Taksirle öldürme suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelendi gereği düşünüldü;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin lehe hükümlerin uygulanmaması gerektiğine, sanık müdafinin ise eksik incelemeye, kusur durumuna ve sair nedenlere ilişkin temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Dosya içeriğine göre; ölen, sanığa ait mobilya atölyesinde işçi olarak çalıştığı, 13/05/2014 günü saat 11.30 sıralarında zımpara makinesiyle çalıştığı esnada elektrik akımına kapılması şeklinde meydana gelen ve vücudundan elektrik akımı geçmesine bağlı olarak gelişen komplikasyonlar sonucu öldüğü olayda, taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde; TCK'nın 61/1. ve 22/4. madde ve fıkralarında yer alan ölçütlerden olan failin kusuru, meydana gelen zararın ağırlığı, suçun işleniş biçimi ile suçun işlendiği yer ve zaman nazara alınmak suretiyle, aynı Kanunun 3/1. maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerekirken, sanığın asli kusurlu olarak bir kişinin ölümüne sebebiyet verdiği, adalet ve hakkaniyet kuralları uyarınca cezada orantılılık ilkesi gözetilerek alt sınırdan uzaklaşmak suretiyle ceza tayini gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurularak sanık hakkında eksik cezaya hükmolunması;
Kabule göre de;

Gerekçeli karar başlığına suç kısmına "taksirle öldürme" yerine "taksirle bir kişinin yaralanması" olarak yazılması,
Sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/1. maddesi uyarınca hükmolunan 2 yıl 3 ay hapis cezasından TCK'nın 62. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapıldıktan sonra sonuç cezasının 1 yıl 10 ay 15 gün belirlenmesi gerekirken hesap hatası yapılarak 1 yıl 11 ay 15 gün olarak belirlenmesi,
Kanuna aykırı olup, katılan vekili ve sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 01.06.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.