Mahkumiyet

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 19.04.2012 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır.

2. Ankara 3.Asliye Ceza Mahkemesinin 04.02.2014 tarihli ve 2012/680 E, 2014/62 K. sayılı kararı ile sanığın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.

3. Sanık hakkında 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin sekizinci fıkrası gereğince uygulanan 5 yıllık denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlemesi nedeniyle sanık hakkında kurulan hüküm açıklanarak, Ankara 3.Asliye Ceza Mahkemesinin 28.09.2017 tarihli ve 2017/434E, 2017/513K sayılı kararı ile sanığın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

4. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 18.10.2019 tarihli kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hüküm kaldırılarak sanık hakkında atılı suçtan 2 yıl 11 ay hapis vezası ile mahkumiyetine karar verilmiştir.

A. Sanığın temyiz isteği, somut bir nedene dayanmamaktadır.

B. Sanık müdafinin temyiz isteği, lehe hükümlerin uygulanmadığına, eksik inceleme yapıldığına, mahkumiyete yeterli delil bulunmadığına ve mağdurun ifadelerinin gerçeği yansıtmadığına ilişkindir.

Temyizin kapsamına göre, dava konusu olay; mağdurenin 11 yaşındaki kardeşi tanık İ.K ile bakkala gittikleri esnada sanık ... ve kardeşi temyiz dışı sanık ...'ın arabayla yanlarına geldikleri, sanık ...'ın mağdurenin kardeşi tanık İ.K'ya tokat attığı, ardından sanık ... ve temyiz dışı sanık ...'ın mağdureyi zorla araca bindirdikleri ve sanık ile temyizdışı sanığın akrabalarından birinin evine götürdükleri, temyiz dışı sanık ... ile mağdurenin orada 1 gece kaldıkları ve cinsel ilişkiye girdikleri iddiasına ilişkindir.

A. İlk Derece Mahkemesinin kabulü;
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında atılı suçun sübuta erdiği anlaşıldığından 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin kabulü;
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak sanık hakkında 2 yıl 11 ay hapis cezası ile mahkumiyetine karar verilmiştir.

1. 18.10.2019 tarihinde sanığın yüzüne karşı verilen mütalaada 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun(5237 sayılı Kanun) 109 uncu maddesinin beşinci fıkrası talep edildiği anlaşılmakla tebliğnamedeki bu yöndeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.

2. Ankara 1.Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin 2012/80 Esas sayılı dosyası, adli muayene raporu, tanık beyanı, sanık ... mağdurenin ifadelerine göre sanık ... ve kardeşi ...'ın arabayla mağdure ve kardeşi tanık İ.K'nın yanına geldiği, sanık ...'ın mağdurenin kardeşi tanık İ.K'ya tokat attığı ve iradesini kırdığı ardından sanık ... ve temyiz dışı sanık ...'ın mağdureyi zorla araca bindirdikleri olayda sanığın mağdureye karşı hürriyetten yoksun kılma eylemini cebren gerçekleştirdiği, bu kapsamda temel cezasının 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 109 uncu maddesinin ikinci fıkrasına göre tayin edilmesi gerektiği halde, yazılı şekilde aynı kanunun 109 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca hüküm kurulmak suretiyle eksik ceza tayini hukuka aykırı görülmüştür.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık ... sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 18.10.2019 tarihli ve 2018/1428 Esas, 2019/1586 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 283 üncü maddesi gereği sanığın kazanılmış hakkı saklı kalmak kaydıyla, Tebliğnameye farklı gerekçe ile aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.01.2024 tarihinde karar verildi.