2-... Gıda Tarım Hayvancılık Taşımacılık Ambalaj İnşaat İmalat İthalat İhracat Ticaret ve Sanayi Limited Şirketi vekili Avukat ...
ASLİ MÜDAHİL: Türkiye Garanti Bankası A.Ş. vekili Avukat ... ...

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalılardan... Gıda Tarım Hayvancılık Taşımacılık Amb. İnş. İml. İth. İhr. Tic.ve San. Ltd. Şti. ile dava dışı olup, alacağını müvekkili şirkete temlik etmiş olan Asya Katılım Bankası A.Ş. arasında 11.02.2013 tarihli Genel Kredi Sözleşmesinin akdedildiğini, borçlu şirketin kredi hesabının kat edildiğini ve borç ödenmediğinden, davalı borçlu aleyhine İstanbul 19. İcra Müdürlüğünün 2013/12591 sayılı dosyası ile takip yapıldığını, borçlu şirketin acz halinde olduğunu, borçlu şirketin adına kayıtlı bulunan, ...İli, Merkez İlçesi, ... Mahallesi, 4098 ada, 3 parselde kayıtlı tek katlı karkas 3 adet fabrika binası ve arsasının zemin kat 3 no.lu bağımsız bölümünde kayıtlı fabrika nitelikli taşınmazın,... Gıda Tarım Hayvancılık Taşımacılık Ambalaj İnş. İmal. İth. İhr. Tic. ve San. Ltd. Şti. adına kayıtlı iken 19.02.2013 tarihinde, 332.000,00 TL bedelle borçlu şirketin kefili, dava dışı Burhan Karakoç'un kardeşi diğer davalı ...'a devrettiğinin anlaşıldığını beyan ederek davalılar arasındaki tasarrufun iptaline, davacıya İstanbul 19. İcra Müdürlüğünün 2013/12591 sayılı takip dosyasından cebri satış yetkisi tanınmasına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

1. Davalılar vekili cevap dilekçesi ile; tasarrufu istenen taşınmaz üzerinde Garanti Bankası lehine ipotek tesis edildiğini, bu nedenle Garanti Bankası'nın da davaya dahil edilmesi gerektiğini, dava konusu fabrikanın bulunduğu arsanın 3 bağımsız bölümden oluştuğunu, iş bu davanın yalnızca 3 nolu bağımsız bölüm için açıldığını, 1 ve 2 nolu bağımsız bölümlerin hala... Şirketinin üzerinde kayıtlı olduğunu, 11.02.2013 tarihinde Asya Katılım Bankasından kredi çekilmiş ise de, teminat olarak ipotek gösterildiğini, ipotek gösterilen taşınmazın da ekspertiz raporunda borcu fazlasıyla karşılayacak değerde olduğunu ileri sürerek, davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini savunmuştur

2. Asli müdahil vekili cevap dilekçesinde; müvekkili banka tarafından davalı... Gıda Tarım Hayvancılık Taşımacılık Ambalaj İnş. İmal. İth. İhr. Tic. ve San. Ltd. Şti.'ne kredi kullandırıldığını, bu kredinin teminatını oluşturması adına diğer davalı ...'un maliki olduğu ...İli, Merkez İlçesi, ... Mahallesi, 4098 ada, 3 parselde kayıtlı tek katlı karkas 3 adet fabrika binası ve arsasının zemin kat 3 nolu bağımsız bölüm fabrika vasıflı taşınmaz üzerine müvekkili banka lehine 08.04.2013 tarih ve 5888 yevmiye numarası ile 1.650.000,00 TL ipotek tesis edildiğini, kredi borcunun davalı borçluya gönderilen ihtarnamelere rağmen de ödenmemesi üzerine ipotekli taşınmaz ile ilgili olarak Ankara 13. İcra Müdürlüğü'nün 2013/12557 sayılı dosyası ile ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi başlattıklarını, davacı taraftan daha önce borçlu şirketten alacaklı konuma gelen müvekkili bankanın ipotek hakkını etkisiz ... getirecek olan bu davanın kabul edilmesinin mümkün olmadığını, TMK 1023 üncü maddesi gereğince tapu kaydına iyiniyetle dayanarak taşınmaz üzerine ipotek konulmuş olduğunu, İİK 282 nci maddesi gereğince de iptal davasının iyi niyetli üçüncü şahısların haklarını ihlal edemeyeceğini, açılan dava sonucu verilecek kabul kararı ile müvekkili banka ipoteğinin fekkine karar verilmesinin hatalı olacağını, bu nedenlerle davalılar yanında davaya müdahale taleplerinin kabulüne karar verilmesini, açılan davanın reddine karar verilmesini, davanın kabulüne karar verilmesi halinde müvekkili bankanın iyi niyetli üçüncü kişi olduğunun kabul edilerek tapu sicil kayıtlarına güvenerek tesis ettiği ayni hakkının devamına karar verilmesini istemiştir.

