Esastan ret
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2006 yılından beri oyun motorları, dijital ve mobil oyunlar, simülasyon yazılımlar ve AV/VR uygulama ve geliştirme ve yayınlama faaliyetleri ile iştigal ettiğini, 2006 yılından beri 26 adet profesyonel mobil oyun yayınladığını, 2008 yılında ilk Türk yapımı grafik kütüphanesi geliştirildiğini, 2010 yılında ise Türk yapımı ilk 3 boyutlu mobil oyun yayınlandığını, 05.04.2017 tarihinde 2017/31048 başvuru numarası ile ‘GAMELAB İSTANBUL’ ibareli ve 2017/31075 başvuru numarası ile ‘GAMELAB’ ibareli marka tescil başvurularında bulunulduğunu, her iki marka başvurusunun da davalı Şirketin itirazı üzerine YİDK kararlarıyla reddine karar verildiğini, oysa davalı Şirketin markaları ile dava konusu başvurular arasında görsel, işitsel ve kavramsal nitelikte ayırt edici farklılıklar bulunduğunu, söz konusu markaların karıştırılma ihtimalinin olmadığını, davalı Şirket markalarının davalı Kurum nezdinde tescilli bulunmadığını, tarafların faaliyet gösterdikleri sektörün farklı olduğunu, davalı tarafa ait ticaret unvanında ve markalarda yer alan "GAMING" kelimesinin kumar anlamına geldiğini, Amerika Birleşik Devletleri ... ve Marka Ofisi resmi sitesinde davalı firmanın "GAMING LABS CERTIFIED" tescilli markasına ilişkin açıklamada "…markanın mal ve hizmet sınıfında, elektronik kumar ve şans makineleri ile ilgili ekipman, elektronik kumar ve şans makineleri ile ilgili ekipmanın hükümetin elektronik kumar ve şans makineleri ile ilgili düzenlemelerine uygun olduğunun sertifikasyonu maksadıyla kullanılması amaçlanmıştır…" ifadelerinin yer aldığını, davalı tarafa ait "GAMING LABORATORIES INTERNATIONAL" ibareli markasının, 35. ve 42. sınıftaki mal ve hizmetler yönünden tescil edildiğini; ancak emtia içeriklerinin elektronik kumar, şans oyunu ve bahis sistemleri ile ilgili olduğunu, müvekkili firmanın faaliyet alanının bilgisayar oyunları yazılımları ile ilgili bulunduğunu, emtia benzerliği şartının gerçekleşmediğini ileri sürerek YİDK kararlarının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2. Davalı Şirket vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin oyunlar ve şans oyunları ile ilgili test, sertifika, danışmanlık hizmetleri gibi alanlarda faaliyet gösterdiğini, müvekkilinin "GAMING LABORATORIES", "GAMING LABS" ibareli uluslararası birçok tescili markasının bulunduğunu, dava konusu marka başvurularının kapsamında yer alan 42 sınıf hizmetlerin müvekkili firmanın faaliyet alanıyla aynı olduğu gibi uluslararası marka tescil kapsamlarının da aynı bulunduğunu, dava konusu başvuruların, müvekkilinin markası ve ticaret unvanı ile aynı/ilişkilendirilebilir nitelikte olduğunu, markaların karıştırılma ihtimalinin çok daha yüksek bulunduğunu, müvekkilinin markasını "oyun ve eğlence" hizmetlerinde de kullandığını, kumar makineleri, atari salonlarında yer alan oyun makineleri ve hatta bozuk para ödemesi üzerine ürün veren makineleri sahipleri ile hizmet sözleşmesine dayalı olarak denetleme, geliştirme ve güvenirliği yönünden sertifika temini sağlama alanında da faaliyet gösterdiğini, işbu faaliyet konularının 42. sınıftaki hizmetler ile ilgili olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı şirketin Türkiye’de tescilli olmayan ve/veya başvuru halinde bulunmayan markalar ile ilgili olarak 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası yönünden itiraz hakkının bulunmadığı, davalı tarafa ait "GAMING LABS’’ ve "GAMING LABORATORIES’’ ibareli uluslararası marka tescillerinin bulunmasının tek başına, söz konusu ibareler üzerinde önceye dayalı hakkı ispat etmeye yetmediği, anılan maddenin beşinci fıkrasındaki