Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bolu Cumhuriyet Başsavcılığının 12.03.2016 tarihli iddianamesiyle, sanık hakkında parada sahtecilik suçundan cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır.
2. Bolu Ağır Ceza Mahkemesinin 26.05.2015 tarihli kararıyla, sanık hakkında parada sahtecilik suçundan 5 yıl hapis ve 2.400,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
Sanığın temyiz isteği; tayin olunan ceza miktarının fazla olduğuna, Kocaeli ilinde işlediği aynı nitelikteki suçu nedeniyle dosyaların birleştirilerek hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir.
Dava konusu olay, sanığın, mağdurlara ait işyerlerinden her biri 200,00 Euro değerindeki paralar ile alışveriş yaptığı ve akabinde ihbar üzerine yakalandığı iddiasına ilişkindir.
Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin 22.11.2015 yerine 30.09.2015 olarak gösterilmesi, mahallinde düzeltilmesi mümkün maddi hata olarak görülmüştür.
1. Dosya kapsamında yer alan 23.11.2015 tarihli muhafaza altına alma tutanakları, 26.11.2015 tarihli kamera inceleme tutanağı, 05.01.2016 tarihli fotoğraf teşhis tutanakları, T.C. ...'ndan alınan 07.12.2015 tarihli rapor, mağdurların alınan beyanları ile tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, sanığın, mağdurlara ait işyerlerinden sahte olarak üretilmiş paralar ile alışveriş yaptığının anlaşılması karşısında, Mahkemece verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bolu Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.05.2016 tarihli kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.01.2024 tarihinde karar verildi.