Mahkemenin 08.11.2018 tarihli ve 2016/41 Esas ve 2018/180 Karar sayılı kararıyla; HMK 65 inci md. gereğince yerinde görülen asli müdahale talebinde, iyiniyetli 3. kişi konumunda olan asli müdahil bankanın 08.04.2013 tarih 5888 yevmiye sayılı ipoteğinin dayanağının 06.12.2012 tarihli genel kredi sözleşmesi olduğu ve davacının borcun doğum tarihi olan 11.02.2013 tarihinden öncesine ait olduğu, bu itibarla asli müdahilin ipotek hakkının korunmasına yönelik talebin kabulü gerektiği, asli müdahilin ipotek hakkı korunmak kaydıyla, dava konusu tasarrufun davacının borcunun doğumundan kısa bir süre sonra yapıldığı, dosyaya sunulan haciz tutanakları ve kıymet takdir raporlarına göre aciz halinin gerçekleştiği, iptale konu tasarrufun davalı şirket yetkilileriyle öz kardeşi arasında yapıldığı, tapudaki satış bedeli ve gerçek rayiç değeri arasında 3 misline yakın oranda fark bulunduğu, bu itibarla muvazaa olgusunun sübuta erdiği anlaşılmakla;

1- Asli müdahilin davasının kabulüyle, dava konusu taşınmaz üzerindeki 08.04.2013 tarih 5888 yevmiye sayılı ipotek hakkının korunmasına,

2- Davacının davalı şirkete ve gerçek kişiye yönelik davasının kabulüyle, dava konusu taşınmaz üzerinde asli müdahilin ipotek hakkı korunmak kaydıyla ...merkez, ... mahallesi, 4098 ada, 3 parselde kayıtlı tek katlı karkas 3 adet fabrika binası ve zemin kat 3 nolu bağımsız bölüm olarak kayıtlı fabrika vasıflı taşınmazın 19.12.2013 tarihli davalı ...'a satışına ilişkin tasarrufun davalı şirket alacağıyla sınırlı olmak üzere iptaliyle, tapu kaydında düzeltme yapılmaksızın İstanbul 19. İcra Dairesinin 2013/12591 sayılı takip dosyasına konu davacı alacağı yönünden taşınmaz üzerinde davacı lehine cebri icra yetkisi tanınmasına, karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Davacı vekili istinaf dilekçesinde; taşınmazın devri sonrasında tesis edilen ipoteğin tasarrufun iptali davası açan alacaklıya karşı önceliği bulunmadığından asli müdahil T. Garanti Bankası A.Ş.'nin davasının reddine karar vermesi gerektiğini beyan ederek istinaf taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

Davacının açtığı tasarrufun iptali davası kabul ve davalılar arasındaki tasarruf işlemi iptal edildiğine ve tasaruf ve dava konusu taşınmaz mülkiyetinde de değişiklik bulunmadığına göre, başka bir ifade ile “Tasarrufun iptal davası ile borçlu tarafından geçerli olarak yapılan tasarruf işlemlerinin – davacı bakımından - hükümsüz olduğunun tespit ve hüküm altına alınmış bulunulmasına göre, dava konusu tasarruf tarihinden sonra dava konusu taşınmaz üzerine konan haciz, ipotek vs işlemlere dayalı olarak hak iddia edilmesi İK 277 vd. madde hükümlerine göre mümkün değildir. Bu halde iptal edilen tasarrufa konu taşınmaz üzerine, iptal edilen tasarruf tarihinden sonra konan haciz, ipotek gibi hakların sahibinin iyi niyetli olup olmamasının da bir önemi bulunmamaktadır. Tasarrufun iptali kararı ile sonuçta 3. kişinin borçlu ile yaptığı işlemin davacı alacaklı bakımından hükümsüz olduğu kabul edildiğine göre, bunun istisnası, tasarruf ve dava konusu taşınmazı borçludan devralan 3. kişinin, daha sonra bu taşınmazı 4. kişiye devretmiş ve devralanının da dava edilmemiş olması veya taşınmazın ipoteğin paraya çevrilmesi talepli takip sonucu satılması halidir ki bu durumda dava, İİK 283 üncü maddesi gereğince tazminata taalluk edecektir.

Mahkemece, davacı alacaklının açtığı tasarrufun iptali davasının kabulüne karar verilmiş olmasına ve borçlu tarafından geçerli olarak yapılan tasarruf işlemlerinin "davacı bakımından" hükümsüz olduğunun tespit ve hüküm altına alınmış bulunulmasına göre, 3. kişi ile müdahil arasında yapılan ipotek tesis işleminin de "davacı bakımından" hüküm ifade etmeyeceğinin kabulü ile asli müdahilin ipoteğe bağlı haklarının korunmasına ilişkin talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile kabulüne karar verilmesi hatalı ise de bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, belirtilen yanlışlığın HMK m.353/1-b/2 uyarınca dairemizce giderilmesi mümkün bulunmuştur.

