MAHKEME: ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2020/1324 E- 2021/1146 K

İstinaf Başvurusunun Kısmen Kabulüne

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda ilk derece mahkemesince asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.

Karara karşı davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun ise reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı ...'ten alacaklı olduğunu, davalı borçlu aleyhine icra takipleri yapıldığını, takiplerin kesinleştiğini, davalı borçlunun acz halinde olduğunu, davalı borçlunun mal kaçırma gayesi ile adına kayıtlı ... İli, Muratpaşa İlçesi, Demircikara Mah. 1823 ada, 14 parsel C Blok 3 nolu bağımsız bölümü diğer davalıya devrettiğinin tespit edildiğini beyan ederek davalılar arasındaki tasarrufun iptalini talep ve dava etmiştir.

1-Davalı ... vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde; müvekkili aleyhine açılmış olan davanın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, dava da aciz belgesinin sunulmamış olduğunu, davacıya aciz belgesi sunması için süre verilmesini, sunulmaması halinde davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, dava dilekçesindeki iddiaları kabul etmediğini, müvekkilinin diğer davalı ile birlikte hareket ederek alacaklılardan mal kaçırdığı ve davacıyı zarara uğrattığı iddiasının gerçek olmadığını, çünkü ... ve sahibi bulunduğu ...Proje Ltd. Şti. cari hesap kayıtları incelendiğinde görüleceği üzere diğer davalı ... ve sahibi bulunduğu......Ltd. Şti.'den alacaklı durumda olduğunu alacaklı olduğu miktar dikkate alındığında en büyük alacaklı durumunda müvekkilinin bulunduğu bildirerek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

2-Davalı ... vekili; müvekkkiline yöneltilen davanın haksız ve hukuka aykırı olup hukuki mesnetten yoksun olduğunu, tasarrufun iptali davasını elinde aciz belgesi bulunan alacaklının açabileceğini, ... 16. İcra Müdürlüğü'nün 2018/3467 sayılı dosyasında İhtiyati haciz kararı ile takip başlatıldığını ve aynı gün hacze gidildiğini İcra takibinin 03.04.2018 tarihinde başlatıldığını davasının ise 04.04.2018 tarihinde açıldığını yani söz konusu icra dosyası kesinleşmeden dava açılmış olduğunu, dava konusu taşınmazı borcun doğumundan çok önce davalı ...'a sattığını söz konusu haciz tutanağında hacze kabil malların haczedildiği borçluya yediemin olarak bırakıldığını, dolayısıyla bir kısım menkuller haczedildiğinden tutanağın geçici aciz vesikası sayılamayacağını Müvekkilinin davaya konu ... İli Muratpaşa İlçesi Demircikara Mahallesi 1823 Ada 14 Parsel C Blok 3 Numaralı Bağımsız Bölümü diğer davalı ile yıllara dayalı ticari ilişkisinden doğan borcuna karşılık davalı ...'a devrettiğini, izah ettiği sebeplerle müvekkili aleyhine açılan davanın reddine karar verilmesini ve davacı aleyhine %20 den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına karar verilmesini savunmuştur.

Mahkemenin 30.12.2019 tarihli ve 2018/159 Esas ve 2019/457 Karar sayılı kararıyla; dava dışı......Teks. Gıda San.ve Tic. Ltd. Şti.nin ticari defterleri üzerinde yapılan incelemede, İlgili ... 16. İcra Müdürlüğünün 2018/3467 sayılı icra takip dosyasında takip konusu edilen alacağın dayanağı olan 12.01.2018 tanzim tarihli, 12.02.2018 vade tarihli 20.000 $ bedelli bono borcunun doğduğu tarihten sonra dava konusu olan taşınmazın davalı ... tarafından 400.000,00 TL bedel karşılığında 28.03.2018 tarihinde diğer davalı ...'a satıldığı, davalı ...'in yetkilisi olduğu dava dışı......Teks. Gıda San.ve Tic. Ltd. Şti.nin ticari defterlerine göre, dava dışı......Teks. Gıda San.ve Tic. Ltd. Şti.nin 31.12.2017 tarihi itibariyle bakiye 80.000,00 TL tutarında davalı ...'ın yetkilisi olduğu ...Proje Ltd. Şti.nden alacağının olduğu, bu durumda da davalı vekilinin davalı ...'ın sahibi olduğu ...Proje Ltd. Şti.nin diğer davalı ...'in yetkilisi olduğu......Teks. Gıda San.ve Tic. Ltd. Şti.nden alacağının olduğu iddiasının yerinde olmadığını, davalı ... tarafından sunulan belgelere göre, davalı ...'in diğer davalı ...'dan aldığı paralar ile teslim ettiği senet ve çeklerin karşılaştırılmasında, davalı ...'in bakiye ( 185.431,00-590.000,00) 404.569,00 TL tutarında davalı ...'a fazladan çek ve senet teslim ettiği, bu çek ve senetlerin karşılıklarının ödendiği ile ilgili olarak dava dosyasına somut bir belge ibraz edilmediğini tespit etmiştir.
Mahkememiz dosyası, birleşen 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin dosyası, bilirkişi raporları, ... 16. İcra Müdürlüğünün dosyaları, ... 14. İcra Müdürlüğünün dosyası, ... 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin değişik iş esas ve karar sayılı dosyası dikkate alındığında takip konusu alacak davacının alacağının dava konusu taşınmazın davalıya satışından önce doğduğu borçlu tarafından davalıya dava konusu satışın daha sonra gerçekleştiği ve satış bedelinin, davalı borçluya bir kısım bono ve çek verilerek ödendiği davalı borçludan bir kısmının da alacağına mahsuben mahsup edildiği davalı tarafça bildirildiğinden bu durum hayatın olağan akışına aykırı olduğu da dikkate alındığında gayrimenkul satış bedelinin çek ve bonolarla ödenemeyeceği ve borçlunun borcuna karşılık (başka şahıslara da borçlu olmasına rağmen) gayrimenkulünü bir kısım alacaklılara devredilmesi de muvazaa teşkil ettiği borçlunun bir alacaklısını diğerine üstün kılamayacağı, dava konusu taşınmazı borçlunun 28.03.2018 tarihinde davalıya sattığı ancak 03.04.2018 tarihinde dava konusu evde oturmaya devam ettiği bu nedenle davalının borçlunun içinde bulunduğu mali durumunun kendisine de borçlu olduğunu iddia etmesi sebebi ile bilebilecek durumda olduğu bu nedenle de iyi niyetli kabul edilmeyerek;
Davacının asıl davasının ve birleşen davasının kabulü ile; ... ili Muratpaşa ilçesi Demircikara Mahallesi 1823 ada 14 parsel C Blok 3 nolu bağımsız bölümde kayıtlı taşınmazın 28.03.2018 tarihinde davalı borçlu tarafından ...'a yapılan satışa ilişkin, taşınmazda davacının ... 16. İcra Müdürlüğünün 2018/3812 ve 2018/3467 sayılı dosyalardaki alacak ve ferilerinin tahsili amacıyla icra iflas kanunu 277 ve devamı maddelerince satış ve cebri icra yetkisi tanınmasına, karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Davacı vekili istinaf dilekçesinde; yargılama gideri, harç ve vekalet ücretinden davalıların müşterek ve müteselsilen sorumlu olduklarından bu şekilde karar verilmesi gerektiğini, beyan ederek kararı istinaf etmiştir.

Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; davacı aynı taşınmaz ve icra dosyası ile ilgili 2 ayrı dava açmasına rağmen derdestlik kararı verilmediğini, üstelik talep konusu olmayan 2018/3812 sayılı icra dosyasından da satışa karar verildiğini, her iki icra dosyasında da aciz halinin gerçekleşmediğini, mahkeme borçlunun gerçekten aciz halinde olup olmadığını araştırmadığını, ek bilirkişi raporunda kök raporda olan harita mühendisi olmadığından raporun usulsüz olduğunu, ayrıca raporda kimlerden fiyat alındığı, hangi taşınmazların emsal alındığı belirtilmemiş olup, raporun denetime açık olmadığını, müvekkil tarafından ödenen 426.643,33 TL ipotek bedelinin nazara alınmadığını, müvekkilinin evi borca karşılık aldığını, diğer davalının ödeme güçlüğünü kesinlikle bilmediğini, İleri sürerek kararın kaldırılmasını ve talepleri gibi karar verilmesini istemişlerdir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Her ne kadar davalı ... vekili istinafında taşınmazın borca karşılık alınmadığıını ileri sürse de; davalıların ikisinin de cevap dilekçelerinde “davalıların arasında ticari ilişki bulunduğunu, davalı borçlunun üçüncü kişi Alp’e borcu olduğunu ve taşınmazın borca karşılık alındığını” beyan ettikleri görülmüştür. İİK'nın 279/1-1 maddesine göre, para veya mutat ödeme vasıtalarından gayrı bir suretle yapılan ödemeler, borcunu ödemiyen bir borçlu tarafından hacizden veya mal bulunmaması sebebile acizden yahut iflasın açılmasından evvelki bir sene içinde yapılmışsa batıldır. Dosyada hacizlerin 2018 yılı nisan ve haziran aylarında, tasarrufun ise 28.03.2018 tarihinde gerçekleştiği, bu durumda hacizden önceki bir yıl içinde mutad dışı borç ödemesi şeklinde yapıldığı ileri sürülen tasarrufun iptaline karar verilmesinde bir isabetsizlik yoktur. Kaldı ki davalıların arasında yakın ticari ilişki bulunduğu, da açıktır. Davalı ..., davalı borçlunun mali durumunu bilebilecek durumdadır. Buna göre, yerel mahkeme tarafından asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik yoktur, davalnın istinaf itirazının esastan reddi icap eder.

Davalılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunduğu ve davanın kabulüne karar verildiği nazara alındığında davacının yargılama giderlerinden davalıların müteselsilen sorumlu tutulması gerektiği yönündeki istinafının kabulü ile hükmün salt bu yönden düzeltilmesi gerekir." gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf taleplerinin kabulüne, davalı ... vekilinin ise istinaf talebinin reddine karar verilmiştir."

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

Dosya içeriğine, ve kapsamına göre uyuşmazlık, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 277 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.

1. 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 inci maddesinin birinci fıkrası ve 371 inci maddesi

2. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 277 ve devamı maddeleri

1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere; davalı ...'ın şirketi ile davalı borçlunun şirketi arasında ticari ilişki olduğunun anlaşılmasına, davalı ...'ın da dava konusu gayrımenkulü alacağına karşılık aldığını beyan etmiş olmasına göre, davalılar arasındaki tasarrufun İİK 280/1 hükmü gereğince iptale tabi bulunmasına göre davalı ... vekilinin dilekçesinde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Açıklanan sebeplerle;
Davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalı ...'a yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

24.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.