Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Suça sürüklenen çocuk hakkında hüküm kurulurken, 5237 sayılı TCK'nın 62. maddesinin aynı Kanun'un 31/3. maddesinden önce uygulanarak TCK'nın 61/5. maddesine muhalefet edilmesi sonuca etkili görülmediğinden ve TCK'nın 141/1,143,35/2 ve 62. maddeleri uyarınca belirlenen 2 yıl 2 ay 7 gün hapis cezasından aynı Kanun'un 31/3. maddesi uyarınca 1/3 oranında indirim yapılırken, 1 yıl 5 ay 15 gün yerine hesap hatası sonucu 1 yıl 5 ay 14 gün hapis cezasına hükmedilmesi suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış, yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.Ancak;
5271 sayılı CMK'nın 150/2. maddesi uyarınca, mahkemesince suça sürüklenen çocuğu savunmak üzere bir avukatın görevlendirilmesi nedeniyle, zorunlu müdafii için ödenen avukatlık ücretinin, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6/3-c maddesindeki düzenlemeye açıkça aykırı biçimde yargılama gideri olarak yükletilmesine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk ve müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, ancak bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak yargılama giderlerine ilişkin bölümden "294,00 TL'lik zorunlu müdafii ücretinin suça sürüklenen çocuktan alınmasına" ilişkin kısmın çıkartılmasına karar verilmek suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 14/11/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.