1- İlk derece mahkemesince, eser sözleşmesinden kaynaklanan fazla ödenen bedel alacağı ve gecikme cezası davasında " İhale kapsamında yapılan ve ihale kapsamında olmamasına rağmen yapılarak kamuyu zarara uğratmak isnatları ile davalılar yönünden adli ve idari soruşturmanın yapıldığı, davalı ... yönünden adli soruşturmada kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, ihale dolayısıyla yapım işlemlerine başlayan davalı ...'nin yapımını tamamladığı ihale kapsamındaki işler dolayısıyla herhangi bir problemin yaşanmadığı, bu zamana kadar kullanımına devam edildiği, ilave işlerin ise her ne kadar ihale sözleşmesinde belirtilmemiş ise de yapının Deprem Yönetmeliğine uygun şekilde olması ile yapının kullanılabilir olması için yapılması gerekli işlerden olduğu, kamu zararının söz konusu olmadığı, ihale sözleşmesi kapsamında yapılması planlanan işler dikkate alındığında önceden tahmin edilmesi mümkün olmayan ancak yapım aşamasında ortaya çıkabilecek kalem ve işlerin olabileceği hususları birlikte değerlendirilmek suretiyle dava konusu imalatlar dolayısıyla yapılan harcamaların davalılardan talep edilemeyeceği" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
2- İlk derece mahkemesi kararına karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi tarafından davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddi ile, bir kısım davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına; davacı tarafça dava dilekçesinde idare elemanı olan davalılar ..., ..., ..., ..., ... ve ... yönünden toplam 155.719,61 TL talep edilmiş olup, davada ret sebebi tek olduğundan ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince talep edilen toplam bedel üzerinden 18.743,36 TL vekalet ücretinin vekille temsil olunan davalı idare elemanları lehine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmadığı gerekçeleriyle yeniden esas hakkında karar verilmiştir.
3- Bu karara karşı davacı vekilince süresinde temyiz yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Kamu düzenine aykırılık hallerinin re'sen gözetildiği, istinaf nedenleriyle sınırlı ve usulüne uygun olarak istinaf inceleme ve denetiminin yapıldığı; dosya içeriği, kararın dayandığı gerektirici sebepler ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, keza; davacı vekili her ne kadar temyiz itirazlarında, davalı idare çalışanlarının sözleşme dışı iş yapılacağının fark edilmesi üzerine davalı tarafa olur ve süre uzatımı verilmesi yerine sözleşmeyi feshedilmesi gerektiğini, davalıların kamuyu zarara uğrattıklarını, yükleniciye fiyat farkı ödenmeyeceğinin sözleşmede kararlaştırıldığını belirtmiş ise de; davacı ile davalı arasındaki sözleşmedeki iş yapılırken yüklenici tarafından önceden öngörülemeyen yıkım işinin ortaya çıktığı ve sözleşmedeki edimin yerine getirilmesi için yapılmasının zorunlu olduğu, fazladan yapılan bu işin projeye uygun olduğu ve halihazırda davacının kullanımında olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi kararına ilişkin davacı vekilinin tüm temyiz sebeplerinin reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, davacı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesine gönderilmesine,16/04/2024 tarihinde kesin olarak oy birliği ile karar verildi.