Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığının 16.05.2016 tarihli iddianamesiyle, sanık hakkında parada sahtecilik suçundan cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır.
2. Kayseri 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.07.2016 tarihli kararıyla, sanık hakkında parada sahtecilik suçundan 1 yıl 9 ay 20 gün hapis ve 2.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
A. Cumhuriyet savcısının temyiz isteği; sanığın eyleminin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 197 nci maddesinin ikinci fıkrası kapsamında değerlendirilmesi gerektiğine ilişkindir.
B. Sanığın temyiz isteği; üzerine atılı suçu işlemediğine ilişkindir.
Dava konusu olay, sanığın kullandığı aracın çalıntı ve plakasının sahte olduğuna ilişkin yapılan ihbar üzerine, bahse konu araç durdurulduğunda, sanıktan her biri 100,00 TL değerindeki iki adet sahte olarak üretilmiş paranın ele geçirildiği iddiasına ilişkindir.
A.Tebliğname yönünden;
Dosya kapsamında yer alan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, olay günü, çalıntı araç, sahte ehliyet ve sahte olarak üretilmiş paralar ile ihbar üzerine yakalanan sanık hakkında Mahkemece kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmadığından, tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir.
B. Sanık yönünden;
1. Dosya kapsamında yer alan, 25.04.2016 tarihli olay tutanağı, olay yeri inceleme raporu, teslim tutanağı, T.C. ...'ndan alınan 09.05.2016 tarihli rapor, aynı gün yakalandığı çalıntı araç ve sahte ehliyete ilişkin resmi belgede sahtecilik ve hırsızlık suçlarından İstanbul 51. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/431 Esas sayılı dosyasından görülen dava ile tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, sanığın ihbar üzerine yakalandığında sahte olarak üretilmiş paraları üzerinde bulundurduğu anlaşılmakla, Mahkemece verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın ve Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Kayseri 3.Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.07.2016 tarihli kararında sanık ve Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın ve Cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.01.2024 tarihinde karar verildi.