkil şirket arasında 29.07.2010 günü borç yapılandırma protokolü imzalandığını, fakat borçlu şirketin bu protokole uymadığını, müvekkilinin davalı ... A.Ş.'nin alıp hastanesinde kullanıldığı ve halen de birçoğu devredilen hastanede kullanılmakta olan bedeli ödenmemiş araç, gereç ve malzemelerin bedelini üretici firmalara nakden ödemek zorunda kaldığını, borçlu ... A.Ş.'nin işlettiği hastaneyi ve mal varlığını önce devralıp sonra devreden davalı .......Ltd.Şti. ile hastaneyi onlardan devralan ......Ltd.Şti.'nin hastane işletmesinin müvekkile olan borçlardan sorumlu olduklarını ileri sürerek, hastanenin ve mal varlığının devirden önceki tespit edilecek tüm borçlarından davalı devralan şirketlerin tüm mal varlıkları ile birlikte sorumlu tutulmasına, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla 545.427,00 TL'nin her bir alacak kaleminin temerrüt tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun kapsamında ticari işlerde uygulanan avans faiziyle birlikte borçlulardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, birleşen davada ise; dosyanın 1.Asliye Ticaret Mahkemesinde açtıkları 2015/662 E. sayılı dosyasında görülen dava ile birleştirilmesini ve şimdilik 10.000,00 TL'nin her bir alacak kaleminin temerrüt tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun kapsamında ticari işlerde uygulanan avans faiziyle birlikte devreden davalı ... A.Ş.'den tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Asıl davada davalı ......Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde;müvekkil şirketin davalı ... Özel Sağ. Hiz. San.ve Tic. Ltd. Şti. ile yapılan 13.04.2015 tarihli “Hastane İşletme Ruhsat Devir Sözleşmesi” ile diğer davalı ... Özel Sağ. Hiz. San.ve Tic. Ltd. Şti’ye ait olan hastane ruhsatını devraldığını, yani davacının iddia ettiği gibi hastanenin kül halinde devralınmadığını, hastaneye ait ekipmanların bir kısmının ... Özel Sağ. Hiz. San. ve Tic. Ltd. Şti.’den kiralandığını, bir kısmının da müvekkil şirketin kendisi tarafından hastane bünyesine dahil edildiğini, eski personellerle çalışmaya devam edilmiş olmasının işletmenin külliyen devri anlamına gelmediğini, davacının, davalı şirketlerin ortaklarının aynı kişi olduğunu iddia ettiğini, oysa ... Özel Sağ.Hiz.San.ve Tic. Ltd. Şti.’nin ortaklarının Salih Doğan ve Adem Püsküllü isimli şahıslar olması karşısında müvekkil şirketin tek sahibinin Mustafa Topçu olduğunu, ayrıca davacının, alacaklarının senede ve borç yapılandırma protokolüne dayandığını, yani alacağının miktar olarak belli olduğunu dava dilekçesinde kabul etttiğini, buna rağmen davacının kısmi dava açmasında hukuki yararı bulunmadığı gerekçesiyle esasa girilmeksizin davanın usulden reddi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Asıl davada davalı .......Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde; davayı kabul etmediklerini, davacı tarafın devir işlemlerinin muvaazalı olduğunu iddia ettiğini, bununla ilgili olarak tasarrufun iptali davası açma imkanı varken bu şekilde dava açarak kanunu dolanarak rüçhanlı alacakların önüne geçmeye çalıştığını, ... Özel Sağlık HizmTic. San A.Ş'nin iflas ettiğini, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (2004 sayılı Kanun)'nun 194'üncü maddesi hükmüne göre hakkındaki yargılamanın durması gerektiğini, davacının ... Özel Sağlık Hizm Tic. San. A.Ş ile arasındaki borç ilişkisi sebebiyle mükerrer ve tartışmalı icra takipleri olduğunu, yapılması gerekenin iflas masasından alacağını talep etmek olduğunu, rüçhanlı alacaklılar olan vergi dairesi ile işçi alacaklarının önüne geçerek yeni borçlu tahsis edip alacağını istemesinin kanuna karşı hileli ve kötü niyetli olduğunu, müvekkili şirket ile dava dışı ...... A.Ş'nin aynı adreste faaliyet göstermesinin ve işletme ruhsatının devredilmesinin yapılan işin şirket devri olduğunu göstermeyeceğini, noterden yapılan ve ücret mukabilindeki anlaşma ile devir yapıldığını ve sadece işletme ruhsatının devralındığını, işletme ruhsatı içerisine giren işlemler haricinde ... şirketinin kendi demirbaşları ve mal varlığı ile aynı adreste faaliyet gösterdiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Birleşen davanın davalısı ... A.Ş., davaya cevap vermemiş ve herhangi bir savunmada bulunmamıştır.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl borçlu şirket ile davalı ... Özel Sağlık Hizmetleri ...A.Ş.'nin sahiplerinin, şirketin fiilen işlettiği özel hastanenin aynı olduğu, borçlu şirketin işlettiği hastaneyi diğer şirkete devrettiği, şirketler arasındaki organik bağın açık olduğu, dolayısı ile sözkonusu hastanenin işletilmesi sırasında doğan ve dava konusu edilen alacaktan her iki şirketin müteselsilen sorumlu olduğunun kabul edilmesi gerektiği, diğer davalı şirketin ise, borçlu şirketin iflas kararı verilmesinden sonra, ancak karar kesinleşmeden önce, davacı şirketin alacağının iflas masasına kaydedildiği 01.12.2014 tarihinden sonra olan 13.04.2015 tarihinde aynı işletmeyi çalışan personel ile birlikte devraldığı, kabulünde olduğu üzere bir takım ekipmanlarında önceki işletene ait olduğu, bu durumda devir aldığı işletmenin muaccel borçlarından 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (6098 sayılı Kanun)'nun 202'nci maddesi kapsamında müteselsilen sorumlu olduğu gerekçesiyle, asıl davanın kabulüne, birleşen dava da ise borçlu şirketin iflas masasına kaydedilen alacak için borçlu şirket aleyhine yeniden alacak davası açmakta hukuki menfaat bulunmadığı gerekçesiyle birleşen davanın usulden reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
