SUÇLAR: Görevi yaptırmamak için direnme, kasten yaralama
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet, beraat
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Karşıyaka 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.02.2016 tarihli ve 2015/221 Esas, 2016/67 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında,
1. Sanıklar ... ve ... hakkında kasten yaralama suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca ayrı ayrı beraat,
2. Sanık ... hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 265 inci maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları, 43 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
3. Sanık ... hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 265 inci maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları, 43,53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına,
Karar verilmiştir.
1. Sanık ...'in temyiz sebebi, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
2. Katılan sanık ... vekilinin temyiz sebepleri, sanıklar ... ve ... ile arasında önceye dayalı husumet bulunduğuna, olay günü sanıkların katılanı darp ettiklerine, kasten yaralama suçunun unsurları itibarıyla oluştuğuna, katılan sanığın görevi yaptırmamak için direnme suçunu işlemediğine, olay tutanağına ve tutanak mümzilerinin beyanlarına itibar edilemeyeceğine, eksik inceleme yapıldığına, yetersiz gerekçeyle hüküm kurulduğuna ve haksız tahrik hükümlerinin uygulanmamasına yöneliktir.
Askeri üs komutanlığında görevli askerlere uyuşturucu madde satıldığına ilişkin ihbar ve istihbari bilgiler kapsamında yürütülen tahkikat çerçevesinde komutanlık civarında tertibat alındığı, sanıkların içerisinde bulunduğu aracın olay yerine geldiği sırada durdurulduğu, polis memuru olan sanıklar ... ve ... tarafından üst aramalarının yapıldığı sırada şikayetçi polis memurlarının da olay yerine geldikleri ve sanık ...'nın ağzına uyuşturucu madde attığı düşünülüp müdahale edildiği esnada sanığın direndiği, zor kullanılarak ağzının açıldığı ve ağzından jelatin parçalarının çıkarıldığı, bu sırada sanık ... ve temyiz dışı sanık ... S.'nin tepki gösterip polis memurlarının üzerine yürüdükleri ve sanık ...'ya kelepçe takılmasına engel olmaya çalıştıkları ve polislerle aralarında arbede çıktığı, bu suretle sanıkların direnme eylemlerini gerçekleştirdikleri; sanıklar ... ve ...'ın katılan sanık ...'ya müdahalesi yönünden ise, katılan sanığın üst aramasını yapma ve kendilerine karşı olan direncini kırmak için uyguladıkları zor kullanma yetkisinin aşıldığına ve yaralama kastıyla hareket edildiğine dair kesin ve inandırıcı delil olmaması nedeniyle sanıkların eylemlerinin sabit olmadığı, tarafların anlatımları, 05.03.2015 tarihli olay tutanağı, aynı tarihli polis laboratuvarı uzmanlık raporunda, ele geçen jelatin parçasında ecstasy ve MDMA kalıntıları bulunduğunun tespit edilmiş olması, katılan sanığın basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralandığına dair 05.03.2015 tarihli Adli Tıp Kurumu raporu ve tüm dosya kapsamıyla Yerel Mahkemece kabul olunmuştur.
A. Sanıklar ... ve ... Hakkında Kasten Yaralama Suçundan Verilen Beraat Hükümleri Yönünden
Sanıkların yargılama konusu eylemleri için 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre, aynı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlem olan sanıkların savunmasının alındığı 24.11.2015 tarihinden itibaren 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
B. Sanıklar ... ve ... Hakkında Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, sanık ... vekilinin ve sanık ...'in bozma sebebi dışındaki temyiz sebepleri ile başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Sanıkların atılı suçlamayı kabul etmemesi, 05.03.2015 tarihli olay tutanağında sanıkların direndiğinin ifade edilmesine karşın, görevi yaptırmamak için direnme suçunun unsuru olabilecek cebir ve tehdit eylemlerine dair açık bir anlatıma yer verilmemesi, şikâyetçi ve mağdurların aşamalardaki anlatımları arasında çelişkilerin bulunması ve bu çelişkilerin de giderilemediği dikkate alınıp, sanıkların cezalandırılması için her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilmeden, mahkûmiyetlerine hükmolunması, hukuka aykırı görülmüştür.
A. Sanıklar ... ve ... Hakkında Kasten Yaralama Suçundan Verilen Beraat Hükümleri Yönünden
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, Yerel Mahkemenin kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
B. Sanıklar ... ve ... Hakkında Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanık ... müdafii ve sanık ...'in temyiz istekleri yerinde görüldüğünden, HÜKÜMLERİN, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
24.01.2024 tarihinde karar verildi.