Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra
I-Nakil aracının iadesine ilişkin karar yönelik temyiz incelemesinde;
Yapılan duruşmaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, gösterilen gerekçeye ve takdire göre katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
II-Katılan vekilinin sanık ... hakkındaki mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
1)Tüm dosya kapsamının incelenmesinde olay günü ... Kargo firmasına ait olan ... plakalı kargo aracında göndericisi sanık ... olan 1 adet kolide 12 adet kaçak cep telefonu ile 13 adet cep telefonu bataryası ele geçirilen olayda sanık ...’ın diğer sanık ...'in kendisini arayarak kolisini kargoya vermesini istediğini beyan ederek kolide bulunan kaçak eşyalardan haberdar olmadığını savunması karşısında, sanığın kendisine teslim edilen eşyayı kargo firmasına teslim etmekten ibaret fiilinde eşyanın suç konusu olabileceğini bildiği veya bilebilecek durumda olduğuna dair mahkumiyetine yeterli kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilmeden atılı suçtan beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesi,
Kabule göre ise;
2)Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması
halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine aynı Yasanın 62.maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK'nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA,
III-Katılan vekilinin sanık ... hakkındaki mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz taleplerinin incelenmesinde ise;
1) Tüm dosya kapsamının incelenmesinde olay tarihinde kargo şubesinde görevli olan sanık ...'ın işlemlerini yaptığı kargolar nedeniyle ... Kargo firmasına ait olan ... plakalı kargo aracında aynı gün yapılan aramada iki ayrı göndericiye ait kolilerde kaçak eşyalar ele geçmesi şeklinde gerçekleşen olayda, kargo şubesinde bilgi işlem biriminde görevli sanığın koliler içerisindeki eşyaların kaçak olduğunu bildiği ve bilebilecek durumda olduğuna dair savunması aksine delil olmadığı gözetilmeden beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi,
Kabule göre ise;
2)Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine aynı Yasanın 62.maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK'nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
3)5607 sayılı Kanunun 4/2. maddesinde toplu suç için üç ya da daha fazla kişinin birlikteliğinin arandığı, birleşen her iki dosyadaki kaçak eşyaların yakalandığı kolilerin işlemlerini yapan kargo görevlisi sanık ...’la diğer sanıklar arasında iştirak iradesi bulunup bulunmadığı, toplu kaçakçılık suçunun ne şekilde oluştuğuna ilişkin gerekçe, karar yerinde gösterilip tartışılmadan yazılı şekilde hüküm tesisi,
Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA,
IV- Katılan vekilinin ve sanık ... müdafiinin sanıklar ... ve ... hakkındaki mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz taleplerinin incelenmesinde ise;
1)Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanıklar lehine hükümler içermesi, yine aynı Yasanın 62.maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine
eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK'nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
2) 5607 sayılı Kanunun 4/2. maddesinde toplu suç için üç ya da daha fazla kişinin birlikteliğinin arandığı, birleşen her iki dosyadaki kaçak eşyaların yakalandığı kolilerin işlemlerini yapan kargo görevlisi sanık ...’la diğer sanıklar arasında iştirak iradesi bulunup bulunmadığı, toplu kaçakçılık suçunun ne şekilde oluştuğuna ilişkin gerekçe, karar yerinde gösterilip tartışılmadan yazılı şekilde hüküm tesisi,
Yasaya aykırı, sanık ... müdafii ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 02.06.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.