Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
... 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.02.2016 tarihli ve 2015/254 Esas, 2016/108 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, mükerrirlere özgü infaz rejimi, infaz sonrasında denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
Sanık temyizinde özetle; cezanın haksız olduğu, şikayetçi ...in nüfus cüzdanını kendisine para karşılığı verdiğini, ...in kendisi ile sürekli telefon konuşması yapmasından durumun anlaşılacağı, başka suçlardan araması olduğu için farklı kimlik kullanmak zorunda olduğunu, PKK’nın ailecek peşlerinde olduğundan kendi kimliğini taşıyamadığını, cezanın yüzüne okunmadığı, 5271 sayılı Kanun'un 196 ncı maddesi kapsamında savunma hakkının kısıtlandığı, son sözünün alınmadığı, müdafi hakkının kullandırılmadığı, sağlık raporu ile psikopatik sosyopatik reaksiyon (kronik nitelik kazanmıştır) tanısı konduğu, askere elverişsizdir raporu bulunduğu, bu nedenle farik ve mümeyyizliğini önemli derecede azaltan akıl hastalığı olup olmadığının araştırılmaksızın hüküm tesisinin yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir.
1. Sanıktan fotoğrafı değiştirilmiş nüfus cüzdanı ve aldatma kabiliyeti olan sahte sürücü belgesi ele geçirildiği iddia ve kabul edilmiştir.
2. Sanık savunmasında özetle suçlamayı kabul etmiştir.
3. Şikayetçi beyanında, kaybettiği nüfus cüzdanının bir şekilde sanığın eline geçtiğini belirtmiştir.
4. Dosyadaki bilirkişi raporunda özetle; nüfus cüzdanında fotoğraf değişikliği yapıldığı, aldatma kabiliyetinin bulunmadığı, sürücü belgesinin tamamen sahte olduğu ve aldatma kabiliyetinin bulunduğu belirtilmiştir.
1. 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.02.2016 tarihli ve 2015/254 Esas, 2016/108 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
24.01.2024. tarihinde karar verildi.