Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin, hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı başlatılan soruşturmada, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 6545 sayılı Kanun ile değişik 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Kırşehir Cumhuriyet Başsavcılığınca 15.01.2015 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararı verilmiştir.

2. Kırşehir Cumhuriyet Başsavcılığının, 03.09.2015 tarihli iddianamesi ile sanığın 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 58 inci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

3. Kırşehir 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.11.2015 tarihli ve 2015/416 Esas, 2015/462 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu ve uyarıcı madde kabul etmek veya bulundurmak suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 192 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 58 inci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümleri uygulanmasına karar verilmiştir.

A. Cumhuriyet savcısının temyiz isteği özetle; etkin pişmanlık şartları ihtiva etmediği halde uyuşturucu maddenin yakalanması sırasında kolluk kuvvetlerine karşı tutum ve davranışları gerekçe gösterilerek yeterli olmayan gerekçe ile etkin pişmanlık hükümleri uygulanarak eksik ceza tayini usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiğine ilişkindir.

B. Sanığın temyiz isteği özetle; kararı lehine temyiz ettiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR (İlk Derece Mahkemesinin Kabulüne Göre)

Mahkemece, sanık hakkında 15.01.2015 tarihinde kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve tedavi tedbirine hükmedildiği ve kararın infazı için Kırşehir Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği ancak sanığın denetim süresi içerisinde 08.07.2015 tarihinde üzerinde daralı ağırlığı 0,25 gram gelen esrar maddesi, 0,25 gram olan sentetik kannabinoid ile 1 adet uyuşturucu hap ele geçirildiği, ele geçen madde üzerinde yapılan inceleme neticesinde, bahse konu maddelerin uyuşturucu maddelerden sentetik kannabinoid ADB-FUBİNACA, AB-CHMINACA ve MDMA içerdiğinin belirtildiği, böylece sanığın sanığın üzerine atılı suçu işlediği anlaşıldığı gerekçesiyle mahkûmiyetine karar verilmiştir.

Mahkûmiyet kararının verildiği 30.11.2015 tarihinden itibaren zamanaşımına uğradığı belirlenmekle, Tebliğname görüşüne iştirak olunmamıştır.

A. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.

B. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin mahkûmiyet karar tarihi olan 30.11.2015 tarihi olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Kırşehir 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.11.2015 tarihli ve 2015/416 Esas, 2015/462 Karar sayılı kararına yönelik sanık ve Cumhuriyet savcısının temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

24.01.2024 tarihinde karar verildi.