VASİ: ... vekili Avukat Avukat ...
Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili ile davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekili ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde; 25.10.2017 günü davalı ... sevk ve idaresindeki aracın, tali yolda yaya davacı ...'a çarpması sonucu yaralamalı kaza meydana geldiğini, kaza neticesinde davacının basit tıbbi müdahale ile giderilmeyecek şekilde ağır olarak yaralandığını, 5 gün boyunca bilincinin kapalı olduğunu, kaza neticesinde alzheimer hastalığına yakalandığını ve davacıya vasi atandığını, bu nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 3.000,00 TL maddi tazminatın, 50.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; 25.10.2017 tarihinde davalının sevk ve idaresindeki araç ile seyir halinde iken davacının araç trafiğini kontrol etmeden tali yoldan aniden yola çıkması neticesinde kazanın meydana geldiğini, kazanın davacının kusuru neticesinde meydana geldiği gerekçesi ile açılan ceza dosyasında takipsizlik kararı verildiğini ve davanın Axa Sigorta A.Ş.'ye ihbar edilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosyadaki kusur tespitine yönelik bilirkişi raporları ve davalı tanığı ...'ın beyanları birlikte değerlendirildiğinde meydana gelen kazada %100 kusurlu bulunan davacının maddi ve manevi tazminata yönelik tüm taleplerinin reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; Ankara Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi'nin 11.11.2019 tarihli raporu ile 08.07.2020 tarihli bilirkişi raporu arasında çelişki olduğunu, bu durumda Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi'nin en az yedi uzmanının katılımı ile oluşan genişletilmiş uzmanlar heyetince incelenmesi ve kesin olarak karara bağlanması için dosyanın Ankara Adli Tıp Kurumu'na gönderilmesinin zaruri olduğunu, bu hususun mümkün olmaması durumunda ilgili delillerin toplanması ve usuli işlemlerin yerine getirilmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde; davacı tarafın istinaf yoluna başvurduğunu, davacı yanın istinaf sebeplerinin hiç birini kabul etmediklerini, kusur oranlarının tespiti bakımından aldırılan Ankara ATK Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı'nın 11.11.2019 tarihli raporu uyarınca sürücü ...'a %30, yaya ...'a %70 oranında kusur verildiğini, 16.07.2019 tarihli trafik teknik bilirkişisinin ibraz ettiği rapor ile 11.11.2019 tarihli ATK raporu arasındaki çelişkinin giderilmesi amacıyla İstanbul Teknik Üniversitesinden alınan 08.07.2020 tarihli bilirkişi raporunda davacı yaya ...'ın %100 kusurlu olduğu, davalı ...'ın kusursuz olduğu yönünde görüş bildirildiğini, davacı tarafın 50.000,00 TL manevi tazminat talebinde bulunduğunu, AAÜT'ye göre 50.000,00 TL olan dava değeri yönüyle vekalet ücretinin 7.300,00 TL olacağının açık olduğunu, bu nedenle kararda manevi tazminat için öngörülen 3.400,00 TL vekalet ücretinin düzeltilerek 7.300,00 TL olarak hükme bağlanması gerektiğini belirterek kararın vekalet ücreti yönünden düzeltilmesini talep etmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya kapsamına göre kusur durumuna ilişkin kaza tespit tutanağı içeriği, 16.07.2019 tarihli trafik bilirkişisi raporu ve İTÜ Karayolları Kürsüsü'nden seçilen uzman bilirkişi kurulunun 08.07.2020 tarihli raporunun uyumlu olduğu, bu nedenle davacı tarafın genişletilmiş uzmanlar kurulundan rapor alınması gerektiğine ilişkin istinaf başvurusunun reddi gerektiği, davalı tarafın vekalet ücreti yönünden istinaf sebeplerinin incelenmesinde; AAÜT'nin 10/3 üncü maddesinde manevi tazminat davasının tamamının reddi durumunda avukatlık ücretinin tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre hükmolunacağı belirtilmiş olup mahkemece karar tarihinde yürürlükte olan tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre vekalet ücretinin belirlendiği anlaşıldığından davalı tarafça ileri sürülen istinaf başvurusunun da reddi gerektiği belirtilerek açıklanan nedenler ve tüm dosya içeriğine göre; İlk Derece Mahkemesince taraflarca gösterilen delillerin toplanmasında, değerlendirilmesinde esas ve usul bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı, davacı ve davalının tüm istinaf nedenlerinin yerinde görülmediği gerekçesi ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; Ankara Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi'nin 11.11.2019 tarihli raporu ile 08.07.2020 tarihli bilirkişi raporu arasında çelişki olduğunu, bu durumda Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi'nin en az yedi uzmanının katılımı ile oluşan genişletilmiş uzmanlar heyetince incelenmesi ve kesin olarak karara bağlanması için dosyanın Ankara Adli Tıp Kurumu'na gönderilmesinin zaruri olduğunu, raporlar arasındaki çelişki giderilmeden karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın, davacı yayaya çarpması sonucu davacının yaralanması nedeniyle talep edilen maddi ve manevi tazminata ilişkindir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 ve 56 ıncı maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85,86,89,90 ve 91 inci maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Açıklanan sebeplerle,
Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.