HÜKÜMLER: Sanık ... hakkında beraat, sanık ... hakkında
mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi, nakil aracının iadesi
Sanıklar hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
1.Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz sebepleri; sanık ... hakkında beraat kararı verilmesi ve nakil aracının iadesine karar verilmesinin usul ve Kanuna aykırı olduğuna, eksik inceleme ile karar verildiği belirtilerek, hükmün beraat hükmü ve nakil aracının iadesi yönüyle hükmün bozulması istemine ilişkindir.
2.Sanık ...'ın temyiz sebepleri; suça konu motorinin kaçak olduğunu bilmediğine, kişisel kullanım amaçlı ucuz olduğu için aldığına, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi gerektiğine, beraat kararı verilmesi ve tespit edilecek sair sebeplerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.
Katılan vekilinin temyiz dilekçesinin kapsamına göre; sanık ... hakkındaki beraat hükmüne ve nakil araçlarının iadesine ilişkin sınırlı temyiz isteminde bulunduğu kabul edilerek inceleme yapılmıştır.
Suç tarihinde sanık ...'ın sevk ve idaresindeki, yanında sanık ...'in yolcu olarak bulunduğu, malen sorumlu adına kayıtlı panelvan tipi kamyonet aracın güvenlik güçlerince yol uygulamasında durdurulması sonucu yapılan önleme aramasında, aracın içerisindeki yedi adet bidonda ulusal marker seviyesi geçersiz toplam 250 litre kaçak motorin cinsi akaryakıt ele geçirilmiştir.
Sanıklar hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/11. madde ve fıkrasına muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
Sanık ... savunmalarında; sanık ...’i önceden tanıdığını ve yolda görüp araca bindiğini, motorin alırken sanık ...’in yanında bulunduğunu ancak motorinin kendisine ait olduğunu, nakil aracını kiraladığını, suça konu eşyayı satmadığını beyan etmiştir.
Sanık ... savunmalarında; sanık ...’ı tanıdığını, yolda beklerken araca bindiğini, sanık ...’ın yolda tanımadığı bir şahıstan motorin aldığını, suça konu motorin ile ilgisinin bulunmadığını beyan etmiştir.
Malen sorumlu ... beyanında; suçta kullanılan nakil vasıtasını sanık ...'a kiraladığını, kaçak motorin taşınacağından haberi bulunmadığını beyan etmiştir.
Suça konu motorinin ulusal marker seviyesinin geçersiz olduğuna ilişkin Ulusal Marker Tespit Tutanağı ile Tübitak MAM. tarafından düzenlenen analiz raporu dava dosyasında mevcuttur.
A.Nakil Aracının İadesine Yönelik
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 54/1. madde ve fıkrasındaki ''İyiniyetli üçüncü kişilere ait olmamak koşuluyla, kasıtlı bir suçun işlenmesinde kullanılan veya suçun işlenmesine tahsis edilen ya da suçtan meydana gelen eşyanın müsaderesine hükmolunur. Suçun işlenmesinde kullanılmak üzere hazırlanan eşya, kamu güvenliği, kamu sağlığı veya genel ahlak açısından tehlikeli olması durumunda müsadere edilir.'' şeklindeki düzenleme gereği nakil aracının müsaderesi için iyiniyetli üçüncü kişilere ait olmaması gerektiği, beyan içerikleri ve savunmalara göre dosya kapsamında malen sorumlunun iyiniyet iddiasını çürütebilecek delil bulunmadığı anlaşıldığından, nakil aracının iyiniyetli üçüncü kişiye ait olduğunun kabul edilerek iadesine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B.Sanık ... Hakkındaki Beraat Hükmüne Yönelik
Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik katılan vekilinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde; sanığın aşamalardaki savunmaları, bu savunmaları doğrulayan sanık ...'ın beyanları, olay tutanağının içeriği ve dosya içeriğindeki belgeler dikkate alınarak, sanığın üzerine atılı suçun yasal unsurlarının oluşmaması nedeniyle sanık ... hakkında beraat hükmü verilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
C.Sanık ... Hakkındaki Mahkûmiyet Hükmüne Yönelik
1.Sanığın suç tarihinde ticari nitelikteki nitelikteki aracın içerisinde yedi adet plastik bidon içerisinde ticari miktarda kaçak akaryakıt ele geçirilmiş olması ve tüm dosya kapsamına göre sanığın eyleminin sabit olduğu belirlenmekle, sanık ... hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Ancak;
1.Dava konusu akaryakıtın kaçak olarak yurda sokulduğu anlaşıldığından, suç tarihinde yürürlükte bulunan 6545 sayılı Kanun'un 89. maddesiyle değişik 5607 sayılı Kanun’un 3/11-son madde ve fıkrasında belirtilen "...Ancak, marker içermeyen veya seviyesi geçersiz olan akaryakıtın kaçak olarak yurda sokulduğunun anlaşılması hâlinde, onuncu fıkra hükmüne istinaden cezaya hükmolunur.” amir hükmü dikkate alınarak sanık hakkında 5607 sayılı Kanun’un 3/11-son cümle delaletiyle anılan Kanun’un 3/5. ve 3/10. madde ve fıkraları gereğince uygulama yapılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi hukuka aykırı bulunmuş,
2.10.12.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3. maddesinin yirmiikinci fıkrasının “yirmiüçüncü” fıkra olarak değiştirildiği gözetilerek, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içerdiği, yine aynı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2 madde ve fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmıştır. 5237 sayılı Kanun'un 7. maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12 nci maddenin ikinci fıkrası kapsamında ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının mahkemesince saptanması ve sonucuna göre uygulama yapılmasında zorunluluk bulunması bozmayı gerektirmiştir.
A.Nakil Aracının İadesine Yönelik
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle İskenderun 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.02.2016 tarihli ve 2014/1535 Esas, 2016/219 Karar sayılı kararında nakil aracının iadesinde katılan ... İdaresi vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan ... İdaresi vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün nakil aracının iadesine ilişkin bölümünün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B.Sanık ... Hakkındaki Beraat Hükmüne Yönelik
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle İskenderun 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.02.2016 tarihli ve 2014/1535 Esas, 2016/219 Karar sayılı kararında katılan ... İdaresi vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan ... İdaresi vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
C.Sanık ... Hakkındaki Mahkumiyet Hükmüne Yönelik
Gerekçe bölümünün (C) bendinde açıklanan nedenlerle İskenderun 1. Asliye Ceza Mahkemesinin
25.02.2016 tarihli ve 2014/1535 Esas, 2016/219 Karar sayılı kararına yönelik sanık ...'ın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
24.01.2024 tarihinde karar verildi.