Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacılar vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacılar vekili dava dilekçesinde; 18.12.2020 tarihinde meydana gelen tek taraflı trafik kazasında araç sürücüsü olan desteğin vefat ettiğini, aracın Quıck Sigorta A.Ş tarafından ZMSS poliçesi ile sigortalı olduğunu, kaza tespit tutanağında ve kusur raporunda meydana gelen kazada araç sürücüsü ...'nin kusurlu olduğunun belirlendiğini, ...'nin ölümü nedeniyle eşi ... ve 2008 doğumlu oğlu ...'nin destekten yoksun kaldıklarını, bu sebeplerle her bir davacı için şimdilik 10.000,00'er TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde; kazanın meydana geldiği yer mahkemesinin yetkili olduğunu, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 97 nci maddesi ve ZMSS Genel Şartları C.7 maddesine göre öncelikle sigorta şirketine başvurunun zorunlu olduğunu, yargılamaya konu olayda ise davacı tarafın zararın hesaplanması için zorunlu olan belgeleri ibraz etmediklerini, bu nedenle başvurunun usulüne uygun yapılmadığını ve dava şartı noksanlığı sebebi ile davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davaya konu zararın teminat dışı olduğunu, davacının taleplerinin haksız ve kanuna aykırı olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; rizikonun teminat dışı olduğu belirtilip Yargıtay HGK'nın 2021/17 - 19 E. - 2021/181 K. sayılı ilamı gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; davaya konu kazanın AYM'nin 2918 sayılı Yasanın 90 ve 92 nci maddelerinin kimi bölümlerini iptal kararından sonra vuku bulması sebebiyle taleplerinin teminat dahilinde olduğunun kabul edilmesi gerektiğini, dosyanın karara çıkması nedeniyle vekalet ücretinin yarısına hükmedilmesi gerekirken mahkemece tam vekalet ücretine hükmedildiğini, bu yönden de hatalı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Hukuk Genel Kurulunun 20/04/2021 tarihli ve 2020/(17)4-191 E. - 2021/514 K. ile aynı tarih 2021/(17)4-86 E. - 2021/516 K. sayılı ilamlarında ayrıntılı biçimde açıklandığı üzere sigorta şirketleri ya da Güvence Hesabına yönelik açılan davalarda yeni Genel Şartların yürürlüğe girdiği 01.06.2015 tarihinden sonra meydana gelen kazalarda, aynı şekilde trafik sigortası bulunan araçlar için bu tarihten sonra düzenlenen poliçeler sebebiyle hak sahibinin ya da desteğin kendi kusuruyla kazaya sebebiyet vermesi durumunda geride kalan hak sahiplerinin destekten yoksun kalma tazminatı talep edemeyeceğinin kabul edildiği, ölen desteğin sürücü ya da işleten olmasının neticeyi değiştirmeyeceği, buna göre somut olayda; çekici ve dorsenin şoförü olan desteğin 18.12.2020 tarihinde sevk ve idaresindeki aracı tır parkına park edip araçtan biraz uzaklaştığı sırada aracın hareket ettiğini fark etmesi üzerine aniden araca yönelip sağından vasıta içine girerek aracı durdurmaya çalıştığı sırada, araçlar arasına sıkışarak vefat ettiği, davacı tarafın müteveffanın sürücülüğünü yaptığı aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısından destekten yoksun kalma tazminatı talep ettikleri, kaza ve poliçe tarihine göre rizikonun sigorta teminatı dışında kaldığı şeklindeki İlk Derece Mahkemesi gerekçesi hatalı olsa da nihayetinde davanın reddine hükmedilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu, ayrıca davanın esastan reddine karar verilmiş olması, somut olayda Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 6 ncı maddesinin uygulama koşullarının bulunmaması sebebiyle vekalet ücretinin usulünce belirlenmiş olması da nazara alınarak davacıların istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun “Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Dışında Kalan Hususlar” başlıklı 92. maddesinde belirtilen teminat dışı haller ile Genel Şartlarda yer alan teminat dışı haller karşılaştırıldığında sürücünün kusuru ile meydana gelen kazalarda hak sahiplerinin talepte bulunamayacağına dair düzenlemenin kanun maddesinde sayılmadığını, bu halin genel şartların A.6 maddesinde ayrıca düzenlendiğini, Kanunun 92. maddesinde yer alan teminat dışı haller dışında ayrıca aynı maddenin (i) bendi ile Genel Şartlara atıf yapıldığını, Genel Şartlarda ise teminat dışı hallerin belirtildiğini, Kanunda yer alan teminat dışı haller ile Genel Şartlarda yer alan teminat dışı haller karşılaştırıldığında destekten yoksun kalanların desteğin kusurundan dolayı tazminat talep edemeyeceğine dair düzenlemenin Genel Şartlarda yer aldığı, Genel Şartlara atıf yapan kanun hükmünün iptal edilmiş olması, iş bu davaya konu kazanın iptal kararından sonra vuku bulması sebebiyle davacıların taleplerinin teminat dahilinde olduğunun kabulü gerektiğini, ayrıca ön inceleme duruşma tutanağının imzalanmasından evvel davanın karara bağlanması sebebiyle vekalet ücretinin yarısına hükmedilmesi gerekirken tam vekalet ücretine hükmedilmesinin doğru olmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

davalı ... şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanların destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 53 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85,89,90,91 ve 92 nci maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.

Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Açıklanan sebeplerle,
Davacılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacılara yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

24.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.