İstinaf istemlerinin düzeltilerek esastan reddi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstinaf bozması sonrası, Batman 1.Ağır Ceza Mahkemesinin 04.12.2020 tarih ve 2020/138 Esas, 2020/586 Karar sayılı kararı ile,
a. Sanık ...'in katılan ...'e karşı kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 inci maddesinin birinci fıkrası, 58 inci maddesi ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve hak yoksunluklarına,
b. Sanık ...'in katılan ...'e karşı kasten öldürmeye teşebbüs suçundan 5237 sayılı Kanun'un 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 inci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 03.02.2021 tarihli ve 2021/131 Esas, 2021/98 Karar sayılı kararı ile, sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca hak yoksunlukları yönünden düzeltilerek ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
1.Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; öldürme kastı olmadığından bahisle suç vasfına, eylemin kasten yaralama kapsamında kaldığına, haksız tahrik bulunduğuna, delillerin hatalı değerlendirildiğine ve sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
2.Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; suçun sanık tarafından işlenmediğine, subuta, delillerin hatalı değerlendirildiğine, kesin delil bulunmadığından beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Katılanın kardeşine borç veren kişinin sanık ... oluşu, taraflar arasında bu nedenle bir husumetin varlığı, kullanılan sopanın suça elverişli oluşu, hedef alınan vücut bölgesi, darbe sayısı ve darbelerin niteliği, katılanın hayati tehlike geçirmiş olması, sanıkların eylemine son verme şekli, Abdulsamet'in ifadesinde gözü dönerek katılanın baş bölgesine sopa ile vurduğu, katılan hareketsiz kalınca eylemine son verdiği şeklindeki ikrarı, katılanın arabadan sopaları getirenin sanık ... olduğuna dair beyanı, katılanın kendisine sopayla vuranın sanıklar olduğuna dair beyanları bir bütün halinde değerlendirildiğinde sanıkların üzerine atılı kasten öldürmeye teşebbüs suçundan cezalandırılmalarına, sanıkların eyleminin yoğunluğu, katılanda meydana gelen yaralanmanın niteliği nazara alınarak alt sınırdan uzaklaşılmasına, katılandan sanıklara gelen haksız bir hareketin bulunmadığı, sanıkların ısrarla katılanı aradığı, tehdit ettiği, iş yerine giden katılanı durdurduğu, katılana ilk olarak sanıkların vurduğu hususları birlikte değerlendirildiğinde ilk haksız hareketin sanıklardan geldiğinin kabulü gerektiği anlaşılmakla sanıkların katılana yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçunu işledikleri kabul edilerek buna göre uygulamalar yapıldığı belirlenmiştir.
2. Sanık savunması, tanıkların anlatımları, Batman Adli Tıp Şube Müdürlüğü'nün 11/05/2020 ve 03.06.2020 tarihli raporları, yazı cevapları, nüfus ve adlî sicil kayıtları, tutanaklar ve diğer tüm deliller dava dosyasında mevcuttur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, düzeltmeye konu olan hususlar dışında bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, dosyada mevcut delillerin isabetli şekilde değerlendirildiği, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eylemlerin vasıflandırılmasında isabetsizlik bulunmadığı, katılandaki yaralanmaların niteliği dikkate alındığında teşebbüs nedeniyle belirlenen ceza miktarlarında bir isabetsizlik bulunmadığı, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımlarının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği, sanıkların eylemleri ile orantılı şekilde ceza tayin edildiği, sanıkların lehine haksız tahrik indiriminin uygulanma koşullarının oluşmadığı ve eksik incelemenin bulunmadığı anlaşıldığından sanıklar müdafiilerinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 03.02.2021 tarihli ve 2021/131 Esas, 2021/98 Karar sayılı kararında sanıklar müdafilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN AYRI AYRI ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Batman 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
16.04.2024 tarihinde karar verildi.