Mahkumiyet

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 20.12.2017 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır.

2. Ankara 8.Ağır Ceza Mahkemesinin 13.02.2018 tarihli ve 2018/11 E, 2018/59 K sayılı ilamı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

3. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 05.02.2020 tarihli ve 2018/2174 E, 2020/292 K sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hüküm kaldırılarak atılı suçtan 3 yıl 4 ay hapis cezası ile mahkumiyetine karar verilmiştir.

A.Sanık müdafinin temyiz isteği, mağdurenin evde zorla tutulmadığına, beyanlarının çelişkili olduğuna, eylemin cinsel amaçla gerçekleştirildiğine dair delil bulunmadığına ilişkindir.

B.Katılan kurum vekilinin temyiz isteği, cezanın alt sınırdan verildiğine, vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.

Temyizin kapsamına göre, dava konusu olay;mağdure ile sanığın nişanlı olduğu, mağdurenin sanığın evine gittiği, kıskançlık nedeniyle aralarında tartışma çıktığı, sanığın silahını eline alarak mağdureyi darp ettiği, cinsel ilişkiye zorladığı, mağdurenin karşı çıkması üzerine eylemin teşebbüs aşamasında kaldığı, sanığın sinirlenerek mağdureyi zorla yatağa yatırıp; "sabaha kadar burdasın, çıkmayacaksın, baban gelirse de silahı ona dayar babanı vururum" diyerek tehdit ettiği, mağdurenin evden çıkmasına izin vermediği, bunun üzerine mağdurenin gizlice kuzeni olan tanık S.B'ye mesaj atarak yardım istediği iddiasına ilişkindir.

A. İlk Derece Mahkemesinin kabulü
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda sanık hakkında suçun sübutunun kabulü ile atılı suçtan 3 yıl hapis cezası verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılarak sanık hakkında atılı suçtan 3 yıl 4 ay hapis cezası ile mahkumiyetine karar verilmiştir.

Katılan ...'nın ücreti vekalet talebi yönünden yapılan incelemede;

1. T.C. Anayasasının 41 inci maddesine göre ailenin huzur ve refahı ile özellikle anne ve çocukların korunmasına yönelik olarak her türlü istismar ve şiddete karşı çocukları koruyucu tedbirleri alma görevi Devlete aittir.
Aile ve çocukların korunması hakkının Anayasa ile güvence altına alındığı, 6284 sayılı Kanun'un 20 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının kadın, çocuk ve aile bireylerine yönelik olarak uygulanan şiddet veya şiddet tehlikesi nedeniyle açılan davalara katılabileceği anlaşılmış ise de, Bakanlığın davaya katılması doğrudan Anayasa ve kanundan kaynaklanan koruma görevine ilişkindir. Bu nedenle;
5271 sayılı Kanun'un 237 nci ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan doğrudan zarar görme şartının katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı gözetilerek yapılan değerlendirmede, katılan ... Hizmetler Bakanlığı vekilinin vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine dair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. Mağdurenin sanığın evine gittiği, kıskançlık nedeniyle aralarında tartışma çıktığı, sanığın silahını eline alarak mağdureyi darp ettiği, kişi hürriyetini kısıtlayarak evden gitmesine engel olduğu ayrıca pantolonunu ve iç çamaşırını çıkartarak cinsel ilişkiye zorladığı, mağdurenin karşı çıkması üzerine bu eylemin teşebbüs aşamasında kaldığı, mağdureye ait adli raporda mağdurenin basit tıbbi müdahale ile iyileşir şekilde yaralandığı, sanığın ikametinde yapılan aramada çöp kovasında yırtık bayan iç çamaşırı olduğunun tespit edildiği bu şekilde cinsel amaçla kişiyi hürriyetinden yoksun kılma eylemininde gerçekleştiği anlaşıldığından sanık hakkında ceza tayin olunurken 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin beşinci fıkrasının uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı görülmüştür.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafinin ve katılan vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin,05.02.2020 tarihli ve 2018/2174 E, 2020/292 K.sayılı kararının 5271 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Teblignameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.01.2024 tarihinde karar verildi.