SUÇLAR: Banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması, dolandırıcılık
HÜKÜMLER: Beraat
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1-Uşak Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 20.03.2014 tarihli İddianamesi ile sanık hakkında banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması ve dolandırıcılık suçlarından kamu davası açılmıştır.
2-Uşak 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.06.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında, banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması ve dolandırıcılık suçlarından beraat kararları verilmiştir.
Katılan vekilinin temyiz istemi; suçların sübutuna, eksik değerlendirme ile haksız, hukuka ve kanuna aykırı kararlar verildiğine, ilişkindir.
İncelemeye konu olay; sanığın uzaktan akrabası olan katılana, daha önce çalıştığı bankalarda tanıdıkları olduğunu ve kredi kartlarına özel kampanya paketlerinden faydalandırabileceğini söylemesi, katılanın bu duruma inanarak kendisine ait iki adet kredi kartını sanığa vermesi, sanığın katılanın bilgisi ve rızası dışında değişik zamanlarda kartları birden fazla kez kullanarak alışveriş yapması, nakit avans çekmesi, iddiasına ilişkindir.
A. Sanık hakkında dolandırıcılık suçundan kurulan hüküm yönünden
Sanığa yüklenen suçun Kanun maddesinde öngörülen cezasının türü ve üst sınırı itibariyle 5237 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının e bendinde öngörülen 8 yıllık olağan dava zamanaşımının, zamanaşımını kesen son işlem olan savunmasının alındığı 16.09.2014 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
B. Sanık hakkında banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçundan kurulan hüküm yönünden
Tüm dosya kapsamına göre; sanığın uzaktan akrabası olan katılana, daha önce çalıştığı bankalarda tanıdıkları olduğunu ve kredi kartlarına özel kampanya paketlerinden faydalandırabileceğini söyleyerek, katılanı bu duruma inandırıp katılandan iki adet kredi kartını aldığı, katılanın bilgisi ve rızası dışında değişik zamanlarda kartları birden fazla kez kullanarak alışveriş yapıp, nakit avans çektiği, anlaşılmakla; katılanın anlatımını doğrulayan ... ve ... bankalarının müzekkere cevapları ile sanığın suçtan kurtulmaya yönelik inkara dayalı savunması karşısında, sanığın eylemine uyan 5237 sayılı Kanun'un 245 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçundan mahkumiyeti yerine, yasal ve yerinde olmayan gerekçe ile yazılı şekilde beraat hükmü kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.
A. Sanık hakkında dolandırıcılık suçundan kurulan hüküm yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle Uşak 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2014/225 Esas, 2016/970 Karar ve 09.06.2016 tarihli kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
B. Sanık hakkında banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçundan kurulan hüküm yönünden
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Uşak 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2014/225 Esas, 2016/970 Karar ve 09.06.2016 tarihli kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesi'ne gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na TEVDİİNE,
24.01.2024 tarihinde karar verildi.