HÜKÜMLER: Mahkûmiyet

İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının 23.11.2015 tarihli iddianamesiyle sanık ... hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) ve (b) bentleri, 35 inci maddesinin birinci fıkrası, aynı Kanun'un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, sanık ... hakkında, 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) ve (b) bentleri, 35 inci maddesinin birinci fıkrası, aynı Kanun'un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi uyarınca cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmıştır.

2. Antalya 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.07.2017 tarihli kararı ile sanıklar hakkında katılan ...'e yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 1 yıl 3 ay hapis cezası ile mahkumiyetlerine, sanık ... hakkında katılan ...'e yönelik yaralama suçundan 1 yıl hapis cezası ile mahkumiyetine karar verilmiştir.

3. Antalya 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.07.2017 tarihli kararına yönelik sanıklar müdafii ve katılan ... vekilinin istinaf başvurusu üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin 29.11.2017 tarihli kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesinin kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ve sanık ... hakkında yaralama suçundan kurulan hükümlerin kaldırılması ile sanıklar Osman ve ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 2'şer yıl 3'er ay hapis cezası ile mahkumiyetlerine karar verilmiştir.

1. Sanıklar müdafiinin temyiz sebepleri;
Soyut suç isnadı dışında mahkumiyete yeterli delil bulunmadığına, sanıkların beraatine karar verilmesi gerektiğine, cinsel saikle hareket edilmediğine, yasal koşulları oluşmasına karşın takdiri indirim uygulanmadığına, temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak tertip edilmesinin kanıtlarla örtüşmediğine, sanıkların lehine olan yasal hükümlerin uygulanması gerektiğine, sanık ...'ın müşterek fail olarak kabul edilemeyeceğine, atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığına, gönüllü vazgeçme hükmünün uygulanması gerektiğine ilişkindir.

2. Katılan kurum vekilinin temyiz isteği;
Sanıkların üst sınırdan cezalandırılmaları gerektiğine, takdiri indirim uygulanamayacağına, kararın sanıklar aleyhine bozulması gerektiğine ilişkindir.

Temyizin kapsamına göre;

Dava konusu olay, müşteki...'in sanıklardan ... ile dersanede tanıştığı, sanık ... aracılığıyla da abisi olan sanık ... ile tanıştığı ve bir süre sanık ... ile arkadaşlık yaptığı, sanık ...'ın müştekiye "ben seninle evleneceğim, kimse ile çıkma dediği", bir süre sonra sanık ... ile müştekinin arkadaşlıklarının sona erdiği, olay günü müşteki... arkadaşı mağdur ... ile birlikte sinemadan döndüğü sırada sanıkların araçla müştekinin yanında durdukları, sanık ...'ın elindeki sopa ile mağdur ...'e vurduğu, mağduru müşteki...'ten uzaklaştırdığı, sanıkların müşteki...'i arabaya bindirmeye çalıştıkları, müştekinin bağırması ve çevredekilerin olay yerine gelmesiyle eylemlerini tamamlayamadan kaçtıkları, sanıkların bu şekilde kişiyi hürriyetinden yoksun kılmaya teşebbüste bulundukları iddiasına ilişkindir.

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk derece mahkemesince; her iki sanığın fikir ve eylem birliği içerisinde üzerlerine atılı zorla birden fazla kişi ile özgürlüğü kısıtlamaya teşebbüs suçundan ayrıca sanık ...'ın müşteki...'e yönelik kasten yaralama suçundan cezalandırılmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince; her iki sanığın birlikte katılan ...'e karşı cebir tehdit kullanmak suretiyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılmaya teşebbüs suçunu işledikleri, katılan ...'e yönelik yaralama eyleminin kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun içinde eriyeceği, sanık ...'ın katılan ... ile evlenmek istediğini söylemiş olması ve katılanı da bu maksatla kaçırmaya kalkışması karşısında suçun cinsel amaçla işlendiği kabul edilerek ilk derece mahkemesinin sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksu kılma suçundan ve sanık ... hakkında yaralama suçundan verilen kararların kaldırılmasına karar verilmiş ve sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan mahkumiyet hükmü kurulmuştur.

A. Katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemi yönünden;
6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun'un 20 nci maddesinin ikinci fıkrasına göre, Bakanlığın kadına karşı işlenen suçlarda, davaya katılma ve hükmü temyiz hakkı bulunduğundan ve Bölge Adliye Mahkemesince yapılan yargılamada ... vekilinin katılma talebinin kabulüne karar verildiğinden Tebliğnamedeki ret düşüncesine iştirak edilmemiştir.

1. Dava dosyası içeriği, katılanın anlatımları, olayın kolluğa intikal şekli, kolluk görevlileri tarafından hazırlanan tutanak, adli rapor, tanık beyanları, sanıkların savunmaları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde Bölge Adliye Mahkemesinin kabul ve uygulamasında isabetsizlik görülmediğinden katılan kurum vekilinin, sanıklara üst hadden ceza tayini gerektiğine yönelik yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

2. Sanıklar hakkında takdiri indirim uygulanmadığı anlaşılmakla katılan kurum vekilinin bu husustaki temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.

B. Sanıklar müdafiinin temyiz istemleri yönünden;

1. Dava dosyası içeriği, katılanın anlatımları, olayın kolluğa intikal şekli, kolluk görevlileri tarafından hazırlanan tutanak, adli rapor, tanık beyanları, sanıkların savunmaları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmadığından sanıklar müdafiinin, soyut suç isnadı dışında mahkumiyete yeterli delil bulunmadığına, sanıkların beraatine karar verilmesi gerektiğine, cinsel saikle hareket edilmediğine, sanık ...'ın müşterek fail olarak kabul edilemeyeceğine, atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığına, gönüllü vazgeçme hükmünün uygulanması gerektiğine yönelik yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

2. Mahkemesince gerekçesi gösterilmek suretiyle temel hapis cezasında teşdit uygulandığı anlaşılmakla, hükümde bu hususta hukuka aykırılık bulunmamıştır.

3. Mahkemesince gerekçesi gösterilmek suretiyle sanıklar hakkında takdiri indirim uygulanmadığı anlaşılmakla, hükümde bu hususta hukuka aykırılık bulunmamıştır.

4. Sanıklara verilen hapis cezasının süresi gözetilerek, lehe hükümlerin uygulanmamasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.

5. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıklar müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin 29.11.2017 tarihli ve 2017/2367 Esas, 2017/1953 Karar sayılı kararında sanıklar müdafii ve katılan kurum vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Antalya 7. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.04.2024 tarihinde karar verildi.