Hal böyle olunca, davacı vekilinin istinaf itirazının yukarıda açıklanan nedenlerle kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının HMK m.353/1-b/2 uyarınca kaldırılmasına, kaldırma gerekçesine uygun şekilde asli müdahaleye ilişkin davanın reddine karar verilmesi suretiyle yeniden hüküm tesis edilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır. Gerekçe uyarınca;

1-İstanbul 12. Asliye Hukuk Mahkemesinin 08.11.2018 tarih ve 2018/307 E., 2018/467 K. sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun HMK m. 353/1/b-2 uyarınca kabulüne,

2- İstanbul 12. Asliye Hukuk Mahkemesinin 08.11.2018 tarih ve 2018/307 E., 2018/467 K. sayılı kararının kaldırılmasına,

A-Asli Müdahilin ipoteğe bağlı haklarının korunmasına ilişkin davasının reddine,

B-Davacının davalı şirkete ve gerçek kişiye yönelik davasının kabulüyle, dava konusu ...merkez, ... mahallesi, 4098 ada, 3 parselde kayıtlı tek katlı karkas 3 adet fabrika binası ve zemin kat 3 nolu bağımsız bölüm olarak kayıtlı fabrika vasıflı taşınmazın 19.12.2013 tarihli davalı ...'a satışına ilişkin tasarrufun davalı şirket alacak ve ferileriyle sınırlı olmak üzere iptaline, tapu kaydında düzeltme yapılmaksızın İstanbul 19. İcra Dairesinin 2013/12591 sayılı takip dosyasına konu davacı alacağı ve ferileri yönünden taşınmaz üzerinde davacı lehine cebri icra yetkisi tanınmasına, karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asli müdahil vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Asli Müdahil vekili; dava konusu gayrımenkul kaydına müvekkil lehine, 08.04.2013 tarihinde 1.650.000,00 TL limitli ipotek tesis edildiği, davalı 3. kişinin dava konusu gayrımenkulü 08.02.2013 tarihinde edindiği, davacının alacağının muacelliyet tarihinin ise 08.04.2013 tarihi olduğu, müvekkilin iyi niyetli olduğu, tapu kütüğündeki tescile iyiniyetle dayanarak mülkiyet ve ayni hak kazanımının korunacağı, iptal davasının da iyi niyetli 3. kişilerin haklarını ihlal edemeyeceği, müvekkili bankanın kötü niyetli olduğunun da ispat edilemediği gerekçesi ile kararın bozulmasını talep etmiştir.

Dosya içeriğine, mahiyeti ve kapsamına göre uyuşmazlık, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 277 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.

6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 inci maddesinin birinci fıkrası ve 371 inci maddesi, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 277 ve devamı maddelerinde düzenlenen tasarrufun iptali hükümleri.

Dava konusu; ...İli, Merkez İlçesi, ... mahallesi, 4098 ada, 3 parselde kayıtlı fabrika binası davalı borçlu... Gıda Tarım Hayvancılık Taşımacılık Amabalaj İnş. İmal. İth. İhr. Tic. ve San. Ltd. Şti adına kayıtlıyken 19.02.2013 tarihinde davalı ...'a devredilmiştir.

... dava konusu gayrımenkulü, çektiği ve çekeceği kredilere teminat olmak üzere asli müdahil Garanti Bankasına 08.04.2013 tarihinde ipotek ettirmiştir. Asli müdahil Garanti Bankası da tapu kaydına güvenerek davalı ...'a kredi kullandırmış ve kredinin teminatını teşkil etmek üzere de dava konusu gayrımenkul kaydına ipotek koydurtmuş, kulanılan kredilerin geri ödenmemesi üzerine de asli müdahil tarafından davalı ... aleyhine Ankara 13. İcra Müdürlüğü'nün 2013/12557 sayılı dosya ile ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takibe geçilmiştir.

İpotek; şahsi bir alacağı teminat altına almaya yarayan ayni bir haktır. Taşınmaz rehni tapu kütüğüne tescil ile kurulur, taşınmaz rehninin kurulmasına ilişkin sözleşmenin geçerliliği, resmî şekilde yapılmış olmasına bağlıdır.

Davacı alacaklı tarafından asli müdahil Garanti Bankasının kötü niyetli olduğu beyan edilmemiş, ipoteğin de iptal edilmesine karar verilmesi talep edilmemiştir.
Bu durumda ipoteğin ayni hak olmasına, asli müdahil Garanti Bankasının kötü niyetli olduğunun iddia ve ispat edilmemesine, tapu kaydına güven ilkesinin esas olmasına tapuda ipotek resmi senedinin düzenlenmiş olmasına göre; ipotek hakkının korunmasına karar verilmesi gerekirken, Bölge Adliye Mahkemesince davalılar arasındaki tasarrufun iptaline karar verilmiş olduğu gerekçesi ile ipoteğe bağlı hakların korunmasına ilişkin davasının reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.

Açıklanan sebeplerle;

Değerlendirme bölümünde yer alan sebeplerle asli müdahil vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde asli müdahile iadesine,

HMK nun 373/2 hükmü gereğince; dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

24.01.2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.