Mahkûmiyet
Suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.06.2016 tarihli ve 2014/341 Esas, 2016/173 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza
Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi ve son cümlesi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 51 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca hapis cezasının ertelenmesine, karar verilmiştir.
2. İstanbul 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.06.2016 tarihli ve 2014/341 Esas, 2016/173 Karar sayılı kararının Cumhuriyet Savcısı ve suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 10.03.2021 tarihli ve 2020/5172 Esas, 2021/3745 Karar sayılı kararı ile " Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 25.04.2017 gün, 2015/1167 Esas - 2017/247 sayılı kararında da belirtildiği üzere, suça sürüklenen çocuğa ek savunma hakkı tanınmadan, iddianamede gösterilmeyen 5237 sayılı TCK'nin 87/1-son maddesinin uygulanması suretiyle, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (Pelissier ve Sassi/Fransa, No: 25444/94, P. 67, Sadak ve diğerleri/Türkiye No: 29900/96,29901/96,29902/96,29903/96,17.07.2001) kararlarında belirtildiği üzere, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin “Adil yargılanma hakkı” başlıklı 6. maddesine, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36. maddesine ve CMK'nin 226. maddesine aykırı davranılması, suça sürüklenen çocuk hakkında hüküm kurulurken, "asgari hadden uzaklaşmayı gerektiren teşdit sebepleri bulunmadığı" belirtildiği halde, alt sınırdan uzaklaşılarak hüküm kurulması suretiyle çelişkiye neden olunması, oluşa ve tüm dosya içeriğine göre, suça sürüklenen çocuğun aşamalardaki savunmalarının çelişkili olduğu, katılanın hırsızlık yapması nedeniyle kendisini uyardığında tartışma çıktığını ve üzerine atılı suçu işlediğini savunduğu, olaydan önce katılan ya da tanığın satırla üzerine yürüdüğü şeklindeki savunmasının çelişkili ve soyut olduğu, katılandan kaynaklanan suça sürüklenen çocuğa yönelik haksız tahrik hükümlerinin uygulanmasını gerektiren herhangi bir söz ya da davranış bulunmadığı gözetilmeksizin, koşulları oluşmadığı halde suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı TCK'nin 29. maddesi gereğince haksız tahrik hükümlerinin uygulanması suretiyle eksik ceza tayini, nedenleriyle" bozulmasına karar verilmiştir.
3. İstanbul 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.09.2021 tarihli ve 2021/115 Esas, 2021/190 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi ve son cümlesi, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl 9 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 51 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca hapis cezasının ertelenmesine, aynı süre ile denetime tabi tutulmasına, karar verilmiştir.
Suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteği; meşru savunmaya, beraat kararı verilmesi gerektiği’ne, vesaire ilişkindir.
1. Suça sürüklenen çocuk ve katılanın hurda toplama işi ile uğraşmaları nedeniyle tanıştıkları, 03.03.2014 günü saat 16: 00 sıralarında katılanın yanında tanık ... bulunduğu halde Kağıthane ilçesindeki Hacı Ethem İlköğretim Okulunun yanında hurda kağıt topladıkları sırada suça
sürüklenen çocuğun katılanı görerek yanına geldiği ve ona hitaben "burada ne geziyorsunuz" dediği akabinde katılan ve suça sürüklenen çocuk arasında tartışma yaşandığı, suça sürüklenen çocuğun elinde bulunan bıçak ile katılana doğru bir tek hamle yaptığı ve onu Adli Tıp raporu ile de sabit olduğu şekilde basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek ve yaşamı tehlikeye sokacak nitelikte yaraladığı, suça sürüklenen çocuğun aşamalarda alınan savunmalarında, işlemiş olduğu yaralama eylemini tevil yollu ikrar ettiği, her ne kadar eylemin kasten öldürmeye teşebbüs niteliğinde olduğundan bahisle kamu davası açılmış ise de, 21.05.2014 tarihli Adli Tıp raporu, katılanın beyanları, suça sürüklenen çocuk ile katılan arasında kasten öldürmeyi gerektirecek nitelikte herhangi bir husumetin olmayışı, suça sürüklenen çocuğun bıçak ile katılanı tek bir darbe ile yaralaması, katılanın vücudunda meydana gelen yaralanmanın niteliği, olayın oluş şekli ve nedeni, tüm aşamalarda tarafların kasten öldürmeye yönelik bir iddia ve beyanlarının da bulunmadığı hususları dosya kapsamındaki deliller ile birlikte değerlendirildiğinde, suçun silahla nitelikli kasten yaralama kapsamında kaldığının mahkemesince kabul edildiği anlaşılmıştır.
2. Suça sürüklenen çocuk savunması, katılan ve tanık beyanları, adli raporlar ve diğer tutanaklar dava dosyasında bulunmaktadır.
3. Katılanın yaralanmasına ilişkin olarak Adli Tıp Kurumu İstanbul Adli Tıp Şube Müdürlüğünce tanzim olunan 21.05.2014 tarihli; "batına nafiz delici kesici alet yaralanmasının; kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum olduğu, kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığı" görüşlerini içeren adli rapor dava dosyasında bulunmaktadır.
4. Adli sicil kaydı ve nüfus kayıt örnekleri incelenmiştir.
5. Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 10.03.2021 tarihli ve 2020/5172 Esas, 2021/3745 Karar sayılı bozma ilamının gereğinin yapıldığı anlaşılmıştır.
1. Suça sürüklenen çocuk hakkında katılana yönelik hayati tehlike oluşturacak nitelikteki kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca hakkaniyete uygun ve sonuca etkili bir ceza tayini yerine aynı Kanun'un 3 üncü maddesinde belirtilen cezada orantılılık ilkesine aykırı şekilde temel cezanın alt sınırdan belirlenmesi suretiyle eksik cezaya hükmolunması, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış, eylemin niteliğine göre dava zamanaşımı süresinin gerçekleştiğine ilişkin tebliğname görüşüne iştirak edilmemiştir.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eksik inceleme bulunmadığı, eylemin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile eleştiri dışında yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, meşru savunma koşullarının oluşmadığı anlaşıldığından, suça sürüklenen çocuk müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.09.2021 tarihli ve 2021/115 Esas, 2021/190 Karar sayılı kararında suça sürüklenen çocuk müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden eleştiri nedeni dışında herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
16.04.2024 tarihinde karar verildi.