Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
İstanbul 11. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.02.2016 tarihli ve 2015/360 Esas, 2016/65 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında özel belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 207 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

Sanığın temyiz istemi gerekçesizdir.

1. Beyaz eşya firmasında satış elemanı olarak çalışan sanık ...'in, şikayetçi ... tarafından çeyiz olarak satın alınıp, mağazada emanet olarak bıraktığı beyaz eşyalardan olan bulaşık makinesini teslim etmemesine rağmen teslim etmiş gibi sahte teslimat fişi düzenleyip, bu bulaşık makinasını spot olarak satmak suretiyle özel belgede sahtecilik suçunu işlediği iddia ve kabul edilmiştir.

2. Sanık suçlamayı kabul etmiş, sahte teslimat fişini kendisinin düzenlediğini beyan etmiştir.

3. Suça konu belge aslı emanete alınmamış, mahkemesince incelenmemiştir.

4. Mahkemesince sanığın atılı suçu işlediği kabul edilerek temyize konu mahkumiyet kararı verilmiştir.

Suça konu belge aslının Adli Emanette bulunmadığı, dosya kapsamında ise yalnızca fotokopisinin bulunduğu anlaşılmakla suça konu belge aslının araştırılması, bulunduğu takdirde duruşmaya getirtilerek aldatıcılık niteliği hususunda incelenip özelliklerinin duruşma tutanağına yazılması ve denetime olanak verecek şekilde dosya içine konulması, belge aslının elde edilememesi ve belgenin onaysız fotokopiden ibaret olduğunun anlaşılması durumunda ise hukuki sonuç doğurmayacağı ve sahtecilik suçunun oluşmayacağı dikkate alınmadan hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul 11. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.02.2016 tarihli ve 2015/360 Esas, 2016/65 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

24.01.2024 tarihinde karar verildi.