İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Düzce Cumhuriyet Başsavcılığının 03.01.2018 tarihli iddianamesi ile sanığın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan cezalandırılması istemi ile dava açılmıştır.
2. Düzce 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 05.03.2019 tarihli kararıyla sanığın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
3. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 03.07.2019 tarihli kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanık müdafii ve katılan Bakanlık vekilinin istinaf başvurusu üzerine eksik araştırma nedeni ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
4. Bozma üzerine yapılan yargılama sonucunda Düzce 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 09.01.2020 tarihli kararıyla sanığın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
5. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 18.11.2020 tarihli kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik Cumhuriyet savcısı, sanık müdafii ve katılan Bakanlık vekilinin istinaf başvurusu üzerine 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince hükmün kaldırılarak sanığın üzerine atılı suçtan beraatine karar verilmiştir.
Katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemi, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanığın suçu hile kullanarak işlediğine ve cezalandırılması gerektiğine yöneliktir.
Dava konusu olay; sanığın mağdurun telefonunu kullanma bahanesi ile yanına çağırdıktan sonra istismarda bulunduğu iddiasına ilişkindir.
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın üzerine atılı suçu hile kullanarak işlediği kabul edilmiş ve mahkumiyetine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk derece Mahkemesince verilen hükmün hukuka aykırı olduğu kabul edilerek, suçun yasal unsurlarının oluşmaması nedeniyle beraatine karar verilmiştir.
Mağdur ...'ın suç tarihi itibariyle 12 yaşının içerisinde olduğu, olay günü iş yerinden çıkıp bisikletiyle eve gittiği sırada, sanığın bulunduğu araç içerisinden mağduru telefonunu kullanma bahanesi ile durdurduğu, yaşı küçük mağdurun telefonunu kullanması için sanığa verdiği, sanığın mağduru o sırada havanın yağmurlu olmasını bahane ederek araç içerisine çağırdığı, mağdurun gitmediği fakat sanığın ısrarla çağırması ve yağmur yağması nedeniyle de yaşı küçük mağdurun araç içerisine bindikten sonra sanık tarafından taciz edildiği olayda, sanığın en başından itibaren yaşı küçük mağdura yönelik olarak telefonunu kullanma bahanesiyle hile kullandığı gözetilerek üzerine atılı suçu işlediği ve bu nedenle 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrası (f) bendi ve beşinci fıkrası uyarınca cezalandırılması gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde yanlış gerekçe ile beraatine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 18.11.2020 tarihli ve 2020/963 Esas sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE 24.01.2024 tarihinde karar verildi.