koşulların da bulunmadığı; ancak söz konusu maddenin altıncı fıkrası uyarınca, davacı tarafa ait marka başvuruları ile davalı tarafın tescil ile korunan unvanı/markaları arasında iltibas tehlikesinin bulunduğu, davacı tarafa ait marka başvuruları ile davalı tarafın tescil ile korunan unvanı/markaları arasında 42. sınıftaki hizmetlerin ortaklığından kaynaklanan mal ve/veya hizmet sınıfları yönünden benzerliğin bulunduğu, davacı tarafın "GAMELAB’’, "GAMELAB İSTANBUL’’ ibareli başvurular yapmasının haklı bir neden taşımadığı ve kötü niyetli olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı Şirket vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece alınan iki bilirkişi raporu arasındaki çelişkiler giderilmeden yazılı şekilde karar verilmesinin yerinde olmadığı gibi Mahkemece ilk raporun hükme esas alınmasının gerekçesinin de belirtilmediğini, Mahkemece hükme esas alınan ilk bilirkişi raporunun eksik incelemeye dayalı bulunduğunu, davalı Şirketin Türkiye'de faaliyet göstermediğini, müvekkilinin sadece "bilgisayar oyunları (3D futbol oyunu, araba yarışı gibi)" alanında faaliyet gösterdiğini, marka tescil başvurularını bu doğrultuda 42. sınıfta yaptığını, davalı Şirketin ise "kumar makinelerinin test ve sertifikasyonunda, şans ve loto oyunlarının test ve sertifikasyonunda" faaliyette bulunduğunu, müvekkili ile davalının faaliyet alanlarının farklı olduğunu, davalının gerek ticaret ünvanını gerekse markalarını oluşturan “GAMING” kelimesinin İngilizce dilindeki anlamının “KUMAR” olduğunu, dava konusu başvuruların ise "game" ve "lab" sözcüklerinin bir araya gelmesi ile oluşturulmuş, sözlükte olmayan bileşik bir kelime olduğunu, "Lab" ibaresi laboratuvarın kısaltması olarak kullanıldığından başvurunun oyun laboratuvarı anlamına geldiğini, davalının davalı Kurum nezdinde tescilli markasının bulunmadığını, davalı Şirketin markalarının Türkiye'de tanınmadığını, müvekkilinin kötü niyetli olmadığını, müvekkilinin davalıyı bilmesinin mümkün bulunmadığı ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
2.Davalı Şirket vekili katılma yolu ile istinaf dilekçesinde; her bir YİDK kararının iptali bakımından ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı Şirketin oyunlar ve şans oyunları ile ilgili test, sertifika, danışmanlık hizmetleri gibi alanlarda uzun yıllardır faaliyet gösterdiği, Türkiye'de tescilli markaları bulunmamakla birlikte dava konusu başvuru tarihlerinden önce bir çok ülkede tescil edilmiş "GAMING LABS CERTIFIED" ibareli garanti markalarının bulunduğu, davalı Şirket ile aynı alanda faaliyet gösteren davacı Şirketin faaliyet gösterdiği alanda test sertifika ve danışmanlık hizmetleri veren davalı Şirketten ve garanti markasından haber olmadığının ticari hayatın olağan akışına aykırı bulunduğu, davacının davalı Şirketin bahsi geçen garanti markası ile yüksek düzeyde benzer olan "GAMELAB" ve "GAMELAB İSTANBUL" ibarelerini davalı Şirketin faaliyet alanında ve garanti markasının da tescil kapsamında yer alan 42. sınıf hizmetler yönünden tescil ettirmek istemesinin iyi niyetli olduğu söylenmeyeceğinden Mahkemece dava konusu başvuruların kötü niyetli olarak yapıldığı kabul edilerek yazılı şekilde karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davacı ve davalı Şirket vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesine benzer sebeplerle kararın bozulmasını istemiştir.
Uyuşmazlık,YİDK kararlarının iptali koşulunun bulunup bulunmadığına ilişkindir.
6100 sayılı Kanun’un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi.
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
17.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.