1. Davalı ... Gıda...Ltd.Şti. vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının asıl borçlu ... Özel... A. Ş ile davalı müvekkilinin icra takibine konu borçlarına sorumlu olduğunu tespit edilmesine karar verilmesini talep etmesi gerekirken yeni bir alacak oluşturacak şekilde dava açmasının usul hukukuna aykırı olduğunu, gerekçeli kararda 545.427,00 TL nin her iki davalıdan tahsiline karar verildiğini, davalının alacağının masada kayıtlı olduğunu, bu durumda davacının hem asıl borçludan hem de müvekkilinden ayrı ayrı tahsilat yoluna gideceğini, işletme veya şirket devrinin söz konusu olmadığını, sadece işletme devrinin devralındığını, borcun hastane işletmesinden kaynaklı olup olmadığının belli olmadığını, davacının ticari defterlerinin hukuken geçerli olmadığını, müvekkili şirketin asıl borçlu ... ...... A.Ş. ile hiç bir ilişkisinin olmadığını, bu nedenle davanın müvekkili yönünden husumetten reddi gerektiğini, ilk derece mahkemesince eksik inceleme ile karar verildiğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
2.Davalı ... Özel Sağlık Hiz....Ltd. Şti. vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının müvekkili şirket yetkilisini anlaşmalı satışlar yaptığı gerekçesiyle şikayet ettiğini, Niğde Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından davacının şikayeti üzerine takipsizlik kararı verildiğini, mahkemenin davacının alacağı konusunda eksik inceleme yaptığını, davacının ... ...... A.Ş. ile arasındaki borç ilişkisi sebebiyle tartışmalı icra takipleri yaptığını, davacının işçi alacaklarının ve rüchanlı alacaklarının önüne geçerek alacak istemesinin kanuna aykırı olduğunu, müvekkili şirket ile dava dışı ... ...... A.Ş.'nin aynı adreste faaliyet göstermesi ve işletme ruhsatının devredilmesinin yapılan işinin şirket devri olduğunu göstermeyeceğini, müvekkilinin fatura karşılığında işletme ruhsatı satın aldığını, ilk derece mahkemesi kararının hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl borçlu şirket ile davalı ... Özel Sağlık hizmetleri A.Ş.'nin ortaklarının, şirketin fiilen işletildiği özel hastanenin ve şirket merkezlerinin aynı olduğu, borçlu şirketin işlettiği hastaneyi diğer şirkete devrettiği, şirketler arasında organik bağ olduğu gibi (ters kaldırma) bu şirketlerin güven sorumluluğu gereği de borçlardan müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları, diğer davalı şirketin ise borçlu şirketin iflas kararı verilmesinden sonra ancak karar kesinleşmeden önce davacı şirketin alacağının iflas masasına kaydedildiği 01.12.2014 tarihinden sonra 13.04.2015 tarihinde aynı işletmeyi çalışan personeli ile birlikte devraldığı, yine davacı şirket tarafından satılan bir takım ekipmanlarında bu işletmede kullanıldığı, dolayısıyla davalı ......Ltd. Şti.'nin de 6098 sayılı Kanun'un 202'nci maddesi gereğince davacı şirketin alacağından diğer davalı ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu, dolayısıyla ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle asıl davada davalılar vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
1.Asıl davada davalı ......Ltd. Şti. vekili temyiz dilekçesinde özetle; dilekçelerindeki ve istinaf başvurusundaki nedenlerle, müvekkili şirketin asıl borçlu ... ...... A.Ş. ile hiç bir ilişkisinin olmadığını, bu nedenle davanın müvekkili yönünden husumetten reddi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
2. Asıl davada davalı ......Ltd. Şti. vekili temyiz dilekçesinde özetle; dilekçelerindeki ve istinaf başvurusundaki nedenlerle, müvekkil ... şirketi ile dava dışı ... Özel Sağlık Hiz. A.Ş.'nin aynı adreste faaliyet göstermesi ve işletme ruhsatının devredilmesinin yapılan işin şirket devri olduğunu göstermeyeceğini, fatura karşılığında yalnız işletme ruhsatının satıldığını, alınan raporlar arasında çelişkiler bulunduğunu, çelişkileri giderebilmek için hükme esas alınacak ve denetime elverişli yeni bir rapor alınması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Uyuşmazlık, davacının birleşen davada davalı ... A.Ş.'nin alıp hastanesinde kullandığı ve halen de birçoğu devredilen hastanede kullanılmakta olan bedeli ödenmemiş araç, gereç ve malzemelerin bedelini üretici firmalara nakden ödemek zorunda kaldığı iddiası ile birleşen davada davalı borçlu ... A.Ş. ile işlettiği hastaneyi ve mal varlığını devralan asıl davadaki davalıların bu borçtan birlikte sorumluluk şartlarının oluşup oluşmadığı hususuna ilişkindir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup asıl davada davalılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere ayrı ayrı yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
17.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.