Mağdurenin kovuşturma aşamasında beyanının alındığı 02.10.2019 tarihli duruşmada, sanıktan şikayetçi olmadığını ve davaya katılmak istemediğini beyan ettiği anlaşılmıştır.
İlk Derece Mahkemesince kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından sanık hakkında verilen kararın; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ladik Cumhuriyet Başsavcılığının, 17.05.2018 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır.
2. Vezirköprü Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.11.2019 tarihli kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan mahkumiyet kararı verilmiştir.
3. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 30.03.2022 tarihli kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekili tarafından yapılan istinaf başvuruları kabul edilerek, duruşmalı olarak yapılan yargılama neticesinde, sanığın beraatine karar verilmiştir.
1. Katılan Bakanlık vekilinin temyiz isteği; sanığın mağdureyi alıkoyduğunun sabit olduğuna, farklı bir yere götürdüğüne, kurum lehine vekalet ücretine karar verilmesi gerektiğine ve somut bir nedene dayanmayan diğer temyiz itirazlarına ilişkindir.
2. Katılan mağdure vekilinin temyiz isteği, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun gerçekleştiğine, mağdurenin yaşı itibarıyla rızanın geçerli olmadığına, beraat kararının doğru olmadığına ve somut bir nedene dayanmayan diğer temyiz itirazlarına ilişkindir.
Temyizin kapsamına göre;
Dava konusu olay; sanık ile mağdurenin komşu oldukları, olay günü mağdurenin soğan almak için sanığın evine gittiği, soğan çuvalının bulunduğu bodrum kata sanıkla birlikte indikleri, söz konusu bu yerde sanığın mağdureye yönelik cinsel istismar eylemlerinde bulunup onu alıkoyduğu iddiasına ilişkindir.
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonunda, sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan mahkumiyet kararı verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekilinin istinaf başvuruları kabul edilerek, duruşmalı olarak yapılan inceleme neticesinde sanık hakkında kurulan hükmün kaldırılmasına, atılı suç yasal unsurları itibarıyla oluşmadığından sanığın beraatine karar verilmiştir.
A. Katılan mağdure vekilinin temyiz talebinin incelenmesinde
Mağdurenin kayden 15.06.2004 doğumlu olup beyanının alındığı 02.10.2019 tarihli duruşmada onbeş yaşını tamamladığı, sanıktan şikayetçi olmadığını ve davaya katılmak istemediğini beyan ettiğinin anlaşılması karşısında, mağdureye yaş küçüklüğü nedeniyle tayin edilen vekilin hükmü temyiz hakkı bulunmadığı ve Mahkemece hatalı olarak verilen katılma kararının da bu hakkı vermeyeceği cihetle, vaki
temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun'un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. Katılan Bakanlık vekilinin temyiz talebinin incelenmesinde
1. Mağdurenin kovuşturma aşamasında alınan ayrıntılı beyanına göre, annesinin soğan alması için kendisini sanığın evine gönderdiği, sanıkla birlikte soğan çuvalının bulunduğu bodrum kattaki odunluğa indikleri, sanığın poşete soğanları doldurduktan sonra aynı olay yerinde mağdureye yönelik cinsel istismar eyleminde bulunduğu, mağdurenin odunluk dışında başka bir bölüme geçmediklerini ifade ettiği anlaşılmakla, Bölge Adliye Mahkemesince, sanığın eyleminin cinsel istismar fiiliyle sınırlı olmak üzere yer temini niteliğinde olduğu kabul edilerek, sanık hakkında yasal unsurları itibarıyla oluşmayan atılı suçtan beraat kararı verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamış ve katılan Bakanlık vekilinin bu yöndeki temyiz itirazı reddedilmiştir.
2. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, dosya kapsamına uygun gerekçesine ve incelenen dava dosyası içeriğine göre, Bölge Adliye Mahkemesince sanık hakkında verilen beraat kararında isabetsizlik görülmediğinden, katılan Bakanlık vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmış ve kararda hukuka aykırılık görülmemiştir.
A. Mağdure vekilinin temyiz talebi yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle mağdureye yaş küçüklüğü nedeniyle tayin edilen vekilin hükmü temyiz hakkı bulunmadığından vaki temyiz isteminin, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDiNE,
B. Katılan Bakanlık vekilinin temyiz talebi yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 30.03.2022 tarihli ve 2020/29 Esas, 2022/682 Karar sayılı kararında katılan Bakanlık vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Vezirköprü Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.04.2024 tarihinde karar verildi.