Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının davalı iş yerinde 26/06/2004 tarihinde benzin istasyonunda pompacı olarak işe başladığını, çalışmasının iş akdinin feshedildiği 09/11/2013 tarihine kadar devam ettiğini ve bu tarihte işten çıkarıldığını, işten çıkarılırken iradesi fesada uğratılmak suretiyle kendisine ibraname imzalatıldığını, takriben 10 yıla yakın davalı iş yerinde çalışan davacının iradi olarak haklarından feragat etmeyeceğinin açık olduğunu, ibranameyi kabul etmediklerini, haksız ve geçersiz sebeple işten çıkarıldığını ileri sürerek, kıdem, ihbar tazminatları ile fazla mesai ücreti, ulusal bayram genel tatil ücreti ve yıllık izin ücreti alacaklarının davalıdan tahsilini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının davalı şirketin akaryakıt istasyonunda pompacı olarak çalıştığını, davacının birçok kez şi akdinin fesih nedeni olan akaryakıt alan ticari müşterilere ait indirim kartıları ile indirim hakkı ve kartı olmayan müşterilere indirimli akaryakıt vermek ve verilen bu akaryakıta ait fişleri şirketten o an itibariyle alım yapmamış olan başka araçlara kesmek suretiyle ve indirim kartı olmaksızın fiş alıp alamayacağını sormak suretiyle fiş almak istemeyen müşterilere verilen akaryakıtın fişlerini başka araçların plakalarına keserek şirketi zarara uğrattığı ve haksız kazanç elde ettiği konusunda uyarılarda bulunulduğunu, savunmalarının alındığını, buna ilişkin tutanak tutulduğunu,davalı şirketin gerek otomasyon kayıtları, gerekse kamera kayıtları üzerinde belirli aralıklarla yaptığı kontroller sırasında davacının 09/11/2013 tarihinde kendisine yapılan tüm uyarılara rağmen ısrarla akaryakıt alan ticari müşterilere ait indirim kartları ile indirim hakkı ve kartı olmayan müşterileri indirimli akaryakıt verdiğini verilen bu akaryakıta ait fişlerin davalı şirketten o an itibariyle alım yapmamış olan başka araçlara kestiğini ve bu şekilde şirketi zarara uğrattığını, bu durumun anlaşılması üzerine iş akdinin Kocaeli 6. Noterliği'nin 14/11/2013 tarih, 29892 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile İş Kanunu 25/II-e maddesi uyarınca feshedildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacıya 29/09/2012 tarihinde indirim kartı uygulamasıyla ilgili uyarı verildiği, 09/11/2013 tarihinde davalı işveren tarafından tüm çalışanlara bilgilendirme ve uyarıda bulunulduğu ve aynı şekilde indirim kartı uygulaması konusunda yeniden çalışanlara uyarı verildiği ve tekrar edilmesi halinde iş akdinin feshedileceğinin bildirildiği ve davacının iş akdinin de çalışanlara uyarı ve ihtar verildiği, 09/11/2013 tarihi itibariyle feshedildiği, bu durumda davalı işverenin davalı iş yerinde çalışanların indirim kartı uygulamasını yakıt alan aracın plakası yerine başka araçların plakasına yazılması nedeniyle 09/11/2013 tarihi itibariyle uyarıda bulunularak bu tür uygulamaları devam ettiği, tekrar edilmesi halinde iş akdinin feshedileceği belirtildiği halde davacının aynı tarih itibariyle iş akdinin feshedilmiş olduğu, bu nedenle davacıya en azından tüm çalışanlara verilen genel bir uyarı sonrasında bir zaman tanınarak feshin son çare olması ilkesi göz önünde bulundurulması gerektiği, kaldı ki davacının bu tür hareketleri nedeniyle daha önceden uyarı aldığı göz önüne alınarak davalı işverenin güven ilişkisinin zedelendiği düşünülse dahi bunun da geçerli fesih nedeni olabileceği ve tüm bu nedenlerle ortada haklı bir fesih bulunmadığından kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-İş sözleşmesinin, işçinin doğruluk ve bağlılığa aykırı davranışları sebebiyle işverence haklı olarak feshedilip feshedilmediği noktasında taraflar arasında uyuşmazlık söz konusudur.
4857 sayılı İş Kanununun 25 inci maddesinin (II) numaralı bendinde, ahlâk ve iyi niyet kurallarına uymayan haller sıralanmış ve belirtilen durumlar ile benzerlerinin varlığı halinde, işverenin iş sözleşmesini haklı fesih imkânının olduğu açıklanmıştır. Yine değinilen bendin (e) alt bendinde, işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak, işverenin meslek sırlarını ortaya atmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan işçi davranışlarının da işverene haklı fesih imkânı verdiği ifade edilmiştir. Görüldüğü üzere yasadaki haller sınırlı sayıda olmayıp, genel olarak işçinin sadakat borcuna aykırılık oluşturan söz ve davranışları işverene fesih imkânı tanımaktadır.
Somut uyuşmazlıkta, davacının iş akdi, davalıya ait işyerinde akaryakıt alan ticari müşterilerine ait indirim kartları ile indirim hakkı ve kartı olmayan müşterilere indirimli akaryakıt verdiği, bu alışverişe ilişkin fişleri o an itibariyle şirketten alım yapmayan başka araçlara kestiği ve şirketi bu şekilde zarara uğrattığı ve haksız kazanç elde ettiğinin tespit edildiği, daha önce de aynı şekildeki davranışlarına karşılık kendisinin uyarıldığı, uyarılara rağmen aynı şekilde satış yapmaya devam ettiği gerekçesiyle İş Kanununun 25/II-e bendi uyarınca feshedilmiştir.
Dosya içeriğine göre, fesih konusu olayla ilgili olarak davacının 29.09.2012 tarihinde yazılı uyarı aldığı, aynı alışkanlığın tekrar edilmesi halinde iş akdinin feshedileceğinin bildirildiği, aynı tarihte davacı dahil tüm çalışanlara bilgilendirme ve uyarıda bulunulduğu, yine benzin alımı sırasında kullanılan kart uygulaması konusunda davacı dahil tüm çalışanlara imzaları karşılığında 11.01.2013 tarihinde bilgilendirme yapıldığı ve 09.11.2013 tarihinde davacının iş akdinin feshedildiği anlaşılmıştır.
Davalı işveren, gerek şirketin bilgisayar otomasyon kayıtları gerekse kamera kayıtları üzerinde belirli aralıkla yapılan kontroller sırasında davacının kendisine yapılan tüm bu uyarılara rağmen ısrarla fesih konusu eylemleri yapmaya devam ettiğini savunmuş ve bu kayıtlara ilişkin “CD” sunmuştur. Mahkemece dosyada mevcut “CD” kaydının çözümü yaptırılarak, davacının uyarı aldığı 29.09.2012 tarihi ile fesih tarihi arasında söz konusu eylemleri hangi tarihler arasında ve ne şekilde gerçekleştirdiği somut olarak araştırılıp ortaya konulduktan sonra feshin haklı olup olmadığı konusunda bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalıdır.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 14.10.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.