Davalı vekili Av. ... mahkemeye verdiği dilekçe ile Yargıtay onama ilamının tebliğ edildiği Av. ...'in 26.03.2014 tarihinde davalı tarafından azledildiği, ancak dosyanın Yargıtay'da olmasından dolayı azilnamenin dosyaya sunulamadığı, tebligat tarihi itibari ile vekil azledildiği için yapılan tebligatın usulsüz olduğu ileri sürülerek, kesinleştirme şerhinin kaldırılarak tarafına Yargıtay ilamının tebliği istenmiş; Mahkemece, HMK'nin 81/1.maddesi gereği azilnamenin mahkemeye sunulmaması sebebi ile mahkemeyi bağlamayacağı gerekçesi ile talebini reddetmiş, davalı vekili kesinleşme şerhinin kaldırılması ve Yargıtay onama ilamının tarafına tebliği talebin reddine dair mahkeme işlemine karşı temyiz yoluna başvurmuştur.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 81. maddesi gereğince, vekilin azil ve istifasının, mahkeme ve karşı taraf bakımından hüküm ifade edebilmesi için, bu konudaki beyanın dilekçeyle bildirilmesi veya tutanağa geçirilmesi gerekmektedir. Başka deyişle, bir taraf, vekilini azletmiş ve bunu vekiline bildirmiş olsa bile bu azil, mahkemeye ve karşı tarafa bildirilmedikçe, mahkeme ve karşı taraf hakkında hüküm ifade etmeyecektir. Bu halde, vekilin azli mahkemeye ulaşıncaya ve karşı tarafa bildirilinceye kadar mahkeme ve karşı taraf, azledilmiş olan vekile karşı usul işlemlerini yapmaya devam eder. Dolayısıyla tebligatlar da aslında azledilmiş olan vekile yapılır ve bu tebligat ile süreler işlemeye başlar.
Dava, çaplı taşınmaza el atmanın önlenmesi, kal ile ecrimisil istemlerine ilişkindir.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 657 parsel sayılı taşınmazda fen bilirkişisinin 30.10.2013 tarihli raporunda A harfi ile gösterilen 87,53 ve B harfi ile gösterilen 22,27 m2'lik kısma davalı tarafından yapılan elatmanın önlenmesine, el atılan alanlar üzerindeki yapıların(kantar ve ofis) kal'ine, ve 842,00 TL ecrimisil bedelinin tahsiline karar verilmiş, verilen kararının davalı vekili Av. ... tarafından 05.03.2014 tarihinde temyiz edildiği, Av. ... ise 28.03.2014 tarihinde davalı adına vekaletname ile birlikte temyize dair ek beyan dilekçesi sunduğu, Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 03.11.2015 tarihli ve 2014/10600-2015/12493 sayılı ilamı ile mahkeme kararının onanmasına karar verildiği, Yargıtay onama ilamı davacı vekiline 17.12.2015 tarihinde, davalı adına davayı takip eden Av. ...'e ise 18.12.2015 tarihinde tebliğ edilmiş, karar düzeltme yoluna başvurulmadığı için kararın 05.01.2015 tarihi itibari ile kesinleştiği mahkemece ilam altına şerh edilmiş olduğu anlaşılmıştır.
Somut uyuşmazlıkta, Yargıtay onama ilamının 18.12.2015 tarihinde tebliğ edildiği Av. ... 26.03.2014 tarihli azilname ile davalı tarafından azledildiği, ancak azilnamenin ilamın kesinleştirilmesinden sonra dosyaya sunulduğu, yapılan tebligatın usulsüz olduğu iddiasına dayalı dilekçe hakkında Mahkemece, olaylar değerlendirilip Kanuna uygun olarak işlem yapıldığı, iş bu işlemle ilgili olarak herhangi bir kanun yolu denetimi öngörülmediğinden Dairemizce yapılacak işlem bulunmamaktadır. Bu sebeple dosyanın işlemsiz olarak mahkemesine iadesine karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan gerekçelerle dosyanın işlemsiz olarak Mahkemesine İADESİNE, 11.03.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.