SUÇLAR: Çocuğun cinsel istismarı, çocuğun kaçırılması veya
alıkonulması

HÜKÜMLER: Mahkumiyet

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı ile çocuğun kaçırılması veya alıkonulması suçlarını işlediği iddiası ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Beykoz 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.01.2015 tarihli ve 2013/249 Esas, 2015/53 Karar sayılı kararı ile mevcut delillerin değerlendirilmesi ile sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3 yıl hapis, çocuğun kaçırılması veya alıkonulması suçundan ise aynı Kanun'un 234 üncü maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca kısmi onama, kısmi bozma görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

Sanığın üzerine atılı çocuğun cinsel istismarı suçunu düzenleyen 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasında 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren ve cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda değişiklik yapan 6545 sayılı Kanunla yapılan değişiklik sonrası öngörülen cezanın üst sınırı nazara alındığında, dosya kapsamına göre sarkıntılık düzeyini aşan cinsel istismar ve bağlantılı işlenen diğer suçla ilgili davaya bakma, delilleri değerlendirme ve suç vasfının tayini ile buna göre lehe Kanun'u belirleme görevinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek 5235 sayılı Kanun'un 12 ve 5271 sayılı Kanun'un 4 üncü maddeleri uyarınca görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yargılamaya devamla yazılı şekilde hükümler kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Beykoz 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.01.2015 tarihli ve 2013/249 Esas, 2015/53 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafii ile katılan mağdure vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden esası incelenmeyen hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

24.01.2024 tarihinde karar verildi.