Esastan ret

Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın usulden reddine karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin dava dışı eşi ile birlikte sahibi bulundukları şirkette hissedar iken eşinin baskıları ile hisselerinin davalıya kandırılarak vekâletname alınmak suretiyle devredildiğini, davalının hisse devir bedelini ödemediğini ileri sürerek hisse devir bedelinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, hisse devir bedelinin ödendiğini, tamamen ve nakden tahsil edildiğini, ayrıca işbu davanın arabulucuya başvurmadan açıldığını savunarak dava şartı gerçekleşmediğinden davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın ticari işletmenin devrinden kaynaklanan alacak davası olup 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin A bendi uyarınca arabulucuya başvurmanın dava şartı olup bu şartın yerine getirmediği gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece müvekkili lehine nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken 5.100,00 TL maktu vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın bu yönden kaldırılmasını istemiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava tarihi itibariyle ihtilafın arabuluculuk dava şartına tabi olduğu hususunda ihtilaf bulunmadığı, karar tarihi itibariyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 2 nci kısmının 2 nci bölümünde yazılı miktarın asliye ticaret mahkemeleri için 5.100,00 TL olup bu miktara hükmedildiğinden vekâlet ücreti konusundaki kararın usul ve yasaya uygun bulunduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebepleriyle temyiz başvurusunda bulunmuştur.

Uyuşmazlık, alacak istemine ilişkin açılan davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi halinde davalı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin maktu mu, nispi mi hesaplanması gerektiği noktasında toplanmıştır.

1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2.6102 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin A bendi.

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

16.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.