Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin, hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İskenderun 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.03.2016 tarihli ve 2016/9 Esas, 2016/291 Karar sayılı kararı ile sanığın kenevir ekme suçundan, 2313 sayılı Uyuşturucu Maddelerin Murakabesi Hakkında Kanun'un (2313 sayılı Kanun) 23 üncü maddesinin son fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi ve 58 inci maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
Sanığın temyiz sebepleri özetle; hükmü temyiz ettiğine ilişkindir.
Sanığın ikametinde uyuşturucu madde bulundurduğu ve sattığına yönelik bilgi edinilmesi üzerine alınan arama emrine istinaden sanığın ikametinin bahçesinde yapılan aramada ekili vaziyette 2 kök dişi kenevir bitkisi ele geçirilen olayda; kenevir bitkilerinin ele geçirildikleri yer, miktarı, ele geçiriliş şekli, ev arama, olay tutanağı, kriminal raporlar, sanığın ikrarı ve tüm dosya kapsamına göre üzerine atılı suçtan mahkûmiyetine, adli sicil kaydında tekerrüre esas sabıkası bulunduğundan tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından sanığın temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, aşağıdaki husus dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
Sanık hakkında temel cezanın belirlenmesine ilişkin kanun maddesinin 2313 sayılı Kanun'un 23 üncü maddesinin "beşinci fıkrasının ikinci cümlesi" olarak gösterilmesi gerekirken "23/son maddesi" şeklinde yazılmasının hukuka aykırı olduğu değerlendirilmiş, ancak bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İskenderun 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.03.2016 tarihli ve 2016/9 Esas, 2016/291 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA; bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322'nci maddesi gereği hükmün;
Birinci paragrafındaki "23/son" ibaresinin hükümden çıkarılarak yerine "23 üncü maddesinin beşinci fıkrasının ikinci cümlesi" ibaresinin eklenmesi,
Suretiyle, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
24.01.2024 tarihinde karar verildi.