Düşme, Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, uyulan bozmaya, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;

Olay tarihinde 80 yaşındaki yakınanın evine giderek üzerine yorgan, battaniye atarak yakınanı yere düşürdükten sonra bilezik ve yüzüğünü alıp ayaklarını bağlayarak evden ayrıldıkları maddi olayda; 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/4. maddesinde öngörülen, "Kesin hükümle sonuçlanmış olan davalarda, sonradan yürürlüğe giren bir kanunla ilgili olarak lehe hükmün belirlenmesi ve uygulanması amacıyla yapılan yargılama bakımından ''Dava zamanaşımına ilişkin hükümler uygulanmaz" hükmü gözetilmeyerek yazılı şekilde kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunda zamanaşımından düşme kararı verilmesi,
Hal böyle olunca;
5252 sayılı Yasanın 9/3.maddesi ve 23/02/1938 gün ve 23/9 sayılı İçtihadı Birleştirme kararı uyarınca, lehe yasa saptanması maddi olaya suç tarihinde yürürlükte bulunan yasalar ile sonradan yürürlüğe giren yasaların hiçbir hükmü karıştırılmadan bir bütün halinde uygulanmasını ve uygulama sonucunda ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karıştırılmasını zorunlu kıldığından, hükümlü hakkında uygulanması gereken 765 sayılı TCK'nin 499,522,59/2. maddeleri ile 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK'nin 149/1-c-d, 62,109/2-3-b, 62. maddelerine göre lehe Yasanın saptanması gerektiği düşünülmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, hükümlü ... ve savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenle isteme uygun olarak BOZULMASINA, 12/03/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.